"İşini iyi yap gerisi gelir"


İletişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören, insanların nedensiz yaptıkları işten hoşlanmayacaklarını, her işin bir nedenle yapılırken, eylem planının mutlaka olması gerektiğini belirtti. İzgören, "Sen yeter ki elini taşın altına sok, işini iyi yap, zaten arkası gelir. Taşın altına elini sokmakla da kalmıyor. Altında ne var ne yok bilmelisin." dedi.

Çukurova Genç İşadamları Derneği'nin (Çukurova GİAD), üyelerine yönelik programlarından Gelişim Atölyeleri Toplantıları'nda Ahmet Şerif İzgören genç iş adamlarıyla buluştu. Üniversite öğrencilerinin de ilgi gösterdiği toplantıya yaklaşık 1500 kişi katıldı. Koltukların tamamının dolması nedeniyle çok sayıda kişi yaklaşık 2 saat süren toplantıyı ayakta izledi.

İzgören'i 2 yıl önce dernek olarak ağırladıklarında yine benzer manzarayı yaşadıklarını hatırlatan Çukurova GİAD Başkanı Ömer Faruk Sakarya, "O zaman da salon hınca hınç dolmuştu. Kendisini bir kez daha Adana'da konuk ettiğimiz için mutluyuz. " dedi.

Açılış konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Ahmet Şerif İzgören, gerçek hayat hikayelerinden örnekler vererek, başarı ve girişimcilik yolunda anlatımlarda bulundu. Türk aile yapısını, çocuk yetiştirme şeklini, derslerdeki anlatımları, eğitim sistemi ve sınavlarda cevap arama tekniklerini tatlı dille eleştiren, çocuğun içindeki dâhinin çıkmasını ailelerin nasıl engellediğini anlatan İzgören, özgüveni yüksek insanların başarıya her zaman daha yakın olduğunu vurguladı. İzgören, ailelere "İçimizdeki dâhilerin çıkmasını engellemeyin." çağrısı yaptı.

Türkiye'de 400 bin kıraathaneye karşılık bin 400 kütüphane bulunduğunu anlatan İzgören, şunları ifade etti: "Avrupa'nın en büyük Adalet Sarayı Çağlayan'da, dünyanın en büyük Adalet Sarayı Tuzla'da. Niye biliyor musunuz? Dünyanın en büyük kütüphanesini yapmayan ülkeler dünyanın en büyük adalet sarayı yapmak zorunda kalıyorlar. Okumayan bir ülke olursanız dünyanın en büyük adalet sarayı, dünyanın en büyük cezaevini yapmak zorunda kalırsınız. 1400 tane kıraathane 400 bin tane kütüphane olsa ülke bambaşka olur. İlk ayet ne demiş, 'Oku', ama biz okumuyoruz. Biz 'Oku' emrini 'seyret' anlamışız."

İşin yapılırken mutlaka bir nedeni olması gerektiğini, bunun yanında işin sevilmesi gerektiğini de yine örneklerle anlatan İzgören şöyle konuştu: "Tutkuyla iş yapmak acayip güzel ve sonucu acayip başarılı. Antalya'da milli bir okçumuz var. Evlerinin bulunduğu apartmanın garajında çalıştı. Gizem Girişmen. Dünya rekoru kıracak. Bir atışı kalmış. Ne atarsa atsın dünya rekoru kırıyor. Bir tek karavana atmaması lazım. Okunu atıyor, karavana. Annesi 'nazar değdi' diyor, ama, Gizem, son atışta işine odaklanmadığını, rekora odaklandığını, bunun için başarılı olamadığını anlatıyor ve (işime odaklansaydım, rekor zaten gelecekti) diyor. Evet, işe odaklanmak. Sen işini iyi yap, gerisi zaten gelir. Anadolu'da bir laf vardır. Boynuzu çamura bulanmayan boğa, boğa değildir derler. Taşın altına elini sokacaksın, ama, altında ne var ne yok bileceksin. Bilmezsen olmaz. Önce hayal kurmakla başlar her şey. Sonra bizim dilimizde olan yeteneği fark etmek gelir. Yani kendinizi fark etmeniz gerekir. İşe başlarken niyet edeceksiniz, sonra hedefi koyacaksınız. İlerisi için bir hedef yoksa zul olmaya başlar her şey. Sonra o hedefe odaklanacaksınız. Odaklanmak önemli. İki tavşanı kovalıyorsan hiçbirini yakalayamazsın. Eylem planınız olacak. Kendinizi işinize adayacaksınız. Bunları yaptığınızda bilginiz de olur, saygı da görürsünüz."

Toplantı sonunda Çukurova GİAD Başkanı Ömer Faruk Sakarya, İzgören'e derneğin Paşabahçe'ye Adana koleksiyonu olarak özel yaptırdığı, üzerinde at üzerinde balık avlayan Eros mozaiği (Hippocampus'a binmiş balık avlayan Eros mozaiği) figürü yer alan el yapımı vazo hediye etti.
CİHAN
<< Önceki Haber "İşini iyi yap gerisi gelir" Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER