'Cumhuriyet temiz bir gazete değil'

Cumhuriyet gazetesine bomba atılmasıyla ilgili suçlanan tutuklu sanık Tekin Irşi'nin mahkemede sergilediği tavır, zaman zaman izleyenlerin gülüşmesine neden oldu.

'Cumhuriyet temiz bir gazete değil'

İstediği zaman silah, bomba, top hatta tank bile bulabileceğini söyleyen Irşi, savcı Pekgüzel'in "Nereden bulursun bunları?" şeklindeki sorusuna, "İnsan aklına koydu mu herşeyi bulur, yapar. Mesela ben bu mahkemeyi havaya uçurmayı kafama koysam gece gündüz nasıl yapacağımı düşünür, gerekirse bir kamyona tüp doldurur yine havaya uçururum." cevabını verdi. Çapraz sorgusunun bir bölümünde Cumhuriyet gazetesine bomba atmadan önce domuza başörtüsü giydirilen karikatürden haberi olduğunu söyleyen Irşi, eylem öncesinde gazeteyi hiç okumadığını, ancak tutuklandıktan sonra 4 yıldır gazeteyi yakinen takip ettiğini ifade etti. Irşi, "Cumhuriyet gazetesi çok temiz bir gazete değil." dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Birleştirilen Ergenekon davasında tutuklu sanıklardan Tekin Irşi'nin çapraz sorgusuna geçildi. Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, olay tarihinde 18 yaşını henüz doldurmuş olduğunu hatırlatarak Irşi'ye, sanıklardan İsmail Sağır ile ne zaman ve nerede tanıştığını sordu. Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eyleminden yaklaşık 3 yıl kadar önce tanıştıklarını belirten Irşi, "Barda gazinoda ya da bir restoranda olabilir." cevabını verdi. Pekgüzel, "Olaydan 3 yıl önce 18 yaşına girmemişsiniz bile. Böyle mekanlara girebiliyor muydunuz?" diye sordu. Önce yaşının küçük yazılmış olabileceğini belirten Irşi, daha sonra da kimsenin kendisini mekana almamazlık yapamayacağını söyleyip, "Ben, canımın istediği yere girerim." dedi. Çapraz sorgusunun bir bölümünde tahsilat işi yaptıklarını da belirten Irşi, işinin tahsilat olup olmadığı sorulduğunda ise, "Ben pazarcılık yapardım. Daha sonra Hasan Atikli ağabeyim, kendisine borcunu ödemeyen bir kişinin mekanına el koydu. Lokantamız vardı. Tahsilat işi benim devamlı işim değildi. Paraya çok ihtiyacı olan biri değilim. Erhan ile İsmail'in de parası vardı. Tahsilat olayında da bir sorununuz olur, biri yanınıza gelerek yardıma ihtiyaç duyar. Siz de dinlersiniz. Konu doğru ve inandırıcı ise yardım eder ve gereğini yaparsınız." ifadelerini kullandı. Irşi'nin tahsilata silahlı olarak gittiğini belirtmesi üzerine Pekgüzel, devamlı silah taşır mısınız?" diye sordu. Irşi bu soruya da, "Silah taşıyarak sahte kabadayılık mı yapayım? Bir işiniz olursa alır silahı işinizi halledersiniz." cevabını verdi. Tutuklu sanıklardan Osman Yıldırım'ın Cumhuriyet'e bomba atılacağını söylediğini öne süren Tekin Irşi, "Osman Yıldırım, Cumhuriyet gazetesinde domuza başörtüsü giydirilmiş bir karikatür yayınlandığını söyledi. Hepimiz Anadolu çocuğuyuz, inançlı insanlarız. Osman bunları söyledi ama bizim bu işi yapma amacımızın dinle diyanetle bir ilgisi olmadığını söyledi. Bu işi sadece çıkar amaçlı olarak aldığını söyledi. Zaten Osman'ın da dinle diyanetle ilgisi olduğunu sanmıyorum." dedi. Savcı Pekgüzel'in sorularını cevaplarken Cumhuriyet gazetesinin çok temiz bir gazete olmadığını öne süren Irşi, "Atatürk ile birlikte kurulan bir gazetedir. Ancak olay öncesinde Cumhuriyet gazetesini hiç okumazdım. Tutuklandıktan sonra 4 yıl boyunca yakından takip etmeye başladım. TİKKO'cular ve başka mahkumlar Cumhuriyet gazetesi okurlardı. Bu vesile ile takip edebildim. Cumhuriyet gazetesi, şerefli ve onurlu bir gazete olsa domuzu öyle giydirir miydi?" diye konuştu. Savcı Pekgüzel'in, bu işten ne kadar para alacaklarını sorması üzerine yüklü miktar bir para olduğunu belirten Irşi, "Bir milyon mudur, 300-500 müdür neyse ortaya koyar baltayı vurursunuz ve eşit pay edersiniz." şeklinde konuştu. Bombanın kendisine Osman Yıldırım tarafından verildiğini, başörtüsüne de sarılı olmadığını söyleyen Irşi, "Beyaz bir bez içindeydi. Aslında ben ona bomba da demek istemiyorum. O kadar eskiydi ki pas içerisindeydi. Osman, bana verirken eline pas bulaşmasın diye bez ile tutuyordu. Hatta tarihi geçmiş bile olabilir." diye konuştu. Cumhuriyet'e ikinci bomba atılması eyleminin özür dilenmemesi nedeniyle işlendiğini söyleyen Irşi, "Bu lanet olası iblis gazete özür dileseydi, bu iş buralara gelmezdi." şeklinde konuştu. Danıştay baskınından hemen önceki günlerde Alparslan Arslan ile Tekin Irşi'nin telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalarının olduğunu hatırlatan Savcı Pekgüzel, görüşmelerin içeriğini sordu. Alparslan Arslan'a attığı mesajda, Cumhuriyet eylemi sebebiyle kendisinin hakkını göndermesini istediğini söyleyen Irşi, "Ben Arslan'la nadir görüşmüşümdür ama telefon görüşmelerinin içeriğini hatırlamıyorum." dedi. (CİHAN)
<< Önceki Haber 'Cumhuriyet temiz bir gazete değil' Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER