Cari açığa finansal işlem vergisi


Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, dün, Avrupa'nın yeni vergisini ilan etti. Yeni vergiye "finansal işlem vergisi" adı verildi. Aslında bu vergi, Nobelli iktisatçı James Tobin'in 1972'de döviz alım satımlarından yüzde bir oranında tahsil edilip küresel bir fonda toplanmasını önerdiği mali riskleri karşılayacak verginin bir benzeri oluyor. Peki bu vergi hangi finansal işlemlere uygulanacak? Bu vergi, bono, hisse senedi ve türev ürünlerin alım satımında ödenecek. Verginin oranları bono ve hisse senetlerinde binde bir, türev ürünlerin alım satımında on binde bir olarak uygulanacak. Türev ürünleri de borsa endeksi, döviz paritelerinin gelecekteki değeri, varlığa dayalı menkul kıymet gibi araçlarla yapılan finansal işlemler olarak tanımlayabiliriz. Gelelim bu verginin mükellefinin kim olacağına... Bu vergiyi bono, hisse senedi ve türev işlem alıp satan AB ülkelerinde ikamet edenler ödeyecek. Diyelim 10 bin euroluk hisse senedi aldınız, banka 10 euro vergi kesecek sizden. Kısacası, finansal işlem vergisini, KDV'nin finansal işlemlere uygulanan bir türü olarak düşünebilirsiniz. Çünkü finansal işlemelerde KDV yoktu, şimdi finansal işlemlere düşük oranlı bir KDV benzeri vergi getiriliyor. Peki bu vergi AB coğrafyasıyla sınırlı mı kalacak? Hayır. Eğer AB'de oturanlar yaptıkları mali işlem AB ülkelerine bir risk getiriyorsa, AB dışındaki ülkelerde yaptıkları işlemlerde de vergi ödeyecekler. Vergiyi kesecek olan vergi sorumlusu ise işlem yapılan banka, aracı kurum, sigorta şirketi, yatırım fonu gibi mali kurumlar olacak. Gelelim tahsil edilecek mali işlem vergisinin yıllık tutarına... 2014 başında yürürlüğe girecek mali işlem vergisinin ilk yıl geliri 57 milyar euro olarak tahmin ediliyor. Bu tutarı oluşturan gelirler her ülkeden AB bütçesine gönderilecek. Böylece AB bütçesinin yıllık tutarının yarısı, mali işlem vergisinden karşılanacak. Amaç, mali işlemlerin yarattığı riskleri bu gelirlerden finanse etmek. Peki mali işlem vergisini en çok hangi ülke ödeyecek? Bu durumda finans merkezi olan Londra en çok mali işlem vergisi ödeyecek. Hatta verginin yüzde 80'ini ödeyeceği düşünülüyor. Buna İngilizler kesin itiraz edecekler. Halen AB bütçesine üye ülkeler milli geliri oranında katkı yapıyorlar ve KDV gelirlerinin yüzde yarımını da AB bütçesine gönderiyorlar ayrıca. Yeni vergi ile KDV ve ülke katkıları da gözden geçirilecek. Peki Türkiye mali işlem vergisi ödeyecek mi? Türkiye AB'ne tam üye olmadığı için mali işlem vergisi ödemeyecek. Ancak bu verginin küresel düzeyde alınıp finansal krizlerin maliyetini giderecek olan bir fon oluşturması, 2008 kriziyle ilgili alınan G-20 kararları arasında sayılmıştı. Eğer G-20, AB'ye paralel uygulama kararı alırsa, Türkiye de 2014'ten itibaren bu vergiyi uygulamaya başlayabilir. Peki finansal istikrar vergisinin Türkiye'ye faydası ne olur? Çok sık dile getirilen cari açık riskini bu finansal işlem vergisi ortadan kaldırır. Çünkü ani sermaye çıkışlarında zarar gören ülkelere verginin toplandığı küresel fondan yardım yapılacağı için, cari açığın yaratacağı zararlar karşılanır ve ekonomide kırılganlık beklentisi azalır. Tabii her yeninin getirisi olduğu gibi götürüsü de vardır. Böyle bir fonun varlığı "ahlaki zafiyet" yaratıp dış borçlanmayı artırabilir ki, bu ihtimali de akılda tutmak gerekir.
<< Önceki Haber Cari açığa finansal işlem vergisi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER