İran'da Panik Atak

Kadir Gürcan

Kadir Gürcan

14 Oca 2020 16:03
  • Irak'ta öldürülen İranlı asker kopardığı gürültüyü duysaydı herhalde çok şaşırırdı. İslami camianın bilgisi kıt yazarları, hadiseyi kıyamet alametine götürecek kadar akıl zaafına düşmüşlerdi. Sazan hafızalı oldukları için bir hafta önce yazdıklarını unutuveriyorlar. Saray'dan bu konuda dişe dokunur bir tavır göremedikleri için yalpalamaları gayet normal. 

    Kıyamet beklentisine girmek ilerlemiş yaş fantazilerindendir. Kendilerini çok fazla önemseyen düşük ölçekli bir çok yazar, “Her şeyi gördük, bir de kıyameti görelim, ayol!” hırsına kapılmışlar. Dini konuları yazmaktan hoşlanan İmam-Hatip'in orta ikisinden terk, İslamcı yazarlar da öyle, günlük kahve ve İskambil kağıdı falını ihmal etmeyen, astroloji tiryakisi seküler yazarlar da!

    Geçtiğimiz yıl yine bugünlerde “Kıyamet kopmaz merak etmeyin!” diye yazmıştım. Kendince alamet ve işaretleri bir araya getirip, eli kulağında kıyamet bekleyen bir okuyucu ağzına geleni söylemişti. Bazılarına göre 2019 ahir zaman kehanetleri için iyi bir rakam olarak duruyordu. Öyle olmadı. Naçizane bizim de kendimize göre bir araya getirdiğimiz datalarımız vardı ama, kimse ile paylaşmadık. Kıpırtıya şarjör boşaltacak değildik elbette! Eğer biz de elimizdeki kartları gösterseydik, şimdi o akıl fukaralarını makaraya sarma şansımız olmayacaktı. Geçtiğimiz yıl için, felaket senaryolarının birinci kaynağı sayılan Nostradamus bile yanıldı, gerisini siz hesap edin. Bakın yaşlı kahin hala bir şey söylemiyor. O da 2020'yi es mi geçti ne?

    Herkes gibi, yeni yılda biz de temkinliyiz. Geçen yılın tahminleri içinde, bir türlü kopmayan Üçüncü Dünya Savaşı beklentisi vardı; sene yetmedi. Yılı uzatmak kimsenin elinden de gelmiyor. Dış basın da, yeni yıl tahmin ve öngörüleri konusunda pek isteksiz. Nemize lazım, daha yılın başındayız. 2019'un öfkesini soğutamayanları üzerimize saldırtmayalım.Yıkılası hanede evlad-u iyal var! Elon Musk'ın uzaya gönderdiği Tesla, kıyamet rüzgarlarının yönünü değiştirmiş olmasın! Kim bilir? 2019 mağdurlarının morallerini düzeltmek için bu türden uçuk iddialara öylesine ihtiyaçları var ki, anlatamam. 

    ABD'nin İranlı generale düzenlediği suikast ile başlayan 2020, Yılbaşı Kutlamaları rehavetinden kurtulamayan dünya gündeminde ancak bir hafta dayanabildi. Ortadoğu'nun gündeminde biraz daha kalabilir. Bölgenin değişik ülkelerinde konuşlanmış olan Şii Militanlar, önümüzdeki yılı Anti-Amerikan tehditleri ile geçirirler artık. Bu tür olaylardan sonra, televizyonlara mesaj vermekten ölesiye zevk alan, ağzı en az başındaki sarığı kadar büyük Hizbullah lideri yine kameralara abanarak ABD'yi tehdit etti. Daha Süleymani'nin cenazesi kalkmadan, tehditkar üslubunu değiştiren ve Amerika ile anlaşma masasına oturma teklifleri yapan İran bile yumuşadı. O zavallı, hadiseyi hala anlayamadı.

    Süleymani'nin cenaze töreni Şii Dünyası için tam bir Kerbela Havası estirdi. Irak, şehid ve Kerbela üçlüsü dini düşüncesi ölümler üzerine inşa edilmiş Şii eğilim için asla sıradan sayılmaz. Şii Dünya yine bir Hüseyin Evladı için yas tutuyor. Süleymani'nin cenaze merasiminde kırk kişinin ölmesi, ikiyüzelli kişinin yaralanması ve mevtanın kefeninin parçalanmasını anlayamayanlar geçen geleneksel Kerbela anmalarında yüz kişinin öldüğünü unutmuş olmalılar. 

    İran Devrimi'nin efsane ismi Humeyni'nin 1989'daki cenaze töreninde de, benzer hadiseler yaşanmıştı. O cenazede kaç kişinin öldüğünü hatırlamıyorum ama, 89 yaşındaki Ayetullah'ın kefeni parçalamıştı. Hatta cesedin de benzer bir duruma maruz kaldığı konuşuldu. 

    Humeyni ve Süleymani'yi zihin planında bir araya getiren şey, sadece cenaze törenlerinde şahit olduğumuz abartı ve akıl dışılıklar değil. İran Halkı, mevcut rejime olan kızgınlığını boşaltacak ağlama duvarı arayışında. Halk, 1979 devriminin sahibi Ayetullah Humeyni için gösterdiği taşkınlığı, aradan geçen kırk yıldan sonra, bir Ayetullah'a değil, askeri bir kumandana gösteriyor. İran devriminde önemli rol oynayan dini liderler, devrimin babası Humeyni'nin mirasçısı olarak davranıyorlar ama, anlaşılan o ki, bütün kredilerini tükettikleri için, devrimin ikinci ayağı olan Devrim Muhafızları İran halkı için sığınılacak tek kapı ve kurtuluş çaresi olarak görünüyor. 

    Dışa kapalı bir ülke olan İran içine düştüğü ekonomik krizi artık gizleyemiyor. Rusya-İran ve ABD üçgeninde gerçekleştirilen ve asla tesadüf olmayan Süleymani suikastı, İran için iyi bir projeydi. Ne var ki, İran'ın Ukrayna yolcu uçağını yanlışlıkla düşürdüğünü itiraf etmesi, Süleymani'nin oluşturduğu rüzgarı tersine çevirdi. İşin garip tarafı, İran Halkı “Katil Ali Hamaney!” sloganları ile, uçağı düşüren komutan kademesini değil, ülkede kırk yıldır hüküm süren Molla Takımı'nı hedef aldı. Anlaşılan o ki, İran tam bir panik atak yaşıyor.

    İranlı Komutan'ın ölümü bırakın yeni bir dünya savaşı başlatmayı, Ortadoğu'da sıradan bir asayiş vak'ası kadar bile sürekli olmadı. İran'ın içine düştüğü ekonomik bunalım ülkeyi aşırı duyarlı hale getirmiş durumda. İran, acemi asker gibi, en küçük kıpırtıya mermi yağdırıyor. 

    İran, bu şaşkınlığı ile sadece ABD'yi değil, bütün dünyayı karşısına almış durumda. Şimdi herkes, “İran'ın elinde nükleer bir güç olsaydı, tetiğe dokunmakta hiç tereddüt etmezdi. Aman dikkat!” endişeleri dolaşmaya başladı. Sivil yolcularla dolu uçağı gözünü kırpmadan havaya uçuran bir ülkenin savrulmasından bahsediyoruz.

    Meşhur söz; “Aptal çoban, sürüye kurt çağırırmış!” Kıyamet ile alakalı olmadık senaryolara teşne, ucuz medya esnafı durumuna düşmektense, ağır davranıp işi oluruna bırakmayı, 2020'yi daha soğukkanlı geçirmenin ilk şartı olarak görüyoruz.

    Kadir Gürcan
    14 Oca 2020 16:03
    YAZARIN SON YAZILARI