Sırrı ihbar mektubu ve telefon çözecek!

Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın şüpheli ölümüyle ilgili iddianame hazırlanarak 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Sırrı ihbar mektubu ve telefon çözecek!

Mahkeme iddianameyi incelemeye başladı. Oktay'ın şüpheli ölümünü olaydan sonra gönderilen mektup ile açılan ihbar telefonu çözecek. Cumhuriyet Savcısı Mustafa Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan Halil K. isimli şahıs 'adam öldürmek'le suçlanıyor. Oktay, 25 Şubat 2009 tarihinde Ankara Dikmen'de park halindeki aracında ateşli silahla yaralanması sonucu hayatını kaybetmişti. Aradan geçen 3 yılda Oktay'ın şüpheli ölümü mahkemeye taşındı. Ateşli silahların kullanıldığı olaylarda, silahı kullanan veya kullanması muhtemel kişi veya kişilerin her iki eli üzerinde yapılan atış artığı arama ve tespit etme işlemine 'El Svabı' deniyor. İddianamede Behçet Oktay'ın sağ ve sol el üstü svaplarında atış artıkları tespit edildi; sağ ve sol el içi svaplarında atış artıklarına rastlanmadığı belirtiliyor. Olay sırasında Oktay'ın yanında bulunan Halil K.'nın ise sağ ve sol el içi svaplarında atış artıkları belirlenirken; sağ ve sol el üstü svaplarında atış artıkları bulunamadığı ifade ediliyor. Hazırlanan iddianamede özellikle gönderilen mektup ile açılan ihbar telefonu üzerinde duruluyor. Oktay'ın ölümünün ardından ailesine gönderilen isimsiz mektup ile jandarmaya açılan telefonun sırrı bir türlü çözülemedi. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde, bu ihbarlar üzerinde yoğunlaşılması bekleniyor. Mektupta, Oktay'ın bulunduğu arabada 4 kişi olduğu ve Oktay'ın araçtan indirilirken "ya baygın ya da yaralı" olduğu belirtiliyor. Oktay'ın bu kişilere direnmeye çalıştığı, ancak yanındaki kişilerin Oktay'ı yere yatırıp öldürdüğü ileri sürülüyor. Üç sayfadan oluşan mektupta, o gece orada olanları gördükleri vurgulanıyor. O gece oraya gelen polislerin bilinen polislere benzemediğinin dile getirildiği mektupta, "Gazete haberlerinin hepsi yalan. Böyle büyük bir adamı öldürdüler, göz göre göre gözümüzün önünde bir adam öldürüldü. Cinayet var. Katillerin ikisi elini kolunu sallaya sallaya ambulansa polisin arabasına bindi." deniyor. Behçet Oktay'ın ölümünden 8 ay sonra 19 Ekim 2009 tarihinde ise jandarmaya bir ihbar telefonu geldi. '156 Jandarma İmdat' hattına yapılan ihbarda, olayın suikast olduğu iddia ediliyor. Oktay'ın ölmesi olayında bir emniyet müdürü, bir Cumhuriyet savcısı bir de işadamı bulunduğu ileri sürülüyor. İhbarı yapan kişi, kendisinin olay sırasında gözcülük yaptığını ve toplam üç kişi olduklarını, anlaştıkları ücretin ise ödenmediğini savunuyor. OKTAY AİLESİ MÜEBBET HAPSİ İSTENEN HALİL K. İÇİN KORUMA İSTİYOR Behçet Oktay'ın avukatı Şenol Özel, olayın cinayet olduğunun kesinleştiğini söyledi. "Olayda Halil K. sanık olarak gözükse de onun yapı itibariyle Behçet Oktay'ı öldürme gücüne sahip olabileceğine inanmıyorum. O kullanılmıştır ya da kullandırttırılmıştır. Bu işin arkasındaki egemen güçlerin, şahıs, grup ya da grupların ortaya çıkartılması lazım." diyen Özel, Halil K.'nın can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Halil K.'nın öldürülebilir, kaçırılabilir, yurt dışına kaçabilir ya da şüpheli bir trafik kazası veya şüpheli bir şekilde ölebileceğine dikkat çeken Özel, davanın karanlığa gömülmemesi için bu aşamada Halil K.'nın hemen korunmaya alınmasını istedi. İddianamenin kabulü sonrasında tutuklanması için talepte bulunacaklarını açıklayan Özel, olayın Türkiye'deki karanlıkların, faili meçhullerin aydınlatılması için bir umut olduğunu ifade etti.
<< Önceki Haber Sırrı ihbar mektubu ve telefon çözecek! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER