Ses kayıtları sonrası kulislerde konuşulan bomba iddia!

Bugün Gazetesi Yazarı Adem Yavuz Arslan, Başbakan Erdoğan ve oğluna ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarını değerlendirdiği bir yazı kaleme alarak, TBMM kulislerinde konuşulan iddiaları yazdı

Ses kayıtları sonrası kulislerde konuşulan bomba iddia!

"Bir süredir hem hükümet kaynakları hem de yandaş kalemler Cemaat'e operasyon yapılacağını söylüyor. Hatta isim listeleri yapanlar da var. Başbakan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesi sonrası operasyonun erkene çekildiği iddiası dün gün boyu TBMM kulislerinde konuşuldu." Şeklinde önemli bilgiler Paylaşan Adem Yavuz Arslan Cemaate yönelik operasyonun zemininin nasıl hazırlandığını yazdı.


'Büyük yalanlar söyleyip çok tekrar etmek' en bilinen kara propaganda taktiğidir.

Üstelik bir yalanı yeteri sıklıkla tekrarlarsan halk eninde sonunda inanır. Bu arada hata yaptığını da asla kabul etmezsin. Yazıya bu hatırlatmayla girdim çünkü 14 Kasım'dan bu yana iktidar eliyle yürütülen bir kara propagandayla karşı karşıyayız.

Yolsuzluk operasyonunun detayları ortaya döküldükçe de bu kampanyanın dozu, şiddeti artıyor.

Ankara'da PH uzmanı dar bir kadronun hazırladığı yalanlar, propaganda bültenleri önce gazetelere manşet oluyor, hükümetin Twitter timlerince yayılıyor ardından da Başbakan'ın konuşma metinlerine sokuluyor.

Devlet eliyle ve imkanlarıyla Cemaat linç ediliyor.

Aynı taktik telekulak iddialarında da uygulandı.

Yeni Şafak ve Star'ın ortak haberine göre 'Selam örgütü kapsamında 7 bin kişi dinlenmiş.'

Haber (!) sunuşu da hayli cazip.
MİT Müsteşarı'ndan siyasilere, bakanlardan bürokratlara, gazetecilerden sanatçılara herkes listede.

'Çalışılmış haber' failleri bulmuş, yargılamış ve kesin hükme varmıştı: Cemaat!
Dosyanın sahibi savcılar; 'bizim dosyamızda bu isimlerin hiçbiri yoktu', adliye kaynakları; 'hiçbir dosyada 7 bin kişi dinlenmez, mahkeme böyle bir onayı vermez, TİB de izin vermez' dese de kampanya iki gündür sürüyor. Öyle ki Başbakan dünkü grup konuşmasında uzun uzun 7 bin kişinin dinlendiğini anlatıp yargıyı göreve çağırdı. Gerçi konuşmanın sonunda rakamı 2287 olarak söylese de tüm kj'lerde '7 bin kişi dinlendi' olarak yer aldı.

Peki olayın aslı ne?
İlk olarak İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu'nun bir buçuk gün sonra muğlak bir açıklama yapmasını not etmek şart. İkincisi şu; söz konusu dosyada alınan mahkeme kararı 200 kişiyi kapsıyor. Dinlemeler sonunda şüpheli sayısı 50'ye iniyor. Dolaylı olarak dinlenenler ise toplamda 2000 civarı.

Yani bu 200 kişi ile irtibat kuran kişiler. Onlar dinlenmiş ama tapelere dökülen, dosyaya girmemişler.

Mevzu bu kadar basitken 'görünmez bir el' adliyedeki muhtelif dosyalarda dinlenen kişilerin kararlarını bu dosyaya aitmiş gibi topladı. Araya da popüler simaları koyarak servis etti. 
HSYK incelemesi gerçeği ortaya koyacak ama o zamana kadar atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacak.

Peki neden böyle bir liste yapıldı?
 
Suç uydurulamıyor
 
Birçok soruya doğrudan cevap Başbakan'ın dünkü grup konuşmasında var. Erdoğan muhalefeti, medyayı, sivil toplumu, iş dünyasını kısacası listeye bulaştırılan herkesi 'Cemaat'e karşı operasyona' davet etti.

Hatta 'bunu yapacak savcıların varlığını biliyorum' dedi.

Aynı konuşmada dershanelerin kapatılmasının, MİT yasasının, internet düzenlemesinin, HSYK ve 5. yargı paketinin 'Cemaat'le mücadele için yapıldığını' da açıkça söyledi.

Yani 'eğitim reformu', 'aile mahremiyeti', 'güçlü istihbarat teşkilatı' ve 'demokratik standartlar' başlığında söylenen ifadeler yalanmış.

Binlerce kişi dinleniyor yaygarası ile hem MİT yasasına tepkiler önlendi hem Cemaat'e yönelik operasyonun zemini hazırlandı.

Gelelim işin bam teline...

Bir süredir hem hükümet kaynakları hem de yandaş kalemler Cemaat'e operasyon yapılacağını söylüyor.

Hatta isim listeleri yapanlar da var. Başbakan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesi sonrası operasyonun erkene çekildiği iddiası dün gün boyu TBMM kulislerinde konuşuldu.

Başbakan ile oğlu arasındaki 'görüşmenin kriptolu telefonla yapıldığı bu yüzden tarafların rahat konuştukları yorumu' da sıklıkla dile getirildi. Bu arada 'görüşmedeki transferlerin görüntüsü de var' gibi büyük iddialar konuşuluyor.

Son HSYK düzenlemesi ile sipariş dava için savcı ve mahkeme ayarlandığı da konuşulanlar arasında. 

Açıkçası başkentte senaryo bol.

Fakat tüm senaryoların eksik bir tarafı var. O da hükümetin en çok zorlandığı konu: Suç uydurulamıyor. 

Bakalım uydurma haberlerle kapatılmaya çalışılan AK Parti, yolsuzlukları unutturmak için Hizmet Hareketi'ne ne tür bir dava açmayı başaracak?

Ya da bütün bunlar evdeki paraları unutturabilecek mi?

<< Önceki Haber Ses kayıtları sonrası kulislerde konuşulan bomba iddia! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER