Şemdinli davasına da el atmış

Savcı İlhan Cihaner ve Gizli tanıkla görüşerek yargıya baskı yaptığı ileri sürülen CHP'li Ahmet Ersin'in geçmişte de benzer roller üstlendiği ortaya çıktı.

Şemdinli davasına da el atmış

Meclis Araştırma Komisyonu tutanaklarına göre; Şemdinli olaylarını incelemek üzeri kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun üyesi olan Ersin, olaylar gelip dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt ve bazı üst düzey komutanlara dayanınca keskin bir dönüş yapıyor. İlk başlarda olayların üzerine gidilmesini isteyen CHP'li Ersin, daha önce kurulması için önerge verdiği komisyonun lağvedilmesini, Şemdinli savcısının da görevden alınmasını istiyor. Cihan Haber Ajansı, sır gibi saklanan Şemdinli raporunun ardından Meclis Araştırma Komisyonu tutanaklarına da ulaştı. Buna göre 7 Aralık 2005 tarihinde AK Parti Musa Sıvacıoğlu başkanlığında kurulan; AK Parti, CHP ve Anavatan Partili milletvekillerinden oluşan komisyon, 4 ay süren çalışma boyunca çok sayıda belge ve bilgiye ulaşıyor, üst düzey komutanlar da dahil birçok kişi ile görüşmeler yapıyor. İlk zamanlarda özellikle CHP'li üyelerin ortaya koyduğu performans sayesinde son derece uyumlu bir çalışma ortaya koyan komisyon, ilerleyen zamanlarda gergin toplantılarla devam ediyor. Bunun sebebi ise Büyükanıt ve İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Mehmet Çörten'in isminin tutanaklara geçmesi ve ardından bu bilgilerin Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın talebi üzerine mahkemeye gönderilmesi. CHP'li üyeler, bu gelişmeler üzerine tavır değiştirerek, ellerindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuna sızdırıyor. Meclis Araştırma Komisyonu tutanaklarına göre, 8 Mart 2006 günü Kastamonu Milletvekili Musa Sıvacıoğlu başkanlığındaki komisyonunun 18. toplantısında şu tartışmalar yaşandı: SAVCILIĞA BELGE GÖNDERİLMESİ Ersin: Tutanaklar burada kasada kilitli vaziyette dolapta duruyor. Şimdi, bize bilgi veren kişinin tutanağı, yani bizim özelimiz savcıya gönderiliyor ve sizin imzanızla gidiyor savcıya, bizzat savcıya gidiyor ve bundan hiçbirimizin. Başkan: Savcılığa gidiyor. Ersin: Yani, tutanağı gönderiyorsunuz, o tutanak bakın Türkiye'nin başına neler açıyor. Ya, bugün yaşadığımız sıkıntı, sorun, savcılığın o yazıp çizdiği iddianameden kaynaklanmadı mı; bu gerginlikler, bir tartışmalar oradan kaynaklanıyor. Herkes büyük sıkıntıya girdi yani. Hüsrev Kutlu (AK Parti Adıyaman): Ahmet Bey, gerginlik gerçi sizin açıklamalarınızdan kaynaklandı ama. Ersin: Hükümet de sıkıntı yaşıyor, TSK sıkıntı yaşıyor, yargı sıkıntı yaşıyor, toplum ayrı bir sıkıntı yaşıyor bu nereden kaynaklanıyor; sizin gönderdiğiniz tutanaktan kaynaklanıyor ve iddianamede de, bana gelen bilgiye göre de tutanağı aynen almış. Komisyon Başkanlığından istifanızı bekliyorum. Bu tutanakları gönderiyorsunuz savcıya, savcı da bunu iddianamesine konu edip Türkiye'yi birbirine katıyor. Başkan: Siz üye olarak söylüyorsunuz zaten onları üye olarak. Komisyonumuz devam ediyor, ben onu söyledim. Ben sizin o söylediklerinize cevap vereyim. 182 yazışma yapmışız. Ersin: Kaç tane tutanak gönderdiniz; 1 tane tutanak gönderdiniz. Başkan: 1 tane, tamam; diğerleri de istese onu da gönderirim. ERSİN, BELGELERİ BASINA SIZDIRIYOR Ersin: Hayır, bir de komisyon üyelerinden herhangi biri de vermiş olabilir dediniz basının önünde, biz de zan altında kaldık. Başkan: Verebilir, veriyorsunuz çünkü komisyonumuza verdiğinde, diğer suretini de... Ersin: Ben de yok o dilekçesi. Başkan: Bunun birer suretini de hepinize, daha önceki toplantılarda da bütün her şeyi aldığınız gibi, hepsini buradan alıyorsunuz bir kere. Mesut Değer (CHP Diyarbakır): Başkanım, gizli olanı aldığımız bir evrak yoktur. Başkan: Hayır, bir dakika... Yazılı olarak da alındı ki, her zaman da alıyorsunuz. Şimdi, burada, onun dışında, cumhuriyet savcılığı komisyonumuza herhangi bir yazı yazmışsa, resmi bir yazı, biz de ona resmi bir yazıyla cevap veririz. Ersin: Bize niçin bilgi vermediniz? Bakın başımıza iş açtı bu, Türkiye'nin başına iş açtı. Başkan: Siz açıyorsunuz! Ersin: İddianameyi ben mi hazırladım? Kutlu: Ahmet Bey görüşseydik bunu savcıya göndermeyecek miydik? Başkan: Hemen gittiniz, erkenden bir balon uçurdunuz, ondan sonra buraya... Ersin: Türkiye'yi sıkıntıya soktuğu için açıyorum ben bu konuyu. Başkan: Türkiye'yi sıkıntıya siz sokuyorsunuz. Başka yerlere servis yapıyorsunuz, kalkıyorsunuz hemen gidiyorsunuz radyolara, televizyonlara, yazılı basına, birinci elden siz... Bir muhabir bana telefon ediyor, diyor ki "sizden aldığım bilgiyi ben Ahmet Beyden aldım" diyor komisyon toplantısından iki saat sonra. Ersin: Ben, bunu zaten komisyonda dedim ki, siz söylemediğiniz için ben üçer, beşer cümle söylüyorum diye söyledim, sizden gizli bir şey söylemiyorum. Başkan: Tutanak da veriyorsunuz... Buradaki resmi yazıları da veriyorsunuz... İfadeleri de veriyorsunuz... Elinize geçen tüm bilgi ve belgeleri siz veriyorsunuz. Değer: Şimdi tartışmanın boyutunu farklı boyuta götürüyorsunuz. TAVIR DEĞİŞİKLİĞİNİN SEBEBİ BÜYÜKANIT PAŞA Ayhan Sefer Üstün (AK Parti Sakarya): Eğer tek tek konuşacaksak söz alalım, yoksa böyle herkes konuşacaksa... Arkadaşlar, bu komisyon kurulurken, herkes dedi ki nereye kadar dokunursa dokunsun biz varız falan, neredeyse yeminler edildi. Şimdi bir iddianame yazıldı deniyor, iddianameye bakıyoruz sanıklar belli, suçlamalar belli; binleri hakkında da bir görevsizlik kararı verilmiş… Ama, sanki, olay orada ilgili Komutanla hemen bir iddianame derc edilmiş, onu sanık yapmış gibi lanse edildi ve maalesef, bu işi de en fazla sayın Ahmet Ersin yaptı. Ersin: Neyi, bir daha söyler misiniz, duyamadım? Üstün: Efendim siz yaptınız... Ersin: Neyi neyi; bir daha söyler misiniz? Üstün: Kriz çıkarmaya çalıştınız. Bir komisyonun üyesi olduğu halde, siz hemen herkese akladınız pakladınız; sanki bir komplo varmış gibi. Ersin: Neyi neyi? Üstün: Komutanla ilgili sözleri... Televizyon televizyon gezdiniz... Ersin: Ben gezmedim, bana geldiler. Üstün: Siz, komisyon üyesisiniz; sizin, yani rey bulunacak şekilde beyanda bulunmanız... Ersin: Ne? Üstün: Efendim, komplo yapıldı falan nedir? Ersin: Ne komplosu? Üstün: Komutan hakkında... Bu sözleri ben duydum Star TV'de. Ersin: Evet, komplo yapıldı. Üstün: Şimdi, nereden biliyorsunuz komplo yapılıp yapılmadığını şu anda? O zaman siz önden kesiyorsunuz... Ersin: Benim tahminim o. Üstün: Kesinlikle bir yere değmesin diyorsunuz. Bu tahminler... Ersin: Ne değmesin? Üstün: Ancak komisyon raporu açıklandıktan sonra yaparsınız tahminlerinizi; ama, siz, daha komisyon bitmeden, komisyon çalışmalarını engelleyecek şekilde... Ersin: Komisyon raporuyla iddianamenin ne ilgisi var? Üstün: Şuraya da uzanmasın, buraya da uzanmasın, buraya da gitmesin diye açıklama yaparsanız, ben sizi istifaya davet ediyorum şu anda. Ersin: Nereye uzanmasın diyorsun Allah aşkına? Ben dediklerinden bir şey anlamıyorum. Üstün: Anlardınız eğer dinleseydiniz. Ersin: Bir daha söyler misiniz? Sinirlerim bozulduğu için pek... Üstün: Kalkıyorsunuz, İnsan Hakları Komisyonunda buradan da bilgileri, belgeleri alıyorsunuz, ondan sonra da radyo radyo, televizyon... Ersin: Ne yapmışım ben? Başkan: Bir şey daha söyleyeyim... Ersin: Büyük iftiralar atıyorsun Başkan. Başkan: Hayır, iftira miftira değil. Mehmet Çörtel, Sayın Paşa buraya bir şey getirdiğinde hemen şüpheniz oradan başladı... Ersin: Başlayacak tabi, niye başlamasın. Başkan: Israrla diyordunuz ki çağıralım komisyona... Değer: Bunu, kalkıp, Ahmet'in, diğer taraftan, işte basınla veya şuradaki, buradaki diyalogları, ilişkileri veya basındaki konuşmalarına yönelerek üzerine gitmek, bu da yanlıştır. Ahmet Beyin bu durumu tartışılır, ayrıdır; ama... Başkan: Siz, şimdi şunu tahmin etmek istiyorsunuz: Erkenden gittiniz, zannediyordunuz ki, savcılığın resmi yazısı yok komisyona... Ersin: Hayır, var biliyorum. Başkan: Hayır, onu öyle biliyordunuz, ben biliyorum. Ersin: Hayır, ben biliyorum, var. Başkan: Bilmiyorsunuz. Baştan onu bilmiyordunuz, sonradan da gittiniz "komisyon başkanı, kaptı bunu, böyle kendiliğinden gönderdi" dediniz... Ersin: Evet, dedim. Başkan: Bu sefer de onu tamir etmeye çalışıyorsunuz. Ersin: Yani, burada boş yere tartışıyoruz Sayın Başkanım. Başkan: Boş yere ne... Savcılık benden bir yazı istemiş, ben, onun üzerinde 182 tane burada ben yazışma yapmışım, aynı onun gibi normal bir şekilde isteyen yere de göndermişim. Ersin: Etik olarak... Başkan: Etiği metiği yok bunun; hayır, hem etik hem ahlaki hem de hukuki, hiçbir şeyi yok. Ersin: Hayır, ne etik ne de ahlaki; madem öyle konuşuyorsunuz, öyle söyleyeyim. Başkan: Olur mu, her gün gazeteciler, televizyoncular televizyonlarda, Ahmet Bey şunu dedi, Ahmet Bey bunu dedi... Ersin: Diyeceğim tabii canım, Allah Allah! Ersin: O zaman, bırakalım bu çalışmayı. Savunmuyorsun bizi, komisyonu savunmuyorsun! Başkan: Komisyon olarak karar verirseniz, ben tek başıma karar vermiyorum, komisyon olarak karar veriyorum. Üstün: Ona dokunma, buna dokunma, kime dokunacaksın memlekette; vatandaşın anası ağlasın. Açılan iddianamelerin yüzde 50'si beraat ediyor, kimse sesini çıkarmıyor memlekette, birilerine bir şey, müzekkere yazılmış ortalık ayağa kalkıyor yahu! Ersin: Ayağa kalkar tabii, haksız müzekkere ayağa kalkar. Üstün: Herkesin de davası var burada Ahmet Ağabey. Onları niye savunmuyorsun? DÖNEMİN TANIKLARI Şemdinli Komisyonu Başkanı Musa Sıvacıoğlu, CHP'li üyelerin başka hararetle araştırılmasını istediği Şemdinli olaylarıyla ilgili bazı belgelerin mahkemeye gönderilmesine karşı çıktıklarını söyledi. Soruşturmayı yürüten savcının talebi üzerine istenen belgeleri göndermeme gibi bir durumlarının söz konusu olamayacağını hatırlatan Sıvacıoğlu, yaptıkları tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirtti. AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün ise Ahmet Ersin başta olmak üzere CHP'li üyelerin Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın görevden alınmasını istediklerini söyledi. Üstün, bunun yanında CHP'lilerin komisyonunun lağvedilmesini istediklerini, bunun altında ise olayların gelip dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'a dayanmasının yattığını ifade etti. CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin olayların üzerinden uzun süre geçtiği için yaşanan tartışmaları hatırlamadığını savundu. (CİHAN)
<< Önceki Haber Şemdinli davasına da el atmış Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER