"Bu sürecin kaybedenlerinden biri Türkiye oldu"


Eski Irak ve İngiltere Büyükelçisi Ünal Çeviköz, 'Arap Baharı'ndan en fazla etkilenen ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyledi.

'Arap Baharı' olarak nitelendirilen süreçte Türkiye'nin izlediği dış politikayı eleştiren Çeviköz, "Aradan geçen 5 yıl dikkate alınınca hem bölgede yalnız kalmış olması, hem sorunların çözümüne olan katkısının giderek daha etkisiz bir hal alması bu sürecin en büyük kaybedenlerinden birinin Türkiye olduğunu açık bir şekilde gösteriyor." dedi.

TÜRKİYE TARAFSIZ OLURSA ÖRNEK ÜLKE OLUR

Radikal'e konuşan Çeviköz, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında demokratik değişim çabalarının devam edeceğini kaydetti.

"Türkiye'nin temsil ettiği değerler bölgedeki ülkelere hala cazip gelmektedir." diyen Ünal Çeviköz, şöyle devam etti:

"Bölgede eski rejimler yıkılırken ortaya yeni fay hatları çıkmakta, etnik, mezhepsel ve dini ayırımcılıklar giderek daha çok hissedilmeye başlamaktadır. Türkiye bu ayırımcı kutuplaşmalar içinde yer almadığını gösterebilmeli, dış politikasını da bu anlayış üzerine kurgulayabilmelidir. Yitirdiği tarafsızlığını yeniden kazanabildiği takdirde, bölge ülkelerinin ilham almak için bakacakları ülkelerin başında yine Türkiye gelecektir. Asıl silkinme ise kendi iç sorunlarıyla olan mücadelesinde yaşanmalı, Türkiye'nin en güçlü kozu olan laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olma özelliğini aşındıran tüm gelişmelerin ve uygulamaların son bulması gerekmektedir."

SURİYE'DE TARAF OLAN TÜRKİYE BERTARAF OLDU

Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren Çeviköz, "Taraf tutmak Suriye problematiğinde Türkiye'nin adeta bertaraf olması sonucunu doğurmuştur." değerlendirmesini yaptı.

Ünal Çeviköz, "Aradan geçen beş yılın sonunda Türkiye'nin izlediği dış politikanın bir muhasebesi yapılacak olursa, hem bölgede yalnız kalmış olması, hem sorunların çözümüne olan katkısının giderek daha etkisiz bir hal alması Arap Uyanışı'nın en büyük kaybedenlerinden birinin Türkiye olduğunu açık bir şekilde gösteriyor." şeklinde konuştu.

SEÇİMLER DEMOKRASİYİ DEĞİL, OTORİTER ZİHNİYETİ İKTİDAR YAPTI

Çeviköz, Arap Baharı'nın Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesindeki etkisini şöyle özetledi:

"Her ne kadar demokratik görünümlü seçim süreçleri yaşanmışsa da, seçimlerin sonucu demokrasiyi değil yeni otoriter zihniyetleri iktidara getirmiştir. Bu gelişme de demokrasinin yaygınlaşmasını engellemiştir. 2011 yılından bu yana Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesini kasıp kavuran dalgalanmanın ortaya çıkardığı tabloya baktığımızda, Tunus ve Mısır örnekleriyle Libya ve Suriye örneklerini farklı ele almak gerektiği görülüyor. İlk iki devletin yaşadıkları süreçler devrilen liderlerin toplumlarının değişimini içlerine sinmese de zımnen kabul ettiklerini gösteriyor. Tunus Devlet Başkanı Ziyneldin Bin Ali ile Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in, ülkelerinin bir iç savaş tehlikesiyle karşılaşmasına yol açmadan sahneden çekildiklerini söylemek mümkün. Bununla beraber, Libya ve Suriye örneklerinde liderler çekilmeyi değil savaşmayı tercih ettiler. Libya'da Muammer Kaddafi bu tercihini canıyla ödedi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ise direnişini halen sürdürüyor."
CİHAN
<< Önceki Haber "Bu sürecin kaybedenlerinden biri Türkiye oldu" Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER