Beceriksizliğin yok mu bir sorumlusu?


Şike iddiaları ve Futbol Federasyonu'nun bu konudaki kararı tartışıladursun, önemli bir meseleyi gözden kaçırmaya, konuşmamaya, atlamaya, ısrarla ıskalamaya devam ediyoruz. O da kulüp yönetimlerinin başarısızlığı, bu başarısızlığı örtbas etmek için sarıldıkları yollar ve bu göz boyamaların bütün kamuoyu tarafından sorgulanmıyor olmasıdır. Ellerinin altındaki büyük para ve insan kaynağına rağmen bütün bunları çarçur eden, israf eden yöneticiler, sonunda kulüp hedeflerinin hiçbirine ulaşamıyor. Yeni yönetim biçimleri deneyeceklerine el altından sonuca gitmeye çalışıyorlar. Şike soruşturmasına adı karışan kulüp yöneticilerine taraftarlar şunu sormuyor: "Neden bu başarısızlık?" Her verdiğiniz kararda yanlış yapıyorsunuz sonra başarısızlığınızı örtbas etmek için el altından maçlar satın alıyorsunuz, rakip futbolcuların size karşı direnişli oynamaması için de onları para ve transfer vaadiyle tavlıyorsunuz. Sizdeki maddi ve sosyal imkanlar Avrupa'nın kaç kulübünde var? Buna rağmen Avrupa'da Kapıkule'yi geçemeyen, son derece sıradan takımlar arasına girmekten öteye gidemiyorsunuz. Türkiye şikeyi çok tartışmalı, bunun üzerine gidip şike yapanı sokağa çıkamaz hale getirmelidir. Ancak ondan önce bu beceriksiz yöneticilerin sorgulanması gerekmez mi? Türk futbolu bugün Almanya'nın çok büyük desteğiyle ayakta duruyor. Çünkü milli takımın ana iskeleti Almanya doğumlu futbolculardan oluşuyor. Özellikle büyük kulüplerin Türk kontenjanından oynattıkları futbolcuların önemli bir kısmı Almanya doğumlu. Çünkü Türkiye'de altyapıdan oyuncu yetişmiyor artık. Büyük kulüpler altyapıya verecekleri paraları sansasyonel transferlere harcıyor. Mesela bir zamanlar altyapı denince akla ilk gelen Beşiktaş Kulübü, buraya harcayacağı paraları futbol ve basketbolda hevesini almış, psikolojik olarak emekli olmuş, emeklilik döneminde de iyi paralar kazanmak isteyen sporculara yediriyor. Kimse de 'Ya siz bunu ne yapıyorsunuz?' diye sorgulamıyor. Yani gerçekliği olan işe değil, cila yapacak, öyleymiş gibi düşünülmesini sağlayacak, şova yönelik davranışlar içine giriyorlar. Büyük kulüplerdeki son yıldız Arda Turan'dı. Adeta 'son mohikan'dı ve o da nihayet Galatasaray'dan ayrıldı. Büyük kulüplerde altyapıdan yetişen başka bir futbolcu neredeyse kalmadı. Futbol Federasyonu eğer cesaretli, yürekli davranabilseydi Türkiye sadece yasa dışı işlerden kurtulmuş olmayacaktı, aynı zamanda Türk futbolunu yeniden oturup yazacaktı. Her şey yeni baştan dizayn olacaktı. Beceriksizliklerine şov cilası çekmiş herkesin ipliği pazara düşecekti. "Elde bu kadar imkan varken Kapıkule'den öteye niye gidilemiyor? Çok daha kısıtlı imkanlara sahip kulüpler, örneğin Shakhtar Donetsk büyük başarılar elde ederken yıllardır kulüp yönetiminde olmanıza rağmen siz neden beceremiyorsunuz?" diye yüksek sesle sorular sorulmaya başlanacaktı. Asıl önemli olanın Querasma'yı transfer etmek değil altyapıdan Guti gibi futbolcular yetiştirmek, kulübe ve Türk futboluna kazandırmak olduğunu daha net görebilecektik. Federasyon bunca yıl yapıldığı gibi Türk futbolunun içinde bulunduğu bütün çirkinliklerin, yanlışların, sahtekârlıkların üzerini bir kere daha örttü. Çok tarihi bir fırsatı tekmeleye tekmeleye gönderdik. Oysa Türkiye hızlı değişiyor, en dokunulmaz alanlardaki rutin dışı işlerin üzerine gidiyor, onlardan hesap soruyordu. Futbol da pekala bu değişimden nasibini alabilirdi. Yazık ki futbol bu kararla çağdaşlaşmanın, değişimin çok ama çok gerisine düştü. Maalesef bugün kulüp yönetimleri Türkiye'ye ayak uyduramıyor. Ancak her şeye rağmen hiçbir şey için geç değil.
<< Önceki Haber Beceriksizliğin yok mu bir sorumlusu? Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER