Nasıl balçıkla güneş sıvanmaz terör yaftası da işe yaramaz

İngiltere’deki analizcilere göre, Erdoğan, Fethullah Gülen’in terörist olduğuna dünyayı inandıramaz.

Nasıl balçıkla güneş sıvanmaz terör yaftası da işe yaramaz

Bize yansıyan yönüyle bir senedir fakat sonradan ortaya çıkanlarla öğreniyoruz ki aslında çok daha öncesinden hayata geçirmeyi planladıkları Hizmet Hareketi'ni bitirme girişimleri sonuç vermeyince koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk ve kanunları ile oynayarak, onları hiçe sayarak, çocukları bile kandıramayacakları ancak yandaşların at gözlüğüyle ve emirle uygulayabileceği türden uyduruk, düzmece delil olarak iddia ettikleri 'taşhiye' gibi bir safsatayla demokrasi ve medyaya darbe operasyonunu gerçekleştiren Erdoğan ve hükümet dünyayı buna ikna etmeye çalışsa da; şimdilerde kendilerinin bile inanmadığı bir şey için kara kara dünyayı nasıl ikna edeceklerini düşünüyorlar. Konuyu dosya haber haline getiren Aksiyon dergisi demokrasinin beşiği olarak bilinen İngiltere ve dünyanın bakış açısını 'Dünya terörist yaftasını yutar mı sandınız!' başlığıyla okuyucularına aktardı. İşte derginin o haberi:
"İngiltere’deki bazı analizcilere göre, Erdoğan ağzıyla kuş tutsa Fethullah Gülen’in terörist olduğuna dünyayı inandıramaz. Çünkü Gülen diyalog, barış ve hoşgörü insanı olarak tüm dünyada kabul görmüş bir âlim.

Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyonu’na 14 Aralık’ta yapılan baskın ve yöneticilerin hukuksuz şekilde tutuklanması, tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi demokrasinin en iyi örneklerini temsil eden İngiltere’de de esefle kınandı. Dünyanın en büyük ve köklü gazeteci platformlarından biri olan İngiltere Ulusal Gazeteciler Birliği (NUJ), Türkiye’de ifade özgürlüğü ve medyaya yapılan operasyonu Londra’da başbakanlık binası önünde protesto etti. 38 bin üyeli NUJ temsilcisi Barry White, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve gazeteci haklarına yapılan haksızlığa ve uygulanan usulsüzlüklere karşı İngiltere hükümetine sessiz kalmaması için çağrıda bulundu. İngiliz basını, gazetecilerin gözaltına alınmasını, hükümetin yolsuzlukları örtbas etmek için düzenlediği hayalî bir operasyon ve ‘öç alma’ girişimi olarak değerlendirdi. Operasyonlardan sonra Fethullah Gülen Hocaefendi’ye ‘terörist’ yaftası yapıştırılarak yakalama kararının çıkartılması çabası ise İngiliz basınının en çok takip ettiği diğer haberlerdendi.

İngiliz analizciler, 17 Aralık’tan bu yana asıl hedefte Gülen’in olduğunu yazıyordu. Operasyonlardan hemen sonra Gülen’e tutuklama kararı çıkartılması için girişilen hummalı çalışma bunu doğruluyordu. The Guardian’ın bir ‘cult (kült)’ ya da ‘İslami Opus Dei’ olarak tanımladığı hareketin temsilcisi Gülen’in tutuklanması için terörist iftirası atılmıştı. Ertesi gün İngiliz Independent gazetesi, Gülen’in terör örgütü suçundan iadesinin istendiği haberiyle dikkat çekmişti. Haberde Hocaefendi’nin diyalog faaliyetleri için Papa John Paul II ile görüşmesi esnasında çekilen fotoğraf karesini seçmişti. İçerikte de Gülen’in 11 Eylül saldırılarından sonra terörü lanetleyen mesajının linkini koymuş ve terörle kararan İslam’ın çehresini diyalog faaliyetleriyle nasıl aydınlattığını satırlara işlemişti.

Bazı analizcilere göre, Erdoğan ağzıyla kuş tutsa Gülen’in terörist olduğuna dünyayı inandıramazdı. Gülen bir kere diyalog, barış ve hoşgörü insanı olarak dünyaya mal olmuş bir âlim. BBC’nin ses getiren röportajından sonra böyle büyük bir hareketin liderinin ne kadar mütevazı bir hayat sürdüğü de yeniden dikkat çekti.

Analizcilere göre, iktidar çoktan hırsın doruklarına tırmanmış durumda. İktidarın, yargı ve medya gibi bazı hassas birimlerinin maddi- manevi gücünü ‘paralel safsatası’ için harcaması akıl kârı görünmüyor. The Guardian yazarı Robert Ellis, eleştiri yapan muhalif basının, Erdoğan’ın seçim öncesi önünde bir engel teşkil ettiğini söylüyor.

Londra merkezli Türkiye Enstitüsü Direktörü Dr. Taptuk Emre Erkoç, Gülen’in iadesinin hukuki olarak mümkün olmadığını belirtiyor. Erkoç, “ABD’de yargı sistemi siyasi etkilere kapalı. Bunun yanı sıra, radikalleşme konusunda büyük sorunlar yaşayan bir ülkenin, Müslüman dünya içerisinde şiddeti çok net bir şekilde reddeden bir İslam âlimine IŞİD gibi tehlikelerin arttığı bir dönemde siyaseten de bir baskı kuracağını düşünmüyorum. Türkiye’nin bu konudaki ısrarı, ülkeyi, kendi kontrolünde tutamadığı için muhaliflerin iadesini sürekli pazarlık masasına getiren otoriter Ortadoğu ülkeleri konumuna getirir.” diyor.

Öte yandan, gazeteciliğin onurunu yalan ve iftira haberlerle ayaklar altına alan iktidar medyası da buradan oldukça vahim görünen bir konu. Yalan haberleri, iftiraları ve henüz uygulamaya geçmeyen devletin resmî kararlarının yayımlanması konusundaki ivediliği de gözden kaçmıyor. 14 Aralık operasyonu kararlarının ardından TRT Haber, Hocaefendi için yakalama kararı çıktığını sitesinde ‘bombamanşet yapmıştı. Yabancı basın ‘acil’ kodu ile anında duyurdu. Ancak daha sonra haber asılsız olunca kepazelik de ortaya çıktı. TRT Haber, yalan haberin kaynağını, A Haber ve Sabah internet sitesi olarak göstermişti. Onlar da kaynak olarak TRT’yi göstermişti. Bu resim, BBC ve diğer İngiliz medyasında, mızrağı çuvala sığmayan iktidar medyasının kendi kendilerini rezil etmesine yetmişti."
<< Önceki Haber Nasıl balçıkla güneş sıvanmaz terör yaftası da işe... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER