Yenge ve dul kadınların evliliği


Yenge ile evlenme konusunu inceliyorduk. En son Efendimiz (sas) ile hürriyetine kavuşturduğu kölesi Hz. Zeyd'in boşadığı Hz. Zeynep ile evliliğine değiniyorduk. O dönemde toplumun telakkisi itibarıyla yanlış bulunan bu âdeti İslam kaldırmış ve Zeyd b. Harise'nin boşadığı eşi Hz. Zeynep ile Allah Rasulü (sas)'nün evlenmesini, "Zeyd, o kadından ilişiğini kesince, biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın." (Ahzab 33/37) ayetiyle emretmiştir. Görüldüğü gibi Kur'an, nazil olduğu dönemde toplumun anlayışını esas almıyor, kendi esasları doğrultusunda bir hayat nizamını tesis ediyordu. Kayınbiraderin, yengesi ile evlenmesine gelince; İslamî açıdan kocası ölen bir kadının, iddet müddetininin bitmesinden sonra eski kayınbiraderi ile evlenmesinde hiçbir mahzur yoktur. Çünkü o, kayınbiraderi için artık yabancı bir kadındır. Yani hakiki manada ne kadın, kayınbiraderin yengesidir ne de erkek, yengenin kayınbiraderidir. Bu noktada tıpkı Efendimiz ve Hz. Zeynep örneğinde olduğu gibi, istenildiği takdirde toplumların anlayışı, genel kabulü değil, İslam'ın anlayışı esastır deyip, yenge ile evlenme gerçekleştirilebilir. Fakat başta da ifade ettiğimiz, mahremiyet açısından yenge, ana, bacı, nine gibi görülüyor ve bu "görme" fıtrat ile bütünleşti ise bunu aşmak çok zor olabilir. Bu çerçevede taraflara "illa evleneceksiniz" gibi telkinde ya da zorlamada bulunmanın ne dinî ne de mantıkî bir temeli vardır. Bu arada dul kadınların evlenmesi ile ilgili İslam'ın tavsiye bazında da olsa görüşünden ve özellikle sahabe-i kiramın uygulamalarından bahsetmek uygun olur kanaatindeyim. Malum, bekarların mutlaka bakire birisi ile evlenmesi, dul kadınların ise eğer çocukları varsa en azından onlar Anadolu tabiriyle "çırak" çıkıncaya kadar veya çocukları olsa da olmasa da ilelebet kadere rıza düşünceleri içinde evlenmemesi Türkiye'de çokları tarafından kabul edilmiş bir anlayıştır. Bunun bazı yörelerde istisnaları olsa da bu, umumî kanaate tesir edecek çoğunlukta değildir. Halbuki bunların her ikisinin de sadece Efendimiz (sas)'in evlilikleri gözden geçirilmek suretiyle çok da "İslamî" olmadığı rahatlıkla söylenebilir. Şöyle ki; Allah Rasulü (sas) ilk evliliğini 25 yaşında iken, kendinden 15 yaş büyük ve dul olan Hz. Hatice Validemiz ile yapmıştı. Yine onun (sas), Hz. Aişe hariç bütün evlilikleri dul kadınlarla oldu. Ezvac-ı tâhirât olma payesine eren, o kadınların hiçbiri "dul" olarak hayatlarını hitama erdirmeyi düşünmediler ve seve seve Efendimiz ile evliliği kabul ettiler. Bu noktada, muhatap Hz. Muhammed (sas) olduğu için onlar böyle davrandı, bir başkası olsaydı "dul" olarak kalmayı tercih ederlerdi denilemez; zira bunların haricinde tarih bize dul olarak evlenen nice erkek ve kadın sahabeden bahsetmektedir. Hatta denilebilir ki, dul olarak vefat etme, o toplumda bir eksiklik olarak telakki edilmiştir. Abdullah b. Mes'ud'un "10 günlük ömrüm kalsa, fitne korkusundan dolayı mutlaka evlenirdim." (Kenzu'l-Ummal, el-Hindi, 15/492) sözü, bahsini ettiğimiz anlayışın somut bir örneğidir. Kadın-erkek bütünlüğü, aile müessesesi, fıtratlardaki farklılıklar, bunların gözetildiği bir toplum yapısı, eğitim ve öğretim gibi faktörler nazara alındığında, aslında bu mutlaka olması gereken tabii ve zarûri bir olgu olarak kabul edilmelidir. Nitekim asr-ı saadette bu gerçekler görülmüş ve kadın olsun, erkek olsun, dulların evlenmesi hayatın tabii seyri içinde bir vâkıa haline gelmiştir. Kaldı ki bunun gerek ferdî, gerekse toplumsal açıdan birçok faydalarından söz edilebilir. Buna rağmen, böylesine sağlam İslamî temelleri bulunan bir görüşün, Müslüman bir ülkede kabul görmemesini hatta eşlerin "ölümünden sonra evlenmeyeceksin-evlenmeyeceğim" gibi birbirlerine söz vermelerini izah etmek oldukça zor. Bu vesileyle dul kalan kadın ve erkeklerin evlenmemesinin İslamî temelinin olmadığını ve buna "örf" değil, geçen hafta yaptığımız açıklamalar ışığında ancak "âdet" denilebileceğini ifade edelim.
<< Önceki Haber Yenge ve dul kadınların evliliği Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER