Bu kitap İş dünyasını karıştıracak

Halen danışmanlık firmasıyla şirketlere hamle yapma ve parlak fikirlilere projelerini hayata geçirme konusunda yol gösteren Tufan Darbaz, CEO olarak bu konuda kitap yazan ilk Türk oldu.

Bu kitap İş dünyasını karıştıracak

Uzun yıllar büyük şirketlere yön veren Tufan Darbaz hatıralarını yazan ilk Türk üst yönetici (CEO) oldu. Sabancı Holding'de 19 yıl görev yapan ve Doğan Holding'de 5 yıl CEO olarak çalışan Darbaz, yaşadıkları ilginç olayları kamuoyuyla paylaştı. Kitapta, taşıdığı rüşvetten, holdinglerin aile içi çatışmalarına varıncaya kadar 'yazmasa karanlıkta kalacak' birçok ilginç anektodu bulmak mümkün. Sabancı Holding ve Doğan Yayın Holding'de uzun yıllar koordinatör ve CEO olarak görev yapan Tufan Darbaz, yaşadığı kritik olayları kamuoyuyla paylaştı. Darbaz, Uzan Grubu ile gazete ve televizyonları üzerinden kavga ettikleri dönemde Tuncay Özkan'ın, Aydın Doğan'a, "Uzan'ın peşine eski iki MİT'çi takayım" dediğini açıkladı. 2001 krizinde Erol Sabancı'nın "Dolar 1500 TL olursa Akbank'ın anahtarlarını devlete veririz." dediğini kaydetti. Gökkafes olarak bilinen otelin finans sorumlusu 'birader'in otelin satın alınması esnasında kendini aldatması ve mason locasının başına geçecek 'üstad'ın çıkar hırsını görmesi, Darbaz'ı masonluktan istifa ettirdi. Darbaz'a göre Aydın Doğan 60 milyon dolar batırdığı Arat Tekstil'i almaya tavla oynarken karar vermişti. Bugün Formula 1 yarış pistine komşu İstanbul Akfırat'ta dış kredi ile çiftlik adı altında arazileri kapatırken, kapalı zarf içinde Ankara'daki bir bürokrata rüşvet çeki götürdüğünü açıkladı. Yine Sabancı Holding'de otomatik sunum merkezi kurduk diye sevinirken, emekli astsubayın perde arkasına insan yerleştirip sözde otomatik sistemi elle kumanda ettirdiğini görünce gözlerine inanamadıklarını belirten Darbaz, olay ortaya çıkınca sistemi kuran idarecinin işine anında son verdiklerini vurguladı. Darbaz, CEO olacaklara yol göstermek ve iz bırakmak için yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştığını kaydetti. Bir Türk CEO'nun yazdığı ilk eser olan 'CEO'luğa Uzanan Yol' isimli kitabında Darbaz, Sabancı ve Doğan Holding'de tepe noktalarda görev yaparken yaşadığı sırları yazdı. Zaman'ın sorularını cevaplayan Tufan Darbaz, "Kitapla ilgili doğrudan kimse bana bir şey diyemez, ama rahatsız olanlar dolaylı yoldan tepkilerini ulaştırıyor." dedi. Darbaz, suikasta kurban giden Özdemir Sabancı suikastıyla ilgili bir ayrıntıyı da gazetemize açıkladı: "Suikast anında, yan odada bütün Sabancı kardeşler toplantı halindeydi. Tetikçiler yan odaya girselerdi asıl vahamet o zaman olurdu." Tuncay Özkan, Uzan'ın peşine MİT'çi takmak istedi Darbaz'ın anekdotlarından bazıları şöyle: "Doğan Holding'de işe başlar başlamaz kendimi Uzanlar'la yapılan kavganın ortasında buldum. Uzanlar'la savaşın en hararetli olduğu günlerdi. Aydın Bey (Doğan), sahibi olduğu gazete ve televizyonların yayın yönetmenlerini ve beni yanına alarak Milliyet Gazetesi binasında geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Bu dönemde ne yapılması, nasıl davranılması gerektiği konusunda herkesi büyük bir sabırla dinledi. Gazetecilerin genlerinde mi var bilemiyorum, ama beyan edilen fikirlerin birçoğu çözüm yerine kavgayı daha da körükleyecek nitelikteydi. Toplantı bitip herkes dağılırken Tuncay Özkan en geride kaldı. Aydın Bey'e bir konu iletmek istediğini söyledi ve bana da 'dışarı çıkar mısın' gibi bir bakış attı. Aydın Bey bunu fark edince "Tufan'ın durmasında bir mahzur yok, ne diyeceksen söyle." dedi. Bunun üzerine Tuncay Özkan, "Patron müsaade et bu adamların peşine iki tane eski MİT mensubu takayım. Aldıkları nefesi bile öğrenir onlardan önce biz vururuz." dedi. Aydın Bey biraz düşünür gibi yaptı ve "Tuncay bu teklifi ne sen yapmış ol ne de ben duymuş olayım. Zira benim o taraklarda bezim olmaz." dedi. Tuncay Özkan odayı terk ettiği zaman bana döndü. "Oğlum gazetecilere ve televizyonculara güven olmaz. Onlar bugün senin yanındadırlar yarın rakibin. Bu tür şeyleri hemen senin aleyhine kullanırlar." dedi. O dönemde Tuncay Özkan her fırsatta Aydın Bey'i babası gibi gördüğünü ve ona sonsuz bir sadakatle bağlı olduğunu söylüyordu. O konuşmanın üzerinden daha iki hafta bile geçmeden Tuncay Özkan, Akşam Grubu'na transfer oldu. KİTAPTAN ANEKDOTLAR: Sabancı'nın 'Akbank'ın anahtarını devlete veririz' dediği gün 2001 yılı Şubat ayından itibaren Türk ekonomisi tarihinin en büyük finansal krizi ile karşı karşıya kaldı. Bankalar arka arkaya batmaya başladı, dolar 600 TL seviyelerinden 1300 TL'ye fırladı. Bir yandan gecelik faizler 17000'lere kadar ulaştı. Açık pozisyon taşıyan herkes 'ne zaman sıra bize gelecek?' diye düşünüyordu. Bir icra komitesi toplantısı sabahında Erol (Sabancı) Bey sapsarı bir yüzle toplantı salonuna girdi ve "Beyler dolar 1500 TL olursa Akbank'ın anahtarlarını devlete veririz." dedi. Ortalığı bir anda ölüm sessizliği kapladı. Sabancı Kuleleri 9 şiddetinde bir depremle sarsılıyor gibiydi. Tam bir hesap adamı olan Erol Bey bu hesabı yaparken aile serveti de dahil tüm kaynakları hesaplayarak yapmış olmalıydı. Dolar 1500 TL'yi görmediği için Akbank'ın anahtarı devlete verilmedi. Tavlada alınan şirket ve batan 60 milyon dolar Bodrum'a gidip Aydın Bey'e (Doğan) Arat Tekstil'deki durumu bütün çıplaklığı ile anlattım ve bu işe girme kararını nasıl verdiğini sordum. Anlatmaya başladı: "Bir öğlen tavla oynuyordum. İmre (Barmenbek), Hasan Arat, Taylan Bilgel yanıma gelip 'patron bize 4 milyon dolar ver, sana yılda 70 milyon dolarlık iş yaratalım' dediler. Taylan iş sahibi olmak istiyordu. Hasan Arat işi kuran adamdı. İmre de fizibilite yaptırdığını söyledi, ben de tamam dedim." Aydın Bey'i bu işin içinden çıkarmak 60 milyon dolara mal oldu. Birader aldatınca masonluğa veda etti Taksim'de Seyhan Grubu'na ait yarım kalmış ve İstanbul'da epey tartışmalara sebep olmuş hatta bir bölümü de Nurettin Sözen'in zamanında yıkılmış olan binayı satın almak üzere mal sahibi ile görüşmelere başlamış ve el sıkışmıştık. Binanın sahibi olan saygıdeğer hanımefendinin mali müşavirliğini (mason) locamız mensuplarından bir kardeşimiz yapıyordu. Tapu dairesine satış işlemi yapmaya gideceğimiz gün oyun dışı kaldık. Bizimle anlaşma imzalamış olmalarına rağmen dönüp binayı diğer tarafa satmışlardı. Ahlak üzerine kurulmuş bir öğretide biraderim bana ahlakın çok da önemli olmadığını göstermişti. Masonluktan istifamda bu olay ikinci işaret fişeği oldu. zaman
<< Önceki Haber Bu kitap İş dünyasını karıştıracak Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER