Cumhuriyet savcısından acı yorum

Cumhuriyet savcılarından Mehmet Yüzgeç “Ülkemizde hukuk maalesef bu kararla büyük bir yara almıştır."

Cumhuriyet savcısından acı yorum

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesince görevden uzaklaştırılan cumhuriyet savcılarından Mehmet Yüzgeç, hakkında verilen kararla ilgili, “Ülkemizde hukuk maalesef bu kararla büyük bir yara almıştır. Böyle bir karardan sonra Cumhuriyet savcıları tarafından nasıl bağımsızlık ve güven endişesi duymadan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları yapmaları beklenebilecektir.” dedi. Savcı Yüzgeç, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki genel müdürler, daire başkanları, il müdür ve müdür yardımcıları, şube müdürleri ve özel şehir plancıları ile diğer bir kısım resmi kişi ve unsurlardan oluşan bir yapının devletten ihale kazanan inşaat şirketlerinin yapmış oldukları imar usulsüzlüklerine göz yumduklarını dile getirerek detaylı bilgiler verdi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı iken 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ardından geçen haziran ayında HSYK Birinci Dairesi'nin 2014 yılı yaz kararnamesi ile Kahramanmaraş'a atanan Mehmet Yüzgeç, HSYK’nın hakkında verdiği açığa alınma kararını yazılı bir açıklama yaparak değerlendirdi.

'DOSYANIN KAPATILMASININ TAKTİRİNİ KAMUOYUNA BIRAKIYORUM'

Her hukuk devletinde yolsuzluk soruşturmalarının yargı erkinin nüfuz ve itibarını arttıran bir husus olarak görüldüğünü kaydeden Yüzgeç, şunları ifade etti: “Henüz tarafıma veya avukatlarıma yapılmış resmi bir tebligat bulunmamakla birlikte basına yansıyan haberlerden hakkımda yürütülen disiplin soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi tarafından oy çokluğuyla tedbir olarak görevden uzaklaştırılmama karar verildiğini öğrenmiş bulunmaktayım. Bu gün de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi tarafından göreve devam etmem hakkımdaki soruşturmanın selametine yahut yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceği kanaatine varılmış olacak ki; zira 2802 sayılı Kanunun 77. maddesi uyarınca ancak bu halde bu karar verilebilir, tedbiren görevden uzaklaştırılmama karar verildi. Her hukuk devletinde yolsuzluk soruşturmaları yargı erkinin nüfuz ve itibarını artıran bir husus olarak görülürken böyle bir soruşturmanın savcısı olduğum için göreve devam etmemin yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceği kanaatine varılarak ve başka bir ile tayin edildiğim ve hakkımdaki soruşturmanın selametine tesir edebilecek hiçbir gücüm olmadığı halde ve dahi soruşturmanın başlamasının üzerinden uzun süre geçmesine rağmen böyle bir karar verilmiş olmasının takdirini ve dosyanın elimden alındığı süreç sonunda dosya kapsamına takipsizlik kararı verilerek dosyanın kapatılmasının taktirini kamuoyuna bırakıyorum.”

'İMAR YOLSUZLUKLARINI SORUŞTURDUĞUM İÇİN SORUŞTURMAYA UĞRADIM'

İstanbul Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde imar yolsuzlukları ile ilgili yürüttüğü soruşturma nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açıldığını anımsatan Yüzgeç, “Hakkımda disiplin soruşturması yapılmasının nedeni İstanbul Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığım dönemde imar yolsuzlukları ile ilgili yürüttüğüm 2012/125043 sayılı bir suç soruşturması ile ilgilidir. Kamuoyunda 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması olarak bilinen soruşturmalardan birini teşkil eden bu soruşturma; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki genel müdürler, daire başkanları, il müdür ve müdür yardımcıları, şube müdürleri ve özel şehir plancıları ile diğer bir kısım resmi kişi ve unsurlardan oluşan bir yapının devletten ihale kazanan inşaat şirketlerinin yapmış oldukları imar usulsüzlüklerine göz yumdukları, söz konusu şirketlere ait arazilerin imar planlarını, kanunlara, planlama ilkelerine aykırı olarak şahısların istedikleri doğrultuda değiştirdikleri, bu şekilde doğal ve kültürel sit alanlarının, koruluk ve yeşil alanların, Boğaziçi bölgesinde özel kanunlarla koruma altına alınan alanların mevzuata aykırı olarak imara açıldığı, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname hükümlerden yararlanarak imar planlama yetkisini Bakanlık uhdesine aldırıp yapı içerisinde yer alan kamu görevlileri vasıtasıyla istedikleri şekilde imar planları hazırladıkları, imar planlarını değiştirme aşamasında Kültür Varlıkları ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna müdahale ettikleri, kurul üyelerini baskı altına aldıkları, yönlendirdikleri veya rüşvet vererek imar dosyalarının onaylanmasını sağladıkları, bazı eylemlerde ise bu amaçla gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri, ayrıca müdahale ettikleri projelerin Bakanlık dışındaki diğer kamu kurumlarındaki işlemleri sırasında da yapılan usulsüzlüklere göz yumulması için bazı kamu görevlilerine rüşvet verildiği, bu şekilde birçok imar planı ile ilgili olarak Belediyeler, Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulları tarafından önceden verilmiş ret kararları ile mahkeme kararları bulunmasına rağmen, söz konusu yapının reddedilen planlara göre daha imtiyazlı planları onaylattıkları, bu faaliyetler kapsamında; rüşvet almak, vermek, nüfuz ticareti, resmi ve özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak, imar kirliliği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçlarını işledikleri iddiaları ile ilgilidir. Halen bu iddialar kapsamında eski bir bakanımızla ilgili TBMM tarafından Meclis Soruşturması yürütülmektedir.” ifadelerine yer verdi.

'GÖREVLERİNİ YAPARKEN GÜÇ SAHİPLERİNİN ALEYHİNE HUKUKUN GEREĞİNİ YAPMAK ZORUNDA KALAN TÜM MESLEKTAŞLARIMA CESARET VE KOLAYLIK DİLİYORUM'

Gizli olması gereken HSYK kararının henüz tarafına bildirilmeden basın kuruluşlarına sızıdırılmasını manidar bulduğunu ifade eden Savcı Yüzgeç, haklarını hukuk çerçevesinde ulusal ve uluslararası yargı mercilerinde arayacağını belirtti.

‘Hak yerini elbet bulacaktır’ diyen Yüzgeç şunları kaydetti: “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun gizli olması gereken soruşturma kararının henüz işlemin muhatabı olan şahsımdan bile önce basına ve medyaya sızdırılması da manidardır. Yaşadığım tüm bu hukuksuzluklarla ilgili hukuk içerisinde ulusal ve uluslararası yargı mercileri önlerinde gerekli tüm haklarımı kullanacağım. Adaletin mutlak tecellisine olan inancımla görevlerini yaparken güç sahiplerinin aleyhine hukukun gereğini yapmak zorunda kalan tüm meslektaşlarıma cesaret ve kolaylık diliyorum. Toplum vicdanı ve zaman içerisinde tecelli edecek adaletin doğru olanı aklayacağı günlere bir an önce ulaşmayı diliyor, bu süreçte benle birlikte yıpranan, yıpratılan ancak tüm destekleri ile arkamda duran çocuklarım, eşim ve tüm meslektaşlarıma atfen; tüm samimiyetimle İnanıyorum ki; hak yerini elbet bulacaktır diyor, yaşanan süreci hak ve hukuklarını koruma görevimin bulunduğu yüce Türk Milletinin taktirine saygılarımla sunuyorum."

CİHAN
<< Önceki Haber Cumhuriyet savcısından acı yorum Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER