Türk futbolu, Alman ekolünü çok sevdi

Türk futbolu, özellikle 1980'lerin ortasından itibaren gözle görülür bir yükselişe geçti. Bu gelişim safhasında Alman teknik adamların payı büyük oldu.

Türk futbolu, Alman ekolünü çok sevdi

1984 yılında Derwall'in gelişiyle modern futbolla tanışan Türkiye; Piontek ve Feldkamp ile sisteme dayalı futbolun temellerini atarak, yükselmeye başladı. Tabanı Derwall'in gelişiyle başlayan bu sürecin tavanı, 2000'de G.Saray'ın UEFA Kupası ve Süper Kupa'yı alması ve 2002'de Milli Takım'ın dünya üçüncülüğünü elde etmesi oldu. 33 yıl içinde Türkiye'ye gelen 19 Alman hoca, disiplinleri ve Türk insanına gösterdikleri sıcaklıkla gönülleri de fethetti. Derwall'in yıllar sonra G.Saray'ı şampiyon yapması, Feldkamp'ın disiplini, Lorant'ın 6-0'lık Cim Bom galibiyeti, Piontek'in başarısız sonuçlara rağmen Türk futbolunun gelişimi için gösterdiği gayreti, Daum'un hem Beşiktaş'ı hem de Fenerbahçe'yi şampiyon yapması hafızalardaki tazeliğini koruyor. Karl-Heinz Feldkamp'ın Galatasaray, Hans-Peter Briegel'in Ankaragücü, Reinhard Stumpf'un G.Birliği ve son olarak Werner Lorant'ın Kasımpaşa'nın başına gelmesiyle Türkiye'de yeniden Alman antrenörlere rağbet dönemi başladı. Jupp Derwall, Christoph Daum ve Karl-Heinz Feldkamp, Türkiye'ye gelen en başarılı Alman teknik direktörler oldu. Bu üç isim Türk insanıyla kurdukları samimi diyaloglarla ön plâna çıktı. Kendi ülkelerine döndüklerinde ise Türkiye ve Türk insanıyla ilgili verdikleri olumlu mesajlarla gönüllerdeki yerlerini sağlamlaştırdı. İlk Alman hocayı Beşiktaş getirdi Horst Buhtz, Beşiktaş teknik direktörü olarak Türkiye'ye gelen ilk Alman hoca oldu. 1974-75 sezonunda görev yapan Buhtz, takımı şampiyon yapamasa da Türkiye Kupası'nı Akaretler Yokuşu'na götürdü. Ülkemize ikinci gelen Alman teknik adam, Friedel Rausch'tu. 1980-82 arasında Fenerbahçe'de kaldı, fakat fazla başarılı olamadı. Bu iki teknik adam, Türk futboluna olumlu katkılar sağlayamadı. Ülkemize gelen üçüncü Alman, Jupp Derwall'di. 1984-88 yılları arasında Galatasaray'da 4 sezon görevde kaldı. Cim Bom'a iki lig şampiyonluğu kazandıran Derwall, bir kez de Türkiye Kupası'nı kaldırdı. Türk futbolundaki yenilikleri ile tarihe geçti. Onun disiplini ve ofansif futbol anlayışı, ülkemize Mustafa Denizli gibi bir Türk teknik direktörü kazandırdı. 1985-86 sezonunda Trabzonspor'a gelen Jürgen Sundermann, sadece 2. lig maçında görev yaptı. Daha sonra gelen Alman Sepp Piontek 1990-1993 yıllarında Türkiye A Milli Takımı'nı çalıştırdı. Elde edilen sonuçlar itibarıyla başarısız görünen Piontek, altyapı çalışmaları ile takdir topladı, bununla birlikte Fatih Terim gibi bir hocayı Türkiye'ye kazandırdı. Piontek, Bursaspor denemesinde ise başarılı olamadı. Feldkamp farkını hissettiriyor Türkiye'de iz bırakan Alman antrenörlerden biri de Christoph Daum'du. 1993-1996 ve 2001-2002 yılları arasında Beşiktaş'ı çalıştırdı. Bu dönemde Siyah-Beyazlı kulübe Türkiye Kupası'nı kazandırdı. 1995'te de lig şampiyonu oldu. 2003 ile 2006 arasında Fenerbahçe'yi çalıştıran Daum, Sarı-Lacivertli takım ile iki defa üst üste lig şampiyonluğu yaşadı. Bir defa da ligi ikinci bitirdi. Fakat Christoph Daum, bir Türk hocanın yetişmesini sağlayamadı. Türk insanını en çok etkileyen Alman antrenörlerden biri de Karl-Heinz Feldkamp oldu. 1992-93'te Galatasaray'ı lig şampiyonu yapan Feldkamp, Derwall'in başlattığı reformları sürdürdü. Takımı şampiyon yaptı. Sağlığı elvermediği için yerine bir başka Alman hoca Hollman'ı bıraktı. Takım onunla da sezonu şampiyon bitirdi. Feldkamp, daha sonra Beşiktaş'a geldi; fakat sağlık problemleri sebebiyle yerini Hans Peter Briegel'e bırakarak ayrıldı. Kalli olarak bilinen teknik adam, bu sezon başında yeniden Galatasaray'ın başına geçti. Hakan Şükür ve Lincoln'ü Beşiktaş maçı öncesi kadro dışı bırakarak disiplin anlayışını bir kez daha gösterdi. Türkiye'de kısmen başarılı sayılan bir diğer Alman teknik adam da Holger Osieck. Osieck, 1997-1998 sezonunda Kocaelispor'la birlikte Türkiye Kupası'nı kazanma başarısı gösterdi. Osieck'in Fenerbahçe ile de bir Başbakanlık Kupası, bir TSYD Kupası bulunuyor. Süleyman Karakulluk
<< Önceki Haber Türk futbolu, Alman ekolünü çok sevdi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER