Asimile olmadan entegre olmak

Samanyoluhaber.com yazarı Abdullah Aymaz'ın yazısı

SHABER3.COM

ABDULLAH AYMAZ 

Pensilvanya’da WISE (Wisdom İslamic Sutudies Education) aracılığıyla organize edilen bir entegrasyon programına katıldım. 16 Haziran 2023 Cuma günü 15:00’de başlayan selamlama ve bilgilendirme konuşmalarından sonra, Prof. Dr. Ramazan Abacı, “15 Temmuz Sonrası Avrupa’ya Göç Eden Gülenist Grubun Psikolojik Durumu”  başlıklı çalışmasını sundu. 

Açılış konuşmalarında bir konuşmacı, “Japonya’daki Hizmet okullarından bahsetti. Talihsizce öldürülen önceki Japon başbakanına, büyükelçimiz tarafından okulların kapanması konusunda müracaat edilince maktul Başbakan’ın ‘Birkaç sene önce Japonya bir tsunami yaşadı. Hizmetin bu okulları hemen harekete geçip travma yaşayan bizim insanlarımıza yemekler verdiler ve psikolojik destek verdiler. Böyle güzel işler yapan okulları biz ne diye kapatalım’ diye karşılık verdi.” dedi.

Bir başka konuşmacı: “UNESCO tarafından dünyanın 13 çatışma bölgesinde ‘Barış Pedegojisi Dersleri’ konuyor. Bunun kontrolü Almanya’da bir üniversiteye veriliyor. İşin başında Havva Ergin isimli bir profesör var. Bunun üzerine bir konferans düzenlendi. Bu konuyla ilgili dünya çapında otorite bilim insanları davet edildi. Çok değerli tebliğler sunuldu. Birkaç sene önce, Prof. Dr. Thomas Michel, ‘Filipinler de Zanbuango denilen bir şehre gitmiştim. Bir caddeden geçiyordum. Dediler ki: -Bu caddenin bir tarafında Müslümanlar, bir tarafında da Hıristiyanlar yaşıyor. Ama ne Müslümanlar öbür tarafa, ne de Hıristiyanlar bu tarafa geçebilir. Eğer geçerlerse ya öldürülürler veya  dövülürler. Biz yolumuza devam ederken karşımıza Tolerans Koleji diye bir okul çıktı. Merak edip girdik. Meğer Hizmet’in bir eğitim yuvasıymış. Müdür ve öğretmenler karşıladı ve ikramlardan bulundular. ‘Burada sadece Müslüman çocukları mı okuyor?’ dedim. ‘Hayır.’ dediler. ‘Peki okul aile birliğinde sadece Müslüman veliler mi bulunuyor?’  dedim. ‘Hayır. Hıristiyanlar da var’ dediler. ‘Peki kavga etmiyorlar mı?’ dedim. ‘Hayır!  Bilakis hepsi de eğitime nasıl katkı sağlayabiliriz diye gayret gösteriyorlar.’ dediler. Sanki bu eğitim yuvaları cehennemler ortasında sulh adacıkları gibiydiler.’ diyerek bir konuşma yapmıştı, onu arzetti…”

Prof. Dr. Ramazan Abacı, travmalar ve deprasyonlar üzerinde durdu. “Nasreddin Hoca, damdan düşünce, hekim çağırmak isteyenlere,  ‘Siz hekimi bırakın da bana damdan düşen birini bulup getirin, o daha iyi anlar demiş. Bence ‘damdan düşen bir doktor’ getirin demesi daha uygundu. Ben de bu süreçte damdan düşenlerdenim. “Bir şirket batınca iki şey sorulur. 1-Neden battı?  2-Bu batıştan ne öğrendik. Elde ettiğimiz birikim ne? Kazandığımız tecrübeler ne?”

Göçlerde üç şey olur:

1-Asimile 
2-Entegre 
3-Gettolaşma

Mühim olan, gettolaşmadan ve asimile olmadan entegre olmaktır. Yani içine girdiğimiz yeni toplumun mozayiği içinde kendi rengimizle çiçek açmaktır.

“İngiltere’de bizim tanıdığımız bir öğrencimiz vardı. Ürdünlü bir kızla tanışıyorlar ve evlenmek istiyorlar. Oğlanın babası çok zengin, 300 bin Sternlik takı takıyor. Ama son anda bir ihtilaf çıkıyor. Düğün yapılamadı. Fakat kızın babası takıları vermiyor. Ama diyor ki: ‘Ben şeyhime sorarım. Ver derse veririm, yoksa vermem’ Oğlan ‘Mümkün değil,  artık geri vermezler’ diyor. Ama şeyh ‘Geri vereceksiniz’ diyor. Niçin?  Çünkü şeyh; İlahiyat mezunu ama Aile Hukuku, Aile Danışmanlığı üzerine doktora çalışması yapmış… Birisi intihardan bahsediyorsa, mutlaka ciddiye almak gerekir.

Travmada, yaşayan, gören ve işiten tesir altında kalır. Dinleme kaliteli olursa travmada faydalı olur.  Aynı şeyleri yaşayan iki kişi farklı olabiliyor. Birisi kötü düşündüğü için depresyona girerken bir başkası da şöyle diyor: Meriç’ten geçerken heyecandan yeni şeyler göreceğim diye içim kıpır kıpır idi. Tel örgülerin gözenekleri bana güller gibi geliyordu. 

Oğlum… Gerçi şimdi ABD’ye gitme imkanım ortadan kalktı ama baba, yüzyılın tarihi yazılıyor. Biz de onun içinde olmayacak mıyız?.. Böyle düşünenlerde travma ve depresyon olmaz.

Almanya’da bir iş adamı dedi ki: “Benim işimi yapan gerek Alman gerek Türk işadamlarının çoğu her hafta doktora, terapiye gidiyor. Ama ben gitmiyorum. Düşündüm bende hiçbir sıkıntı yok. Sonra düşündüm, demek ki ben akşamları sohbet-i cananlara katılıyorum. Orada zaten terapi olmuş oluyorum. Evet Kur’an nurları,  dini sohbetler şifaya vesile olmaktadır. 

Not: Kurban Bayramı arefesinde bin İhlas-ı Şerif Suresi okumak İslâmî müstahsen âdetlerindendir. Arefe günü yetiştiremeyenler arefeden bir gün önce 500,  arefe günü 500 okuyarak 1000’i tamamlayabilirler. 
<< Önceki Haber Asimile olmadan entegre olmak Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER