ÇAYKURun 2013 yılı hedefi büyük

ÇAYKURun 2013 yılı hedefi büyük -Genel Müdür Sütlüoğlu: Bu yıl 600-650 bin ton yaş çay almayı planlıyoruz -Toplam 99 bin dekar alanda organik havza oluşturduk -Belli bir kontrol sistemi içerisinde yaş çaydaki kalitenin


RİZE (A.A) - Fikret Delal - ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, bu yıl 600-650 bin ton yaş çay almayı planladıklarını söyledi.
     Sütlüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde hava sıcaklığının 27 dereceye kadar yükseldiğini, çayın büyümeye başlaması için ısının 15 derecenin üzerine çıkmasının yeterli olduğunu belirtti.
     Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin çayın gelişimini hızlandıracağına dikkati çeken Sütlüoğlu, Böyle devam ederse çay nisan ayında olgunlaşabilir. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz ancak nisan veya mayıs ayı başında hava soğursa sis ve don olursa filizler yanabilir. İnşallah don olayı yaşamayız dedi.
     ÇAYKUR olarak her şarta göre hazırlık yaptıklarını ifade eden Sütlüoğlu, Bu yıl 600-650 bin ton yaş çay almayı planlıyoruz. Kapasitemiz ve bütçemiz buna göre planlanıyor. Ödenek yetersizliği ve yatırımların Ankaradan planlanması nedeniyle 350 tonluk kapasite artışı bu yıl yetişmeyecek gibi görünüyor. 7 bin 100 ton günlük yaş çay işleme kapasitesi ile çalışmaya başlayacağız diye konuştu.
     Yaş çayın daha kısa sürede işlenmesi için girişimlerinin devam ettiğini kaydeden Sütlüoüğlu, Atıl olan özel sektör çay fabrikalarını kiralayarak kapasite artırımına gitmeyi planladık. Bunun için ana statümüzün değişmesi gerekiyor. Gerekli müracaatlarımızı yaptık. Ankaradan henüz bir sonuç çıkmadı. Hava sıcaklığı bu şekilde devam ederse ve ihale süreci de düşünülürse önümüzde çok kısa süre var. Gelişmelere göre hareket edeceğiz dedi.
     Sütlüoğlu, randevulu sisteme geçiş için son iki yıldır pilot uygulamalar yaptıklarını belirterek, Randevulu sistem için iki yıldır antrenmanlıyız. Birçok alanda pilot uygulama yaparak sistemin uygulanırlığını test ettik. Önümüzdeki hafta kısa mesaj yoluyla vatandaşa soracağız. Onların genel olarak son görüşünü alacağız. Vatandaşın talebine göre, zoraki olmayan bir uygulamayı ortaya koyacağız. Randevulu sistemde haftalık ve sürgün dönemini kapsayan sistem var. Büyük üreticilere yönelik haftalık uygulama planlıyoruz. Vatandaşın tercihlerine göre yol haritamızı belirleyeceğiz diye konuştu.
    
     -Organik tarıma geçiş süreci-
    
     Sütlüoğlu, organik tarım arazilerinin hızlı şekilde genişletildiğini ifade ederek, şunları söyledi:
     Organik tarım alanlarına 76 bin dekar alan ilave ettik. İkizdere, Güneysu ve Fırtına Vadisinin üst bölümleri, Artvinin Borçka Maradit bölgesini organik tarım havzasına dahil ettik. Toplam 99 bin dekar alanda organik havza oluşturduk. Organik tarım havzası gönüllük esasına göre yürüyen bir işlem. Vatandaş gönüllü olursa araziyi organik tarıma hazırlıyoruz. Zorlama yapmıyoruz. Organik ürün kaybından dolayı vatandaşın uğradığı zararı da biz telafi ediyoruz. Üç sene fedakarlık yapıyoruz. Çünkü ilk iki sene tam organik olmuyor. Dördüncü seneden sonra organik ürün olarak satış yapıyoruz. Geçiş sürecinde vatandaşı mağdur etmeden fedakarlık yapıyoruz.
     Bölgenin organik tarım için bulunmaz özelliklere sahip olduğunu vurgulayan Sütlüoğlu, şöyle devam etti:
     Organik tarım kolay bir uygulama değil ancak Türk çayının üzerine kar yağması, kimyasal ilaç kullanılmaması, zararlı madde bulunmaması büyük kazanç. Bu organik çaya geçiş sürecini kolaylaştırıyor. Çay tarımının organiğe geçişi demek, dünyanın en büyük organik havzasını oluşturmak demek. Bölge insanının, gelecek nesillerin sağlığı için son derece önemli. Kimyasal gübrelerin toprağa can veren bir çok mikroorganizmayı öldürdüğünü biliyoruz. Havayı kirlettiği bilinen bir gerçek. Gübreleme döneminde çok sayıda arı ve canlı ölüyor. Yer altı suları kirleniyor. Pınar sularımızdan içilebilir olan hemen hemen yok. 600-700 rakımlı köylerimizde bile böyle. Denizler, dereler kirleniyor. Organik tarım projesi olumsuzlukları giderecek, çok önemli bir gelecek projesi. Türk çayının dünya pazarına açılabilmesi için çok önemli bir proje.
    
     -Çayımızın geleceği için kalite olmazsa olmazımız-
    
     İmdat Sütlüoğlu, Türk çayının sağlık yönünden çok büyük değerlere sahip olduğunu, kalite yönünden ise istenilen seviyenin altında bulunduğunu belirterek, Sıkıntımız yaş çaydaki kalitemizin istenilen seviyede olmaması. Çayımızın geleceği için kalite olmazsa olmazımız. Sizin çayınız ne kadar sağlıklı olursa olsun yabancı çaylar, kaçak çaylar kadar dem veremezse pazar payınızı kaptırıyorsunuz. İnsanlar daha fazla dem veren çayları tercih ediyor. Çayımızın geleceği buna bağlı. Belli bir kontrol sistemi içerisinde yaş çaydaki kalitenin en üst seviyeye taşınması gerekiyor dedi.
     Son yılda çay kalitesinde 1.1 puan iyileştirme olduğunu dile getiren Sütlüoğlu, Ancak yeterli değil, bir kaç puan daha yukarı çıkmamız lazım. Kalitesiz çaydan dolayı her yıl 25 bin ton çöp çay üretiyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çöp çay üretilmez dedi.
    
     Yayıncı: Murat Kaban
<< Önceki Haber ÇAYKURun 2013 yılı hedefi büyük Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER