Ortadoğu'nun 5 güçlü istihbaratçısı

Amerikan Foreign Policy dergisi, Ortadoğu'nun 5 güçlü istihbaratçını sayfalarına taşıdı.


Haberde Mısır, İsrail, İran, Suriye ve Suudi Arabistan istihbarat şeflerinin gücü ve ülkelerinin izlediği politikalarda ne kadar etkin oldukları belirtiliyor. Ömer Süleyman: Mısır Genel İstihbarat Servisi Şefi olan Süleyman, Mısır'ın İsrail ve Filistin arasındaki arabuluculuk faaliyetlerini neredeyse tek başına yürütüyor. İsmi Hüsnü Mübarek sonrası Mısır Devlet Başkanlığı için de geçen Süleyman (74) ülkedeki İslami akımların bastırılmasında önemli roller oynadı. Etiyopya gezisi sırasında Mübarek'in zırhlı aracının da bu ülkeye götürülmesini önererek, Mübarek'in düzenlenen suikasttan kurtulmasını sağlayan Süleyman, halen Batılı ülkeler nezdinde en muteber Ortadoğulu istihbaratçılar arasında yer alıyor. İsrail gazetesi Haaretz'e açıklama yapan bir İsrailli istihbaratçıya göre, Süleyman'ın en büyük özelliği rejime ve Mübarek'e olan bağlılığı. Meir Dagan: İsrail istihbaratı Mossad'ın şefi Dagan'ın hayatı daha çok askeri alanda geçiyor. 1967 Arap-İsrail ve 1982 Lübnan savaşlarında önemli roller aldı. Eski başbakanlardan Ariel Şaron'a yakınlığı ona 2002 yılında Mossad şefliğine giden yolu açtı. İddialara göre Şaron onu bu göreve getirirken, "bıçağın dişleri arasında olan bir istihbarata ihtiyaç duyduğunu" telkin etmiş. Özellikle İran'a karşı yürütülen medya savaşlarında önemli bir rol oynayan Dagan, İsrail'in her an İran'ı vurabileceği mesajları yayarak caydırıcı bir politika izlemeye çalışıyor. Mossad'ın daha aktif bir örgüt haline gelmesinde önemli rol oynadığı öne sürülen Dagan'ın Hizbullah askeri liderlerinden İmad Muğniye'nin Şam'da öldürülmesinde ve Suriye'deki nükleer tesislere 2007 yılında saldırı düzenlenmesinde kilit rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle İran'la ilgili politikaların belirlenmesinde önemli bir isim olduğu için Dagan'ın İsrail dış politikasına damga vuran en önemli kişi olduğu ifade ediliyor. Kasım Süleymani: İran Devrim Muhafızları'nın dış kolu Kudüs Gücü Komutanı olan Süleymani, Irak, Afganistan, Lübnan, Orta Asya başta olmak üzere İran'ın bölgesel müttefikleri ve yandaşlarının desteklenmesinde kilit rol oynuyor. İran-Irak Savaşı sırasında gösterdiği başarılardan dolayı dönemin Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani tarafından keşfedilmiş ve önemli görevlere getirilmiş, 2000 yılında da mevcut göreve atanmış. Iraklı Şii gruplara silah getirirken yakalanan Kudüs Gücü mensuplarından dolayı ABD tarafından 2007 yılında teröre destek verenler listesine alınan Süleymani, Iraklı Şii militanlarla Irak hükümeti arasındaki çatışmaların sona erdirilmesinde önemli bir rol oynamasından dolayı Iraklı Şiiler tarafından sevilen bir isim. Hem İran'daki güç merkezlerine yakınlığı ve hem de İran'ın bölge stratejilerinin geliştirilmesinde aldığı önemli rollerden dolayı İran dış politikasına damgasını vuran kişilerden biri olarak kabul edilen Süleymani'nin daha da önemli pozisyonlara gelebileceği öne sürülüyor. Asıf Şevket: Suriye eski askeri istihbarat şefi, şimdiki Genelkurmay Başkan Yardımcısı. Başarısı büyük ölçüde Hafız Esad'ın kızı Büşra ile olan evliliğine bağlı olduğu öne sürülen Şevket, Şbat 2005'e askeri istihbarat şefi olarak atandı. Göreve getirildiği ay, Lübnan eski başbakanlarından Refik Hariri,Beyrut'ta bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen soruşturmalar, Şevket'i işaret etti. ABD, olay üzerine Suriye'nin Lübnan'daki varlığının mimarı olarak adlandırdığı Şevket'in tüm mal varlığını dondurdu. Hizbullah askeri liderlerinden Muğniye'nin 2008 Şubat ayında Şam'ın kalbinde öldürülmesi Şevket için de bir dönüm noktası oldu. Bu ay istihbarat şefliği görevinden alınarak getirildiği Genelkurmay Başkan Yardımcılığı'nın Şevket için tenzili rütbe olduğu ve Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'la ilişkilerinin gittikçe kötüye doğru gittiği şeklinde yorumlanıyor. Prens Mukrin bin Abdulaziz: Dünyanın en sıkı yönetilen ülkeleri arasında gösterilen Suudi Arabistan'ın Genel İstihbarat Başkanlığı (GİB) Şefi Prens Mukrin, Suudi devletinin kurucusu Abdulaziz'in en genç oğlu. Yıllarca diğer prenslerin gölgesinde yaşayan ve pek çok şehirde valilik yapan Mukrin, şimdiki Kral Abdullah tarafından 2005 yılında GİB'in şefi olarak atandı. Suudi Arabistan'ın Pakistan ve Afganistan'la özellikle istihbarat alanındaki politikalarının belirlenmesinde önemli rol oynayan Prens Mukrin, aynı şekilde Taliban liderleriyle de temaslarda bulunuyor. Suudi Arabistan'ın son yıllarda ilişkilerinin kötü olduğu Suriye ile yeniden bir bahar havası yaşanmasının mimarı olarak da adlandırılan Mukrin'in önümüzdeki yıllarda daha da ön plana çıkacağı belirtiliyor. (CİHAN)
<< Önceki Haber Ortadoğu'nun 5 güçlü istihbaratçısı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER