Kırşehir'de 'Biyolojik Çeşitlilik ve Biyokaçakçılık Çalıştayı' yapıldı


2013-2015 yıllarında Türkiye genelinde yürütülmek üzere başlatılan 'Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi' kapsamında, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün ortaklaşa hazırladığı 'Biyolojik Çeşitlilik ve Biyokaçakçılık Çalıştayı' Kırşehir'de gerçekleştirildi.

Bitki gen kaynakları, Kırşehir'de Endemik bitkiler, balık çeşitliliği, ekoturizm ve biyoçeşitlilik, zararlı böcekler, küresel iklim değişikliği ve biyokaçakçılık projesi konulu sunumlar yapıldığı çalıştaya Kırşehir Vali Vekili Zekai Erdem, AEÜ Üniversitesi'nden öğretim üyeleri, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9.Bölge Müdürlüğü ile Doğa Koruma ile Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkilileri, Kırşehir protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Bitki Gen Kaynaklarının Tanımı ve Önemi konulu sunum yapan Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cafer Olcayto Sabancı, konuşmasında, "Bitki genetik kaynakları tarımsal üretimin sigortasıdır. Çünkü, tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamamız için sürekli bir kaynak bulmak ve bu kaynağı kullanmak zorundayız. Genetik kaynaklarımızın yok olması, yok olması ve kaybolması dünya besinin üretimi için gerçek bir tehlike oluşturur." dedi.

Prof. Dr. Sabancı, "Binlerce yıllık süreçte gerek mutasyonlar gerekse türler arasındaki melezlemeler yoluyla değişik çevrelerde oluşan çok geniş bir genetik çeşitliliğe sahibiz. Kültür bitkilerimiz gen alış verişleri sonunda çok farklı özellikleri taşıyan değişik popülasyonlar oluşturmuşlardır." sözleriyle sürdürdüğü konuşmasında, tarımın yaklaşık 10 bin yıl önce başlamış olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Sabancı konuşmasında şunları kaydetti: "Dünyada bitki coğrafya bölgesi olarak 37 bölge olduğundan bahsediyorlar. Değişik türler bazında yapılan sınıflandırma sonucunda Türkiye'nin bu bölgelerin üçünde yer aldığını görüyoruz. 37 bitki coğrafya bölgesinin üç tanesi Türkiye' üzerinde çakışıyor. Tür zenginliğimiz çok fazla. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda 12 binin üzerinde bitki türümüz var. Endemik bitki varlığımız bu türlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Tüm Avrupa'nın tamamında 12 bin bitki türünün olduğunu düşünürsek, ülkemizin ne denli önemli olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye bitki genetik kaynakları açısından da bir orjin merkezi. Orjin merkezi, herhangi bir bitkinin ilk ortaya çıktığı yerdir. 1920'li yıllarda yapılan çalışmalarda dünyada 8 orjin merkezi belirlenmiş, Çin'den Güney Amerika'ya kadar. Bu merkezlerden iki tanesi Türkiye üzerinde çakışmaktadır. Mezopotamya'yı içeren Yakın Doğu ve Akdeniz bölgeleri. Bu da bizim genetik kaynakları açısından ne denli önemli olduğumuzu gösteriyor.

Türkiye biyoçeşitlilik açısından büyük bir zenginliğe sahiptir. Avrupa'nın dörtte bir tür ceşidi kadar endemik türe sahibiz. Bu ülkemiz açısından bir zenginlik. Öncelikle Kırşehir ilimizde neye sahibiz, elimizde neyimiz var diyerek envanter çıkarılacak. İhalesi yapıldı. Öncelikle bitki, hayvan ve sulak alanlar açısından envanter yapılacak. Envanterin ve sahip olduğumuz değerlerin takibi ve izlenmesi ihalesi de yapıldı. Bunların korunup ileri nesillere aktarılması için çalışmaları üniversitelerimle yürüteceğiz."

Ayrıca çalıştayda, dünyada uyuşturucu ve insan kaçakçılığından sonra üçüncü sırada biyokaçakçılığın bulunduğunu belirtilerek, şöyle denildi: "Biyokaçakçılık bir ülkenin biyolojik, genetik kaynaklarının yetkili makamların izni olmadan toplanması ve yurt dışına çıkartılmasıdır. Biyokaçakçılık birey sayısında azalma ile popülasyon kaybı ve hatta tür kaybına yol açarak ekosistem bileşenlerini olumsuz etkiler. Bu etkinin boyutu büyüdükçe biyolojik çeşitlilikteki kalıcı tahribat kaçınılmaz olur. Çok sayıda uluslararası ve ulusal düzenlemelerimiz var. Belgesiz olarak hiçbir canlı yurt dışına çıkartılamaz." CİHAN
<< Önceki Haber Kırşehir'de 'Biyolojik Çeşitlilik ve Biyokaçakçılık... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER