Vahdettin Atatürk Havaalanı


İnönü Stadı'nın adı değişmiş, ya da değişecek miymiş neymiş, İnönü ailesi dava açmış, ya da açmayı düşünüyormuş, böyle bir şeyler... İsmet Paşa hayatında bir tek gün de top mu oynamış da acaba, bu büyük futbol adamının adının o stadyumdan koparılmak istenmesine tepki gösteriliyor? Hayır efendim, bütün bütüne de değişmemiş, stadın adı "Fi-Yapı İnönü" olmuş... (Bir de Fiyap olacaktı, o başka şey galiba.) Vallahi "Dıbırdık İnönü" de olabilirdi, Dıbırdık Holding parayı bastırsaydı. Çünkü efendim, BJK yani Beşiktaş Jimnastik Kulübü, stadın adını parayı bastırana veriyor. "İsim hakkını" satıyor ya da kiralıyor. Hani Spor Toto Süper Lig (daha önce Turkcell'di, ondan önce de Telsim), Bank Asya Birinci Lig, Fortis bilmemne kupası falan gibi canım... Federasyon yapınca kimse ağzını açmıyor, "güzide bir kulübümüz" yaparsa kıyamet kopuyor. Stadın adı değiştirilemezmiş. "Bu yolu bir kere açarsanız" bal gibi de değiştirilebilir. Daha önce, benim çocukluğumda da Mithatpaşa Stadı'ydı, hani şu "gazhane tarafı" dönemi... Adnan Menderes, Taksim'e İnönü heykelini koydurtmadığı gibi, stadın da İnönü adıyla anılmasını istememişti. CHP taraftarları (bu arada rahmetli babam) ateş püskürüyorlardı tabii. Peki bu stadın adı niçin İnönü olmalıydı? Milli Şef döneminin son yıllarında yapıldığı için! Topçu kışlasını yıkarak yaptıkları parka da "İnönü Gezisi" dememişler miydi? Keşke Menderes stadın adını da "Atatürk Stadı" yapsaymış, o zaman kimse ağzını açamayacakmış... Ya da, "dünyada bir sarayın dibine yapılmış tek stadyum" olma kepazeliğini yıkarak ortadan kaldırsaymış. Ya da, en iyisi, bu tür işlerin "belediyelere bırakılması" gerektiğini herkes vakitlice idrak edebilseymiş. Ankara'nın böyle işlere karışmaması gerektiğini yani... Elli sekiz senedir İstanbul'da yaşıyorum, bir tek kişinin ağzından "Mithatpaşa Stadı'na gidiyorum" ya da "İnönü Stadı'ndan geliyorum" lafının çıktığını duymadım. Oranın adı halk arasında (isterseniz "kamu vicdanında" diyelim) Dolmabahçe Stadı'dır. Tıpkı Yeşilköy Havaalanı gibi. (Buna karşılık Ali Sami Yen ve Şükrü Saracoğlu isimleri "tutmuşlardır"... Çünkü siyasi boyutları yoktur... Tövbe, Saracoğlu ismini hayırla anmayı, babaları ya da dedeleri Varlık Vergisi tokadını yemiş gayrımüslim Fenerli vatandaşlara bırakıyorum!... Kıvançla seyretsinler eski başkanlarının adını taşıyan stadyumda takımlarını. Ayrıca baksınlar bakalım, Kürt vatandaşlar "Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan" uçağa binmekten nasıl üzüntü ve rahatsızlık duyuyorlar...) Yeşilköy'e Yeşilköy, Dolmabahçe'ye Dolmabahçe demeyi becerdiği gün, Türkiye "normal" bir ülke olacaktır. Fakat "anormallik" sevenlere bir önerim var. Ve de "çelişkiler ülkesi Türkiye'nin" tadını, ülkemiz böyle olmaktan kurtulana dek doyasıya çıkarmak isteyeceklere: Bir "Aziz Yıldırım Ali Sami Yen Stadı" düşünebiliriz örneğin, parasıyla değil mi? Havalimanımızın adını da "Vahdettin Atatürk Havaalanı" yapalım. Böylece "denge" de sağlanmış olur canım!
<< Önceki Haber Vahdettin Atatürk Havaalanı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER