Galeri baskınının sebebi içki değil

İstanbul Tophane'de yer alan beş sanat galerisi önceki gün topluca bir sezon açılışı yaptı. Uzun bir yaz suskunluğunun ardından bir araya gelen sanat dünyasını, talihsiz ve üzücü bir olay bekliyordu.

Galeri baskınının sebebi içki değil

Kimlikleri, neye hizmet ettikleri henüz bilinmeyen öfkeli bir kalabalık önce galerilerin camlarını kırdı, sonra da sergiye gelenleri yumrukladı. Büyük bir arbedenin yaşandığı Boğazkesen Caddesi'nde Outlet Sanat Galerisi ve Galeri Non'a gelen kalabalık, yaklaşık 15-20 dakika boyunca biber gazı sıkarak, taş attı. Olayda yaralananlar oldu, sanat galerileri hasar gördü. Polis olaydan sonra pek çok kişiyi göz altına aldı. Tophane'de yaşananlar ile ilgili galeri yöneticileri ve sanatçılar dün bir açıklama yaptı. Grup adına yazılı bildiriyi sanatçı Nazım Dikbaş okudu. Galeri sahipleri kendilerine yapılan saldırının internet üzerinden örgütlü ve sistematik bir saldırı olduğunu öne sürdü. Dikbaş, "Biz Tophane'deki kültürel çeşitliliğin bir parçasıyız. Bu saldırı Tophane ahalisine mal edilemez." dedi. Dikbaş, saldırılarla ilgili haberlerde içkinin ön plana çıkarılmasının ise kendileri tarafından yapılmadığını söyledi. Tophane'de bir grubun sanat galerilerinin çalışmalarını engellemeye yönelik eylemler yaptığını iddia eden Dikbaş, bu yapılanmanın internet üzerinden mahalledeki mekânları kullanarak örgütlendiğini söyledi. Mahalle sakinleri sergi açılışlarında sokakta içki içilmesinden rahatsızlıklarını dile getirirken bunun doğrudan ilgisinin olmadığını söylüyor. Arbedede camları kırılan Galeri Outlet'in sahibi Azra Tüzünoğlu ise semt sakinlerinin dediği gibi tesettürlü bayanlara sataşmanın söz konusu olmadığını öne sürerek şöyle devam etti: "Mahalleli ile bir sorunumuz yok. Olayın arkasındaki nedenlerden biri Sulukule'de ve Balat'ta yaşanan kentsel dönüşümlerin burada da yapılacağı. Sanat galerilerinin de Galataport projesinin içinde olduğumuzu düşünüyorlar. En temeldeki sorun ise soylulaşma. Biz de orada kiracıyız, eğer Galataport gerçekleşirse biz de nasibimizi alacağız. Muhafazakâr bir yerde olduğumuzu biliyorduk. Böyle bir örgütlü şiddet beklemiyorduk." Galeri yöneticisi Osman Kavala ise Tophane halkı ile bir sorunlarının olmadığını söyledi. GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILDI Basın toplantısında pek çok soru hava kaldı. Zira genç galeri yöneticileri bu saldırının nedeni ve kimin yaptığına dair sorulara cevap vermedi. Mahalle baskısı, içki içilmesi, serginin içeriği, Tophane'nin sahip olduğu kimlik, kaç yaralının olduğu, saldıranların kim oldukları vs. pek çok konu cevapsız kaldı. Bu arada bu beş sanat galerisinin açma ruhsatlarının bulunmadığı söyleniyor. Ayrıca mal sahiplerinin mukavelelerinde galericileri etkinliklerinde dışarıya taşmamaları konusunda uyardıkları öne sürülüyor. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da gözaltındakilerin verdikleri ifadeler çerçevesinde, olayın yaya trafiğinin aksamasından vuku bulan bir tartışma niteliğinde olduğunun gözüktüğünü, olayı içki konusuna bağlamamak gerektiğini söyledi. Dün Tophane'de çıkan olaylara karıştıkları iddiasıyla 7 kişi dün gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Beyoğlu Adliyesine sevk edilen sanıklar Cumhuriyet savcısı tarafından sorgulandı. Bu kişiler, savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Bu arada, olayda mağdur olduklarını belirten ve adliyeye gelen kişilerin, bu 7 kişiyi teşhis edemedikleri öğrenildi. "Empatiyi elden bırakmamak gerekiyor" Ayşegül Sönmez (Sanat eleştirmeni, akademisyen): Tophanelinin sabrı, sokağa taşan içkili ve genç kalabalıkla mı birikti? Sanat galerilerinin açılmasıyla giderek değerlenmesiyle mi nezihleşmesiyle mi? Bu saldırıyı kim yaptı? Tophaneli mi? Tophaneli sergilerdeki içerikle mi tahrik olup saldırı düzenledi? Bütün bu soruların yanıtlarını vermeden önce uzun uzun düşünmeliyiz. Sabırla yanıtlamalıyız her birini. Acele etmeden ve ajite olmadan... Empatiyi elden bırakmamak gerekiyor. Bu korkutucu, hem örgütlü hem dağınık ve kesinlikle delikanlı olmayan kalleşçe saldırının ardında yatan nedenler üzerine kafa yormalıyız. Sergilerdeki fikirler yaralayarak da olsa sokağa inmeli elbette... Lakin bu olay bunun bir örneği mi? Yoksa sergilerdeki fikirlerin sokağa inmeden masaların üzerinde yapılan derin tezgâhların tetikçilere servis edilmek üzere nesneleri mi? Bunu iyi okumak gerekiyor çünkü hep aynı filmi seyrediyoruz. Kumbaracıbaşı'nda, İdil Biret konserinde de aynı sanata duyarlı kalabalık olay çıkarmış olay çıkartsın istenmiş olmadı mı? Sanat dünyasının bütün imge ve düşünce üreticilerini daha çok empatiye çağırmak istiyorum. "Buradaki insanlara kendimizi anlatamadık" Nuran Terzioğlu (Galeri Apel'ın yöneticisi): Tophane'deki en eski galeri benim. 13 yıldır buradayım. Burada açtığımda pek çok kimse yadırgadı. Bize dün bir saldırı olmadı. Ama hâlâ yeterince buradaki insanlara kendimizi doğru dürüst anlatabildiğimizi düşünmüyorum. Biraz da kendimize bazı şeyleri sormamız lazım. Sanat nedir, neyi sorguluyor? Aslında mahallenin aynı dertlerini de sanatçı paylaşıyor. Sanat bir ifade aracı. Biz bunu ne kadar paylaşıyoruz, iletişim kuruyoruz? Bunu düşünmemiz gerek. Bizim galeriye dün bir saldırı olmadı. Ders demeyelim, çünkü bu çok talihsiz bir durum ama bir şeylere vesile olacaktır. Özünde hepimiz insanız ve geçinme yollarını bulmak zorundayız. Her zaman yapıcı olmak lazım. Bunun yollarını aramamız gerekiyor. Kutuplaşmalara asla izin vermemeliyiz. Türkiye'de bazı şeylerin önü açılıyor. Bunları görmek gerek.
<< Önceki Haber Galeri baskınının sebebi içki değil Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER