Türkiye üzerinde oynanan çarpıtma gerçeği!

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Mehmet Kamış, bugünkü yazısında son günlerde kamuoyunun algısına yönelik yapılan çarpıtmaları değerlendirdi.

Türkiye üzerinde oynanan çarpıtma gerçeği!

Gerek gezi olayları sırasında, gerek Numan Kurtulmuş ile ilgili hazırlanan çirkin komploda, gerekse ABD büyükelçisi  Ricciardone'yle ilgili çıkan yalan haberler ile amaçlananın kamuoyunun algısını çarpıtmak olduğunu söyleyen Kamış, yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının seyrinin değiştirilmeye çalışıldığını belirtiyor.

Kamış, söz konusu operasyonların arkasında ABD ve İsrail gibi devletlerin bulunduğu iddiasını destekleyecek bir gerçeklik olmadığı için, somut olaylardan çok, zanlarla ve söylentilerle durumun kurtarılmaya çalışıldığını ifade ediyor. 

İşte Mehmet Kamış'ın 'Algılar ve İftiralar' isimli bugünkü yazısı; 

Bugünkü yazıyı, sadece gezi olayları sırasında attığım ‘tweet’leri alt alta sıralayıp sonlandırayım diye düşünmedim değil. Çünkü bugün algılar üzerinden hiç de hoş olmayan bir kavga yürütülüyor.

Sizi yaptıklarınızla değil yalan bir şekilde oluşturdukları algıya mahkum edip onunla yargılamayı tercih ediyorlar. Mesela Gezi olaylarında 100 tane ‘tweet’ attıysam neredeyse doksan dokuzu bunun ağaç meselesinden çıkıp uluslararası bir operasyona dönüştüğü üzerineydi ve işin çığırından çıktığını, amacından çok saptığını anlatıyordu.

Bir tanesinde ‘AVM yapmak için ağaçları kesmeyin’ mealinde bir söz söylemişsem döndürüp döndürüp bunu kullanıyorlar. Akıllarınca ‘Gezi’nin arkasında camia vardı’ ön kabulüne malzeme toplayacaklar. Yapılanlar, gerçek bilgiyle hareket etmekten çok algıya yönelik çarpıtmadan başka bir şey değil. Bereket yazdıklarımızın, söylediklerimizin hepsi Twitter arşivinde duruyor.

Numan Kurtulmuş’un, AK Parti’ye yakın olduğu izlenimi verilen hesaplardan atıldığı ve açıkça montaj olduğu anlaşılan kaset meselesinin gündem yapılması olayı var ki, o da başka bir algı çalışmasıydı. Ama asıl düşündürücü olan şey; bu kadar açık bir komplonun bizzat AK Parti’nin en üst yetkilileri tarafından dillendirilmesi ve bir camianın töhmet altında tutulması girişimiydi. Dijital teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda söz konusu montajı ve yayını kimlerin yaptığı çabucak ortaya çıkartılabilecek iken böyle davranmayıp, sadece algı oluşturmaya çalışılmasını nasıl anlamak lazım bilemiyorum.

Algı çalışmasıyla ilgili üçüncü çaba; ABD büyükelçisi üzerinden ortaya konuldu. Güya Büyükelçi Ricciardone, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileriyle yediği yemekte, “İmparatorluklarının çöküşünü izleyin.” demişti. Bu cümleden yola çıkılarak yazılar yazıldı, çizildi. Ancak, bırakın böyle bir sözün söylenip söylenmediğini, böyle bir yemeğin bile olmadığı hem ABD Büyükelçisi hem de diğer AB ülkelerinin büyükelçileri tarafından açıklandı. Haber kesin bir dille yalanlanmış olsa da Başbakan, Karadeniz’de yaptığı konuşmada ABD Büyükelçisi üzerinden bir düşman oluşturma çabasından geri durmadı.  

Buradaki arzu çok açıktı! Çarşaf çarşaf ortaya çıkartılmış, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları cevaplanmayı beklerken bunun siyasi bir operasyon olduğuna ve arkasında ABD, İsrail gibi devletlerin bulunduğuna kamuoyunu inandırma çabası vardı. Ortada bunu destekleyecek bir gerçeklik yoksa bu ihtiyaç algı ile karşılanacak ve böylece somut olaylardan çok, zanlarla ve söylentilerle durum kurtarılmış olacaktı.

Bu şekilde göz boyanabilir elbette. Birileri töhmet altında bırakılabilir. Yalan olduğunu bile bile her şeye cevaz verenler birtakım sözlerle vicdanlarını rahatlatabilir. Ancak iman ediyoruz ki, kandırılması mümkün olmayan bir de hakikat var ve o hakikat eninde sonunda gelip herkesi bulur.

Herkes bilmelidir ki, biz sadece gazeteci ya da yazar değiliz. Biz yenmekten başka bir düşüncesi olmayan zafer meraklısı Makyavelistler hiç değiliz. Yaptıklarının, yazdıklarının, fiillerinin dünyada ve ahirette bir karşılığının olduğuna inanan insanlarız. Biz bir siyasi operasyonun parçası olmayız, olamayız. Bir insana hele de mümin bir insana kasti faul yapamayız. Biz para ile statü ile satın alınamadığımız gibi ilkesiz şeylerin kurşun askeri de olamayız. Biz yaptıklarımıza ve yazılarımıza inanıyoruz. Dershanelerin kapatılmasının yanlış bir şey olduğuna inanıyorduk, buna göre yazılar yazdık. Şimdi de ortaya çıkan yolsuzluk iddialarının bir an önce cevaplanması ve bu konuların aydınlatılmasını bekliyoruz. Kamu malında tüyü bitmemiş yetimin hakkının olduğuna ve bunu kullananların son derece dikkatle hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.

Biz kiramen katibin meleklerinin yaptığı gibi iyi şey yapınca iyi, kötü şey yapınca kötü yazmaya çabalıyoruz. Başka da bir hesabımız yoktur.


<< Önceki Haber Türkiye üzerinde oynanan çarpıtma gerçeği! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER