Kadınların yüzde 60'ı, sürücü belgesi olmasına rağmen araç kullanmıyor


Yapılan araştırmalarda kadınların, araçlarını gündüz vakti şehir içerisinde kullanmayı tercih ettiği ortaya çıktı. Şehir içi ve dışında bir yılda erkekler tarafından kadınların korna, yakın takip, yandan sıkıştırma veya elle taciz sayısı ise en az 15 olarak tespit edildi. Kadınların yaklaşık yüzde 60'ı sürücü belgesi olmasına rağmen çeşitli sebeplerden araç kullanmıyor. Kadınların erkeklere göre emniyet kemeri takma oranları ise yaklaşık yüzde 50 daha fazla.

Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği (KTYG) Genel Başkanı İhsan Memiş, kadınların trafikte aile ve toplumda yaşadıkları taciz/kalıp yargıları sosyoekonomik yönden irdeledi. 'http://www.trafik.org.tr/' adresli internet sitesinde 2005 yılında toplan sürücü belgeli kadın sayısı yüzde 16'larda (2.710.000 kişi) iken, 2014 yılında bu rakamın yüzde 23'lere (5.917.000 kadın sürücü) çıktığını dile getiren Memiş, Doğu ve Güneydoğu illerinde MTSK giden kadın sürücü adayları maksimum yüzde 25'lerde kalırken, İç Anadolu bölgesinde bu rakamın yüzde 50'leri bulduğunu, Marmara bölgesinde ise bazı illerde yüzde 70'i zorladığına dikkat çekti.

"20 kişilik sınıfların 15'i kadın adaylardan meydana gelmektedir." diyen Memiş, "Ancak Türkiye'de kadınların araç kullanmasını beyin olarak kabul edemeyenlerin dışında ataerkil geleneklere bağlı olarak hoş karşılamayan ailelerin varlığı üzücüdür. Diğer yönden genellikle küçük çocukların gelişme çağlarında kız çocuklara bebek, erkek çocuklara silah veya araba alınması da temelden gelen ve çocukların yetişmesine konulan peşin hükümlü yanlış yönlendirmelerdir. En tehlikeli travma eski kuşakların yanında erkek hakimiyet alanının ellerinden alınmasını hoş karşılamayan ve buna sert şekilde engel olan kravatlı eşlerin varlığı sosyal olarak bir tehlikedir. Bu sosyal tehlike içersinde ilk okul mezunu eşten, doktora yapmış eş'e kadar tüm katmanları görmekte mümkündür." dedi.

KADINLAR ERKEKLERE GÖRE YÜZDE 50 DAHA FAZLA EMNİYET KEMERİ TAKIYOR

İhsan Memiş, kadınların mağduriyetlerini şu başlıklarda topladı: "Kadınların gece araç kullanma oranı gündüze göre yüzde 20'lerde kalmaktadır. Kadınların şehirlerarasında araç kullanma oranı yaklaşık yüzde 16, kent içerisinde (il veya ilçe) araç kullanmaları yüzde 84'dür. Kadınların şehir içi ve dışında bir yılda erkekler tarafından korna, yakın takip, yandan sıkıştırma veya elle tacizleri en az 15 defadır. 2008 yılında 732 bayan sürücü üzerinden yapılan anket sonucu çok değişik verilere ulaşılmıştır. Kadınların yaklaşık yüzde 60'ı sürücü belgesi olmasına rağmen çeşitli nedenlerden, araç kullanmamaktadır. Evli kadınların evlerin de araç olsa dahi eşlerinin hakimiyet alanını kaybetme içgüdüsü ile tacizinden ve sert davranmasından dolayı araç kullanma oranı yaklaşık yüzde 50'yi geçmemektedir. Kadınların erkeklere göre emniyet kemeri takma oranları yaklaşık yüzde 50 daha fazladır. Tüm gelişmiş ülkelere paralel olarak bayanların emniyet kemeri takmaları ve çocuklarına ve eşlerine de taktırma ısrarları aileyi koruma içgüdüsü ve sevgisinden kaynaklanmaktadır."

BAYAN SÜRÜCÜLERİ TACİZ EDEN ERKEKLER YÜKSEK EGOLU

KTYG Genel Başkanı İhsan Memiş, Kadınların aktif trafikte taciz edilmelerinin nedenlerini psikolojik ve sosyal davranış olarak da inceledi: "Taciz eden erkeklerin genellikle yüksek ego tatmininde bulundukları, tacizde bulunan erkeklerin aile içi şiddet yaşayan bir aileden daha çok geldikleri, alkollü alarak araç kullanan ve daha çok uyuşturucu kullanan kişilerde görülen saldırganlıklarının bir uzantısı olarak yollarda kendini gösterdiği sıkça görülmektedir. Ancak kadınların yaratılıştan gelen mucadele gücü kendisine ileri gitmeyi ve daha çok yaşamla bütünleşmeyi sağlarken, önce tedirgin olarak direksiyon kullanan kadınların hızla araç ve yol ikilemini beyinlerinde bütünleştirerek hayatın her alanında varlıklarını göstermek toplum için büyük bir kazanımdır. Böylece araç kullanan kadınlar hem kendilerini ve hem de ailelerini taşımaktadırlar. Acil hallerde hem kendilerini ve hem de ailelerini işe, hastaneye veya başka alanlara yetiştirmektedirler. Bayanların iş hayatında aktif varlıkları ekonomiye destek vermekte ve hem de ekonomiden pay almaktadırlar."

Memiş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Trafik kültürü veya eğitimi almayan yani trafik kültürünü beyninde kurallar olarak saklamayan araç kullanıcıların davranışlarına toplumsal bakış açısı olarak kural tanımaz ve bir diğerine saygı göstermeyen (maganda) erkek veya evde baskın erkek (maço) olmak beynin kişisel egosunun tatmini olsa dahi bunlarında hakimiyet alanı giderek daralmaktadır. Çünkü toplumların kadın veya erkek olarak medeniyet yürüyüşleri ileriye doğru devam etmektedir. Bu nedenle; akan trafikte ve evlerimiz de kadınların (eşlerimize) saygı, cesaret ve güven vererek onların ekonomik ve sosyal paylaşımında rol alması hem ailelerimize ve hem de Türkiye ye makro düzeyde yarar sağlayacak ve en azından erkeklerin hayat mücadelelerini günlük bazda yaklaşık yüzde 50'de kolaylaştıracaktır." CİHAN
<< Önceki Haber Kadınların yüzde 60'ı, sürücü belgesi olmasına rağmen... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER