Anayasa Mahkemesi'nden 'Kumkapı Geri Gönderme Merkezi' kararı


Anayasa Mahkemesi (AYM), 382 gün boyunca İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan Özbek kökenli Kırgızistan vatandaşı karı kocanın yaptığı başvuruda hak ihlali kararı verdi. AYM, ayrıca aileye 36 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Karı koca olan Özbek kökenli F.A. ve M.A., vatandaşı oldukları Kırgızistan'da çıkan iç çatışma nedeniyle Türkiye'ye geldikten sonra 24 Aralık 2011 ile 10 Aralık 2012 tarihleri arasında, Kırgızistan'a sınır dışı edilme riski altında ve herhangi bir yargısal merciin kararı olmadan 382 gün boyunca İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezi'nde (GGM) gözaltında tutulduklarını ileri sürdüler. Söz konusu merkezin dış dünyadan yalıtılmış, giriş çıkışları sürekli kontrol edilen yüksek güvenlikli bir merkez olduğunu kaydeden başvurucu aile, aynı zamanda yaşam koşullarının sağlıksız, gayriinsani ve onur kırıcı olduğunu, bu nedenle ruhsal ve fizyolojik olarak sağlık durumlarının bozulduğunu belirterek Anayasa'nın 17. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürerek AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

AYM'nın gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: "Merkezde tutulan kişilere tahsis edilen alanın genişliğinin tespitine geçildiğinde Kumkapı GGM'ye ilişkin hazırlanan rapor ve görüşler incelendiğinde başvurucuların tutuldukları dönem dâhil olmak üzere Merkezin resmî kapasitesinin 300 kişi olduğunun kabul edildiği, tutulan kişilere tahsis edilen alanda kayda değer bir değişiklik bulunmadığı görülmektedir. Türkiye İnsan Hakları Kurumu raporunda görüşleri alınan merkez yetkililerinin de belirttiği üzere şehir merkezinde, yapıların sıkışık olduğu bir alanda bulunan merkezde tutulu kişilere tahsis edilen alanda esaslı bir değişiklik yapılması da mümkün görünmemektedir. Merkeze ilişkin yukarıdaki veriler birlikte değerlendirildiğinde kadın-erkek tüm sakinlere tahsis edilen alanın yaklaşık 1.000 metrekare olduğu ve bu alanın genişliğinin son dönemde değişmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, merkezde kişi başına düşen alanın yaklaşık olarak azami üç metrekare olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede başvurucuların içinde yaşadıkları koşullar incelendiğinde İHK Raporu'nda ifade edildiğine göre merkezde idarenin kullandığı birimlerden demir kapılarla ayrılan mekânda, koğuşlar dışında koridor ve yemekhane olarak kullanılan büyük bir salon bulunmaktadır. Koridorda üç adet spor aleti mevcuttur. Yatakhanelerde yer olmaması nedeniyle bazı göçmenlerin, bu mekânlardan biri olan televizyon odasında yattıkları bilgisi yer almaktadır. Bu durumda, merkezde kalanların ortak kullanım alanı olarak yararlanabilecekleri mekânların oldukça sınırlı olduğu ve bu mekânların da yatakhanelerdeki sıkışıklık nedeniyle kalma yeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Buna bağlı olarak sadece bitişik nizam ranzaların ve dolapların bulunduğu kalabalık yatakhanelerde kalan göçmenlere, merkez içinde nispeten rahatlayabilecekleri bir ortamın sunulamadığı anlaşılmaktadır.

"HAFTADA BİR DEFA HAVALANDIRMA YETERSİZ"

Nitekim 11 Mayıs 2012 tarihli ziyarete istinaden düzenlenen TBMM Raporu'nda, gerek Merkezin konumu ve gerekse personel eksikliği nedeniyle tutulan düzensiz göçmenlerin, haftanın sadece bir günü kısa sürelerle havalandırmaya çıkarıldıkları tespitine yer verilmiştir. Ancak yetkililerce sunulan teorik bilgilere dayalı bu tespitin, fiili uygulama ile uyumlu olup olmadığı, rapordan anlaşılamamaktadır. Kaldı ki anılan raporda dolaylı olarak bu tespitin dahi GGM'yi düzensiz göçmenler için bir hapishane hâline getirdiği belirtilmek suretiyle haftada bir defa havalandırmanın yetersiz olduğuna vurgu yapılmıştır.

Bu kısımda yapılan tespitler değerlendirildiğinde Merkezin, kişi başına üç metrekareden daha az bir yaşam alanına karşılık gelebilecek şekilde aşırı kalabalık olmasının, başlı başına başvurucuların Merkezde tutuldukları dönemde maruz bırakıldıkları koşulların Anayasa'nın 17. maddesinde yasaklanan 'insan haysiyetiyle bağdaşmayan' muamele düzeyinin aşılmasına yol açabilecek nitelikte olduğu, merkez içindeki barınma mekânları dışında rahatlamaya imkân sağlayacak ortak kullanım alanlarının yetersiz ve daha da önemlisi, sağlanan açık havadan yararlanma imkânının oldukça sınırlı olmasının, başvurucuların Merkezde sahip oldukları koşulları daha da tahammül edilemez hâle getirdiği ve bu koşullar altında başvurucuların bir yılı aşkın bir süre boyunca tutulmalarının, Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası açısından açık bir ihlal oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır."

Anayasa'nın 17. maddesi ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinin ve Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar veren AYM, her başvurucuya ayrı ayrı 18 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi.
CİHAN
<< Önceki Haber Anayasa Mahkemesi'nden 'Kumkapı Geri Gönderme Merkezi' kararı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER