Gülen rahatsızlığının asıl sebebi

"Yaşayan en büyük 100 entelektüel" anketinde Fethullah Gülen'in birinci çıkması yine birilerini rahatsız etti...Resul Tosun rahatsızlığın asıl sebebini yazdı.

Gülen rahatsızlığının asıl sebebi

İnternet anketi değil gerçekler önemli İnternetteki "Yaşayan en büyük 100 entelektüel" anketinde Fethullah Gülen'in birinci çıkması yine birilerini rahatsız etti. Oysa adı üstünde internet anketi. Sonuncu çıksa Fethullah Gülen değer mi kaybedecekti? Ya da ısmarlama anketlerle birinci çıkan beceriksizler başarılı mı olacaktı?! Benim nezdimde sanal alemdeki anketlerin hiçbir önemi yok. Önemli olan hayattaki gerçekler. Fethullah Gülen'in özellikle eğitim alanında gösterdiği fevkalade başarı her türlü takdirin üzerindedir. Eğitim alanında dindar kesimin ne denli başarılı olduğunu sadece Türkiye'ye değil tüm dünyaya hatta muhaliflerine bile kabul ettirmiştir. CHP'li çok önemli bir milletvekiliyle yaptığımız bir seyahat sırasında, "şaşıracaksın ama" diyerek söze başlayıp yardımcı olduğu bir genci Fethullah Gülen'in dershanesine gönderdiğini anlatmıştı. Türkiye'de gösterdiği bu başarıyı sınır ötesine taşıyan ve geleceğin yöneticilerine Türkiye sevgisi aşılayan eğitim kurumları için takdir ifade edecek söz bulamıyorum. Tek başına Türkçe olimpiyatları bile bu başarının boyutu göstermesi açısından fevkalade önemlidir. Yurt dışında çok sayıda okulu gezdim. Sıradan okullar değil. O ülkenin en üst düzey yöneticilerinin en varlıklı kesimin çocuklarının tercih ettiği son derece başarılı ve nezih okullar. Bu okulları fiilen Fethullah Gülen yönetmiyor tabiî ki . Onu sevenler yapıyor bu işi. Ve sevgi olmasa o çileyi kimsenin çekmeyeceği de her türlü izahtan vareste. O hizmet gönüllülerinin yaptığı işi parayla yaptıramazsınız. O çileye parayla tahammül edilmez. O çileye katlanmak için insanın bir büyük sevdaya bir büyük heyecana bir büyük aşka sahip olması gerekir. Dünya menfaatini aşan bir inanç ve zengin bir ruha sahip olmak gerekir. Böyle bir sevenler halkası oluşturduğu ve bu insanları da sadece Müslümanlara değil tüm insanlara hizmet için koşturduğu için ayrıca İslam'ın evrensel mesajını tüm dünyaya sessiz sedasız duyurduğu için Fethullah Gülen'i takdir etmek gerekir, etmemek haksızlık olur. Ama en büyük haksızlığı ona kendi ülkesinde kimi çevreler yapmaktan keyif alıyor maalesef. Hele ondan bahsederken kullanılan ifadeler normal akıl sahiplerini çileden çıkaracak boyutta. Birini suçlamak için onun Fethullah Gülen yanlısı olmakla itham etmek onlar için yeterli bir sebep teşkil ediyor. Oysa Fethullah Gülen'in verdiği ve telkin ettiği en önemli mesaj diyalog ve hoşgörü mesajı. Aslında düşünüyorum Müslüman topluluklar içinde en uysal olan en uyumlu olan kavgadan gürültüden çatışmadan ve hatta siyasetten en uzak duran topluluklardan biridir bu topluluk. Dolayısıyla siyasal İslamla(!) mücadele ettiklerini savunanların onları el üstünde tutmaları beklenir gibi geliyor insana. Fakat onlara karşı gösterilen bu aşırı tepkiden anlıyoruz ki siyasal İslam ifadesi sadece bir bahane. Siyasal İslam gerekçesiyle dindarların siyaset yapmasına ne kadar tepkili davranılıyorsa, dindarların diğer alanlarda başarılı olmalarına da aynı tepki gösteriliyor. Bu hizmetlere teşvik eden şahıs Fethullah Gülen değil de bir başkası olsaydı yine aynı tepkiyi görürdü. Çünkü tepki verenler, dindarlardan ve dindarların şahsında dinden rahatsız olmaktadırlar. Oysa Fethullah Gülen'in bugün yaptığı hizmeti dindar olmayan biri yapsaydı onu yere göğe sığdıramazlar hangi ödülü vereceklerini şaşırırlardı. Ama devletin yapması gereken bir hizmeti yapan şahıs, Fethullah Gülen olduğu için yani dindar olduğu için onlar nezdinde hiçbir kıymeti yoktur. Aynı şey başbakan için de geçerli değil mi? Şu son 5 senede yapılanlara objektif olarak bir bakın ve öncekilerle mukayese edin, göreceksiniz ki bu hükümet gerçekten büyük işler yapmış. Elbette eleştirmek istersek eleştirecek çok şey buluruz. Ancak 20 senedir bitmeyen Bolu tüneli nasıl oluyor da bu hükümet zamanında bitiyor. Aynı şekilde yılan hikayesine dönen Karadeniz yolu nasıl oluyor da bu hükümet zamanında bitiyor? Nasıl oluyor da, bu hükümet zamanında Marmaray, denizin altında son sürat devam ediyor, hızlı tren devreye girmek üzere, ülkenin dört bir yanına uçakla ulaşılıyor, 5 senedir büyüme kesintisiz olarak devam ediyor ve sayamayacağımız kadar çok sayıda proje ülke hizmetine giriyor? Ama bunların hiçbirinin önemi yok. Çünkü bu başbakan dindar bir insan. Birilerinin nezdinde onun bu suçu bütün güzelliklerini örtmek için yeterli sebep. O birileri, Özal'ı da, Erbakan'ı da başbakanı da cumhurbaşkanını da Fethullah Gülen'i de sadece dindar oldukları için hazzetmiyorlar. Oysa toplum onları dindarlıklarından ziyade yaptıklarına bakarak değerlendiriyor. Birileri onları sevmese de onlar her defasında daha güçlü olarak geri dönüyorlar. Çünkü toplum artık kısır çekişmeler yerine icraatı ve hizmeti tercih ediyor. Yani toplumda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Birileri ne kadar fişlerse fişlesin millet oyunu başbakana vermekten çocuğunu Gülenin dershanelerine göndermekten çekinmiyor. Bu dönüşümün karşısında durulmaz. RESUL TOSUN/YENİ ŞAFAK
<< Önceki Haber Gülen rahatsızlığının asıl sebebi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER