Günay: Medyanın susturulduğu bir ülkede özgür düşünce olmaz


Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İpek Medya Grubu'na yapılan baskınlara tepki gösterdi. Günay, "Medyanın susturulduğu bir ülkede demokrasi olmaz, özgür düşünme olmaz. Düşünce, ifade edildiği zaman anlam taşır. Özgür medya, düşünce ifadesinin güvencesidir." dedi.

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İpek Medya Grubu'na yapılan baskılar ile ilgili Cihan Haber Ajansı (CİHAN) muhabirine açıklamalarda bulundu. Günay, bir süredir Türkiye'de her gün felaket, baskı, hukuksuzluk haberiyle yeni güne başlanıldığını vurguladı. Bir süredir, zaten sosyal medyada çeşitli sermaye gruplarına çeşitli iş alanlarına ya da aydınlara yeni bir operasyon yapılacağı böylece gündemin saptırılacağı, Türkiye'nin gerçek konularının unutturulacağı konusunda haberler olduğuna dikkat çekti. Günay, "Artık bu saatten sonra iktidar bu akılsızlıkları yapmaz, 7 Haziran'da gördüğümüz gibi 'çok da karlı çıkmadı' diye iyimser yorum vardı. Ama maalesef akılsız tavır şu anda sergilenmiş gibi gözüküyor. İpek Grubu yazılı, hukuk kurallarına en fazla dikkat eden Bugün Gazetesi, Kanaltürk bütün bunlar toplumun farklı kesimlerini düşüncelerini ifade etmesi imkanlarını sağlayan az sayıda düşünce özgürlüğü için güvence sağlayan organlardan biriydi, bunlar kuşatılmaya çalışılıyor. Hukuken bir şey çıkacağına ihtimal vermiyorum." diye konuştu.

Hukuken bir sonuç çıkmayacağına vurgu yapan Günay, hukuken bir sonuç çıkmayacak nice olay yaşandığının altını çizdi. Günay, "Bir karabasan halinde aylardır, devam edip geliyor. Bu çaresizliğin çırpınması, çaresizliğin can çekişmesi öyle bir olay gözüküyor. Bugün buraya yapılan bu haksız işlem eğer tepkiyi almazsa toplumdan yarın Taraf Gazetesi'ne, Sözcü Gazetesi'ne, Cumhuriyet Gazetesi'ne, hepsine gidebilir. Dünyada baskı rejimleri böyle yerleşiyorlar." ifadelerinde bulundu.

Hukuku savunmaya çalıştıklarını belirten Günay, İpek Medya grubu ile özel anlamda hiçbir yakınlıklarının olmadığını söyledi. Günay, şunları kaydetti: "Medyanın susturulduğu bir ülkede demokrasi olmaz, özgür düşünme olmaz. Düşünce ifade edildiği zaman anlam taşır. Özgür medya, düşünce ifadesinin güvencesidir. O yüzden Türkiye'de düşünce özgürlüğünü savunmak için giderek düşünce özgürlüğü ve demokrasinin kurulacağı için hukuk devletinin çökmemesi için buradayız."

Bir darbe teşebbüsü var düşüncesiyle darbenin karşısında ve demokrasinin yanında durmak için AK Parti'ye katıldıklarını aktaran Günay, "Bugün de aynı inanç ve kararlılıkta darbenin karşısında durmak için buradayız. Haksızlığa uğrayan herkesin yanındayız. Böyle yapmamız gerekiyor. Çünkü vatan biraz da cesur insanların üzerinde durabilir." dedi.

BASKINLARIN 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ'NDE YAPILMASI TALİHSİZLİKTİR

İpek Medya Grubu'na yapılan baskının 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde yapılmasının ayrı bir talihsizlik olduğunu belirten Günay, konuşmasına şöyle devam etti: "Adli yıl açılış törenleri de var. Erdoğan'ın yakından çevresinden bazı arkadaşlarımızın sabahtan tıpkı bu olaylardan haberim olmadan barışın ancak adaletle mümkün olacağını yazmam gibi onlarında yerin göğün adalet üzerinde durduğunu yazmışlar. Ne kadar garip bir ortamdayız. Adaleti, barışı telaffuz ediyoruz. Barışı bozacak olan bir takım sabotaj eylemleriyle bir süreci yaşıyoruz. Çünkü barış baskıyla olmaz, barış toplumun farklı kesimlerini susturmakla olmaz, barış insanların özgür düşüncesini yasaklamaya çalışmakla olmaz. Barış ancak adalet içinde kamu yönetimini herkesi şeffaf ve tarafsız davranmasıyla bir anlamda hukuk önünde eşitlik anlayışının herkesin izanında bilincinde yer almasıyla sağlanabilir. Tamamen barışı zedeleyecek. Olan hukuksuzluklarla barışı zedeleyecek olan toplumsal huzuru bozacak olan eylemler yapıyorlar."

GALİBA BİRİLERİ HUZURDAN DEĞİL, HUSURSUZLKTAN MEDET UMUYOR

"Galiba birileri huzurdan değil, huzursuzluktan medet umuyor. Galiba birileri barıştan değil savaştan medet umuyor ama bu akılsız bir yoldur." diyen Günay, Türkiye'de 60-70-80 yıllarında buna benzer badirelerin yaşadığını söyledi. Bunu yapanların hayırlı bir sona vesile olmadıklarını dile getiren Günay, Türkiye'nin bu kez akıl yoluyla bu badireden çıkmasını istedi. Günay, "Türkiye'nin güvenlik güçleriyle, ordusuyla, medyasıyla, aydınlık düşüncesiyle, bürokrasisiyle bütün kurucu unsurlarıyla bu kadar mücadele ederseniz bir gün gök kubbe başınıza yıkılır. Korkum o dur ki sizin başınıza yıkılırsa toplum da bunun bedelini öder. Bence hiçbirimizin başına yıkılmadan devleti ayakta tutan adalettir. Adaleti barışı hukuku yeniden yükseltmeye çalışalım." ifadelerini kullandı.

DAVUTOĞLU'NA SÖYLEDİĞİ SÖZÜN ARKASINDA DURABİLECEĞİ BİR DİRAYET DİLİYORUM

Günay, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'Medyaya kimse operasyon yapamaz, garantisi benim' sözleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Günay, şöyle konuştu: "Başbakan ne yazık ki bu geçici başbakanlık sürecinde kendisini çok yıpratan kendisini toplumda şimdiye kadar yaratmış olduğu imajı ve umutları çok yıpratan bir süreç yaşıyor. Ona da esenlik diliyorum. Söylediği sözün arkasında durabileceği bir dirayet diliyorum. Söylediği sözden, yarın sıkıntı duyacağı bir pozisyondan kurtulma konusunda Allah kendisine yardım etsin." CİHAN
<< Önceki Haber Günay: Medyanın susturulduğu bir ülkede özgür düşünce... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER