Halit Refiğ’e saygı


HALİT Refiğ, zihnimde pencereler açan isimlerden biridir. Onu ilk defa 1971’de yayımlanan “Ulusal Sinema Kavgası” adlı kitabından tanımıştım. Yaklaşık kırk yıl oldu, bu kitabı hâlâ saklarım, hem değer verdiğimden hem biraz da nostalji duygusuyla... Halit Refiğ, kitabında Kemal Tahir’den büyük saygıyla bahsediyordu. Çünkü Kemal Tahir sağın ve solun bildik kalıplarını kırmıştı. Halit Refiğ’e göre, “düşünce ve sanatta başarı kazanmanın yolu alışılmış kalıplara sıkışmak, yahut moda akımlara kapılmak değil; içinde yaşanılan toplumun özelliklerinden faydalanmak ve kamu (halk) ihtiyaçlarına karşılık vermek”ti. Kemal Tahir bunun çok iyi bir örneğiydi. Gerçekten Kemal Tahir romanda ne yaptıysa, Halit Refiğ de sinemada onu yaptı... Resmi olsun, ‘doktriner’ olsun kalıpları kırarak bu toprakların tarihi ve insani özelliklerine yöneldi. Ulusal sinema Birçok kitaba imza atan Halit Refiğ’in bir hayali de “Koca Sinan”ı perdeye aktarmaktı. Senaryosunu bizzat kendisi yazmıştı; Dergâh Yayınları da kitap olarak yayımladı. Onun hem ‘sinemacı’ yönünü hem engin tarih bilgisini ve tarih bilincini bu eserde de görmek mümkün... Halit Refiğ, daima “Batılılaşma”yı eleştirdi. Hatta onun bu eleştirilerinden Aziz Nesin ve Yaşar Kemal de payını almıştı. “Tek parti devrinin karakterini çizen Muhsin Ertuğrul sineması”nı da bu açıdan eleştirdi. Demokrasiyle birlikte “Yeşilçam’ın halka açılışını” olumlu buldu. Dönemin yönetmenlerinden çok, Türkan Şoray, Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, Hülya Koçyiğit, Sadri Alışık gibi “bizi yansıtan” oyuncuları beğendi. “Ulusal sinema” açısından başarılı bulduğu örnekler, kendi deyimiyle, “Harem’de Dört Kadın, Sevmek Zamanı, Kuyu, ve Bir Türk’e Gönül Verdim gibi birkaç filmi pek aşmıyor”du o zamanlarda.... Bugün Türk sinemasının hayli geliştiği, hem milli hem milletlerarası övgüye layık filmler yaptığı bellidir. Geçen yıl CNN Türk’te kendisiyle sohbet ederken aşağı yukarı şöyle demişti: - Ulusal sinema dediğim bu zaten. Tarihiyle ve günceliyle, evrensel sinema düzeyinde, ‘biz’i beyaz perdeye aktarmak... Yorgun Savaşçı Halit Refiğ deyip de “Yorgun Savaşçı”yı hatırlamamak mümkün mü? Romanını Kemal Tahir yazdı, filmini Halit Refiğ yaptı, 12 Eylül rejimi de yaktı! Neden yaktı? Resmi ideolojinin “alışılmış kalıpları”na uymadığı için, “Atatürk düşmanı” diye damgaladı ve yaktı! İşte Halit Refiğ; “alışılmış kalıplara” sığmayan yönetmen... Sadece başarılı bir yönetmen mi? Sevgili Alin Taşçıyan’ın söylediği gibi, Halit Refiğ “Türk sinemasının az sayıdaki kuramcısından biriydi.” Engin bir kültür adamı olduğu için, görüşlerinde tarihsel bir derinliğe sahip olduğu için, sinemacı olduğu kadar düşünür olduğu için başarmıştı bunu. Fikir ve sinema hayatımıza yeni ufuklar açan dostum Halit Refiğ’i saygıyla, rahmetle anıyorum. Nur içinde yatsın.
<< Önceki Haber Halit Refiğ’e saygı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER