Tarihe geçecek hukuk skandalı

İzmir’de polislere yönelik ‘kupür' davasında hukuk tarihine geçecek bir skandal deşifre oldu.

Tarihe geçecek hukuk skandalı

Sanık polislerden Tamer Karaman mahkemedeki ifadesinde operasyondan önce İstihbarat Şube’ye çağrıldığını belirtti. “Amirlerimiz bize usulsüz dinleme yapmamız için emir verdi” derseniz sizi koruruz denildiğini açıkladı.

İzmir'de emniyet mensuplarına yönelik, hükümete yakın bir gazetenin kupürüyle başlatılan operasyonun davasında, iddianamede yer alan "örgüt" iddiasının çökmesinden sonra şimdi de polislere kurulan kumpasın hazırlandığı toplantı deşifre oldu. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade veren sanık polislerden Tamer Karaman, 18 Ağustos 2014 gecesi kendisinin de aralarında bulunduğu bir grup polisin İstihbarat Şube’ye çağrıldığını belirtti.

OPERASYONU SÖYLEDİLER

"Bize sabah operasyon yapılacağını söylediler. Bizi koruyacaklarını, avukat dahi tutmamıza gerek kalmayacağını, savcıyla konuştuklarını, buna karşılık, 'Amirlerimiz bize usulsüz dinleme yapmamız için emir verdi, baskı yaptı’ dememiz istendi” dedi. Karaman, 2009 yılından bu yana istihbarat şube müdürlüğünde görev yaptığını, üç aydır açıkta olduğunu, hiçbir usulsüz çalışmanın içinde yer almadığını, dinleme işlemlerinde görev yapmadığını söyledi.

ŞUBE MÜDÜRÜ TANIK

Karaman, İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Sertürk Cora’nın, mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep etti. İstihbarat Şube’ye çağrılarak bazı polisler aleyhinde ifade vermeye zorlandıkları iddia edilen polislerden Erdinç Sezgin ve Mevlüt Çakar da 18 Ağustos gecesi istihbarat şubeye çağrıldığını söylemişti.

2 POLİS TEYİT ETTİ

Tamer Karaman’ın avukatı İsmail Hakkı Küçük şu bilgileri verdi:?“İstihbarat’a çağrılan polislere, ‘Biz savcıyla konuştuk, evrakları ayıkladık fakat ayıklayamadığımız, yine de sizin isimlerinizi ayıklayıp çıkaramadığımız üç beş tane evrakta imzanız var. Siz bu sebeple gözaltına alınacaksınız. Hiç korkmayın, avukat tutmanıza gerek yok. Şu şekilde ifade verdiniz mi serbest kalacaksınız’ diye garanti verilerek, Terör Şube’de onlardan ifade alınmaya çalışıldı.” Avukat Ali Aksoy da polis memuru Tamer Karaman’ın ifadelerini, toplantıya katılan Serdar Taşbaş ve Reşit Kırmızıgül isimli polislerin teyit ettiğini söyledi.

Duruşmada ifade veren Komiser Ramazan Mert emrinde görev yapan memurdan konuyu öğrendiğini belirterek, “O da bana olan biteni anlattı. Aslında ilk başlarda 38 kişilik olan evrakın sonradan 31 kişiye düşürüldüğünü, evrakta imzası olan 6 kişinin mecburen operasyona dahil olduğunu ancak bu kişilere kurtarılma garantisi verildiğini öğrendim” dedi.

MAHKEME EVRAKLARIN ASLINI İSTEDİ

Duruşmanın 5. gününün sonunda 9. Ağır Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı. Mahkeme, sanıkların yargılamasına konu olan evrakların asıllarının getirtilmesine karar verdi. Cumhuriyet savcısı da mütalaasında, sanıklara atfedilen ‘örgüt' suçlamasına değinmeyerek, sanık ve müdafilerin 'görevsizlik' kararı verilmesi yönündeki talebin reddini istedi.

BASKI SORGUDA DA SÜRDÜ

Tamer Karaman’ın avukatı İsmail Hakkı Küçük müvekkiline yönelik yalan beyan baskılarının sorgu sırasında da sürdüğünü belirtti.

Av. Küçük şöyle konuştu: “Müvekkilim Tamer Karaman’a, Terör Şube’de ilk operasyon günü ifade almak için çağrıldığında baro tarafından avukat çağrılmış. Barodan görevlendirilen avukatın yanında müvekkilim sıkıştırılmaya çalışılmış fakat avukattan çekindikleri, tanımadıkları için bunu açıkça yapamamışlar ama rahatsızlıklarını, ‘Bu kim? Bunun ne işi var? Sen Sertürk Müdür'le görüşmedin mi’ diyerek sıkıştırma yapmışlar, tehdit içerikli konuşmuşlar. Yani, ‘Biz sana, avukat tutmayacaksın dedik, istediğimiz şekilde ifade vereceksin dedik ve sana bir şey olmayacaktı, bunu taahhüt ettik.’ anlamında söylüyorlar bunu.”

BUGÜN GAZETESİ
<< Önceki Haber Tarihe geçecek hukuk skandalı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER