Çatlı'yı tanımadı Şahin'i övdü

Susurluk Davası'nda hakim karşısına çıkan Ağar, Abdullah Çatlı'yı tanımadığını, kendisine silah ruhsatı vermediğini savundu.

Çatlı'yı tanımadı Şahin'i övdü

Evinde suikast planları ve cephane krokileri çıkan İbrahim Şahin'i ise 'Yararlı işler yaptı.' diyerek övdü. Ağar'a mahkemeye gelişi sırasında Korkut Eken eşlik etti.

AĞAR'IN MAHKEMEYE GELİŞİ SIRASINDA ARBEDE YAŞANDI

Eski Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar, milletvekili seçilemeyip dokunulmazlığının kalkması üzerine Susurluk Davası'nda 12 yıl sonra hakim karşısına çıktı. Ağar, terör ve organize suçlarla ilgili davalara bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya daha önce Susurluk Davası'nda 6 yıl ceza alan Korkut Eken'le birlikte geldi. Emniyet genel müdürü olduğu dönemde, 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu' gerekçesiyle yargılanan Ağar, duruşmada ilginç açıklamalarda bulundu. Susurluk'taki kazada hayatını kaybeden Abdullah Çatlı'ya ait bazı kimliklerde Ağar'ın imzasının olduğu, kendisine yeşil pasaport verilmesini sağladığı iddiaları dile getirilmişti. Ancak Ağar, Çatlı'yı sadece basındaki haberlerden tanıdığını ileri sürdü. Susurluk'ta ortaya çıkan ruhsatsız silahlar konusunda bilgisinin olmadığını, Çatlı ve Yaşar Öz'e silah ruhsatı vermediğini söyledi. Tarık Ümit ve Yaşar Öz'ü muhbir olarak kullandığını, PKK'nın insan ticareti konusunda Öz'den bilgi aldığını savundu. Ağar, Ergenekon soruşturması sırasında tutuklanan ve evinde suikast planları, cephane krokileri çıkan eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile Korkut Eken'i ise övdü: "Bu isimler terörle mücadelede yararlı işler yaptı." Savunmasında hukuk ve kanunlar çerçevesinde hizmet ettiğini anlatan Ağar, "Bugünkü şartlar ile o günkü şartlar arasında Himalaya Dağları kadar fark var." ifadesini kullandı. Görevleri sırasında bilmeyerek hizmet kusurları olabileceğini söylerken, "Elbette insanız, hatalarımız olabilir ama bu iddiaları şiddetle reddediyorum." dedi. Dava 13 Mayıs 2009'a ertelendi. Ancak 'vareste' tutulduğu için Ağar bundan sonraki duruşmalara katılmayacak. Mehmet Ağar'ın, Susurluk Davası kapsamında emniyet genel müdürü olduğu dönemle ilgili, 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu' gerekçesiyle yargılanmasına 12 yılın ardından başlandı. Susurluk kazasının kilit isimlerinden olduğu ileri sürülen Ağar, duruşmada hakkındaki suçlamaları reddetti. Savunmasında, milletvekilliği yaparken aleyhindeki iddialar gündeme geldiğinde, dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunduğunu anlattı. Değişik görevleri sırasında 'devlete ve millete hukuk ve sadakatle hizmet ettiğini' söyledi. "Bugünkü şartlarla o günkü şartlar arasında Himalaya Dağları kadar fark var." ifadelerini kullandı. Hayatının suçlu ve suçluyla mücadeleyle geçtiğini, suç işlemek için örgüt kurduğu iddiasını kabul etmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Görevini hukuk ve kanunlar çerçevesinde yürüttüğünü aktardı. Suç örgütlerine karşı mücadelesi nedeniyle 'Türkiye'nin en önemli üç hedefinden biri' olduğunu söyledi. Ağar, mahkeme heyetinin sorusu üzerine, Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Abdullah Çatlı'nın ismini, Emniyet teşkilatında görev yapması sebebiyle duyduğunu, ancak tanımadığını kaydetti. Ağar, Susurluk kazası sonrasında ele geçen silah ve mermilerle ilgili bilgisinin ve talimatının olmadığını savundu. Çatlı ve Yaşar Öz'e silah ruhsatı verdiği iddialarını yalanladı. Çatlı ve Öz'e verilen silah taşıma ruhsatlarında emniyet genel müdürü olarak imzasının bulunduğu hatırlatılan Ağar, "Hepsi sahte evraklardır. Bunu bekçi bile görse yırtar atar." diye konuştu. Susurluk kazası sonrası gündeme gelen kayıp silahlar konusunda bilgisinin olmadığını ifade eden Mehmet Ağar, "Depolardaki silahları benim takip etmem mümkün değil." dedi. Yaşar Öz'den PKK'nın insan ticareti konusunda bilgi aldığını ifade etti. Evinde cephanelik krokileri ele geçirilen ve suikast timinin başındaki isim olmakla suçlanan eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile Korkut Eken'in, terörle mücadelede yararlı işler yaptıklarını savundu. Ağar, "Korkut Eken, başbakan (Tansu Çiller) onayıyla görev yaptı. Tarık Ümit ve Yaşar Öz'ü muhbir olarak kullandık." ifadelerini kullandı. Susurluk kazasında ölen Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ'ın Sedat Bucak'ın arkadaşı olması sebebiyle aşiretinin koruculuğu kabul etmesini sağladığına işaret etti. Bucak aşiretinin ise PKK'ya karşı mücadele ettiğini söyledi. Duruşma 13 Mayıs 2009'a ertelendi. Ağar, vareste tutulduğu için duruşmalara katılmayacak. Duruşma öncesinde çok sayıda sivil toplum örgütü ile bazı parti ve dernekler ortak bir açıklama yaptı. İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu'nun okuduğu açıklamada, Ağar'ın, derin devlet örgütlenmesinin önemli aktörlerinden biri olduğu belirtilerek, "Ağar, hesap vermelidir. Bunun için Ergenekon sürecine dahil edilmelidir." denildi. 'Ağar da otomobilde olacaktı' Susurluk'ta 3 Kasım 1996'da meydana gelen kazada, aynı araçta bulunan Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah Çatlı ile kız arkadaşı Gonca Us hayatını kaybetmiş, DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak ise ağır yaralanmıştı. Tuncay Güney, 2001'de emniyette verdiği ifadede Susurluk kazasıyla ilgili olarak Veli Küçük'ün, "Mehmet Ağar da ölecekti biliyorsun. Hep beraber gitmeleri gerekiyordu. Bizimkiler arkadaki arabadaydılar. Allah'tan o çantayı Drej Ali (Ali Yasak) aldı." dediğini öne sürüyordu. Savunmasının satır başları Çatlı ve Yaşar Öz'e silah ruhsatı vermedim. İbrahim Şahin, terörle mücadelede yararlı işler yapmıştır. Korkut Eken, başbakan (Tansu Çiller) onayıyla görev yaptı. Tarık Ümit ve Yaşar Öz'ü muhbir olarak kullandık. Susurluk'taki ruhsatsız silahlar konusunda bilgim yok.
<< Önceki Haber Çatlı'yı tanımadı Şahin'i övdü Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER