45 farklı İstanbul trafiği

Araba kullanmakla sirkte cambazlık yapmak arasında pek bir farkın kalmadığı İstanbul trafiği, artık akademik tez yapılacak bir sorun hâline geldi. Peki, İstanbul’da kaç çeşit trafik var? Emniyet kemerinizi takın ve 45 farklı İstanbul trafiğine takılın...

45 farklı İstanbul trafiği

Her gün yüzlerce aracın dâhil olduğu ama buna karşılık yeni yolların yapılamadığı İstanbul trafiği durma noktasına geldi. İlerlemeyen trafiğe trafik demek ne kadar doğru olur bilemeyiz ama ortalama bir insanın ömrünün en az üç yılının trafikte geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Birçok güzergâhta 10 kilometrelik bir yol 2,5-3 saatte ancak katedilebiliyor. Meşhur tekerlemeyi şöyle değiştirmek gerekiyor artık: “İğne battı, canımı yaktı / Tombul kuş, arabaya koş / Arabanın tekeri, İstanbul’un trafiği / Hop hop, altın top / Bundan başka sorun yok!” İstanbul’un trafik sorununu, çözüm önerileri ortaya atarak halletmek pek mümkün görünmüyor. E-ulaşım, trafik görüntüleme sistemleri, elektronik bilgi panoları, sinyalize kavşaklar ve bilumum uygulamalar, azap yoluna çevrilen İstanbul trafiğine sökmüyor, saç baş yolduruyor. Yağmur, kar, güneş gibi doğal unsurları saymazsanız trafiğin şoförlerden kaynaklanan sebepleri de var. Gerçi bu haddinden fazla araç fazlalığında ne yapsanız arkanızda anında metrelerce kuyruk oluşuyor. Sözgelimi ‘Hızımı az keseyim, acelem ne?’ düşüncesiyle vites mi küçülttünüz? Yandınız, anında kornalar ötmeye başlıyor. Kadınsanız bu müsamahanın derecesi iki kat azalıyor ve “Kadından şoför olursa olacağı budur!” tarzındaki önyargı ile paniklemeye başlıyorsunuz. Seyir hâlinde iken araç sahiplerine trafiğin durumunu bildiren elektronik bilgi panoları (VMS) bile trafiğe çözüm olamıyor. Misal “Boğaz Köprüsü Yoğun” mu yazıyor? Ne gam! 100 metre ilerisini boş görüp de panonun kendisini kazıkladığı zehabına kapılan aynı yoğunluğa seyirtiyor. Yol açık olsa dahi panodaki yazıyı okumak için yavaşlayanlar bile hatırı sayılır bir trafik oluşturuyor. Bana kalırsa bu panolar yurdum insanına uygun şekilde yeniden düzenlenmeli. Mesela yol üzerinde hangi mağazada yüzde kaç indirim olduğu gibi bilgiler panoya girilse trafik stresi engellenmiş, alışveriş merkezine dalacaklar sayesinde de trafik bir nebze rahatlamış olur. Teklif var, ısrar yok! Eğer bir belediye otobüsünün veya bir dolmuşun tam arkasında iseniz yol size sırat köprüsü gibi geliyor, ince ince, ipil ipil terliyorsunuz. Otobüste sizi gözüne kestiren bir-iki kişi yolu size zindan ediyor. Öyle bir psikoloji içine giriyorsunuz ki “Ben ne halt ettim de bir araba sahibi oldum! Kapitalist miyim ben!” gibi felsefik soruşturmalara duçar oluyorsunuz. Vatandaş, dudaklarını kıpırdatmasa bile her hâliyle “Biz burada kurşun yemiş domuz gibi gidelim, sen orada tek başına koltuğa kurul. Kursağında dursun!” demeye getiriyor. James Bond ile 007 km! İstanbul’un hâlihazırda insana saç baş yolduran trafiğine zaman zaman yapılan dış müdahaleler ise o günü tam bir çileye çevirir. İşte bunlardan birisi de 007 James Bond serisinin son filmi Skyfall’ın bazı sahnelerinin İstanbul’da çekilmeye başlanması... Adana’nın ardından İstanbul’da 16 Nisan ile 16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek çekimler için önleminizi almakta fayda var. Zira başta Eminönü olmak üzere tarihî yarımada ve Haydarpaşa’da yapılacak çekimlerde motosiklet kovalamacaları, araçların havaya uçurulması sahneleri için bölge trafiğe kapatılacak. Bu çekimlerden kaynaklanan trafik yoğunluğu da araç hızını 007 km’ye kadar düşürebilir. Gerçi çekimler olmasa da hâlihazırdaki trafik yoğunluğu karşılaşacağımız tablodan pek farklı değil. Artık günün her saati İstanbul’un her yerinde trafik var. Velhasıl İstanbul’da şoför olmak öyle herkesin harcı değil. İyi şoför olmak dışında sabırlı, trafikte sinir katsayılarına direnç gösterebilen, zeki, çevik ve ara yolları bilen harita mühendisi olmanız gerekiyor ki tek parça hâlinde evinize ve işyerine ulaşabilesiniz. Peki, İstanbulluya saç baş yolduran, kilometrelerce araç kuyruğu oluşmasına sebep olan trafik çeşitleri neler? Belki inanmanız zor olacak ama İstanbul’da trafik oluşturan 45 farklı sebep var. Emniyet kemerinizi taktıysanız bu trafik çeşitlerinin içine dalabilirsiniz. İşte İstanbul’un trafik çeşitleri: 1) Sabah trafiği: Hafta içi saat 07.00-10.00 arası işine ve okula giden İstanbulluların karşılaştığı ilk çile... Sadece ana yollar değil, ara yollar da bu trafikten nasibini alır. 2) Akşam trafiği: Hafta içi mesai sonu trafiğidir ki 17.00-21.00 arası belirir. Bazen keyfine göre 22.00’ye kadar uzanır. 3) Servis trafiği: Öğrenci servisleri ile özel ve resmî kurumların servis araçlarının oluşturduğu trafik çeşidi. Trafiğe mesai ve okul saatlerini kollayıp çıkmakta fayda var. 4) Yağmur trafiği: Gökten asfalta bir damla yağmur düşmeyegörsün, trafik kilitlenir. Hava kötüyse trafik kötüdür, hava iyiyse trafik daha kötüdür. 5) Güneş trafiği: Özellikle soğuk ve yağmurlu birkaç günün ardından güneşin açtığı ilk gün oluşan trafik, yağmura rahmet okutur. Hava güzel diye kendisini dışarıya atanlar hatırı sayılır bir trafik oluşturur. 6) Kaza trafiği: Hız, yavaşlık, kurallara uymamak, dikkatsizlik... Kuyruk, bağlantılı bütün yolları etkiler. Aldırmayın, açın bir radyoyu, sakinleştirici müzikler dinleyin. 7) Yol çalışmaları trafiği: Asfalt dökme, üst geçit yapımı, şerit çizgisi boyama, metrobüs çalışmaları, lamba değiştirme, İSKİ-İGDAŞ-TEDAŞ çukuru! “Yolda çalışma var” levhasını “Yolda trafik var” diye yorumlamadıysanız kabahat sizin. 8) Köprü trafiği: Deveye hendek atlatmaktan zor olan trafik. İki köprüde de sabah ve akşam yoğun olan trafik. Bazen gece yarısına kadar etkilidir. Bunun bir sebebi de işi ve evi ayrı kıtada olan insanlardır. 9) İftar saati trafiği: Ramazanda sabrınızı ölçmek için İstanbul’a eklenir. İftardan iki saat önce etkili olmaya başlar, akşam ezanıyla kaybolur. Sonra teravih trafiği başlar. 10) Pazartesi trafiği: Hafta başında sabah saatlerinde belirir. 11) Cuma trafiği: Tatile kavuşma sevinciyle oluşur. Bu sevince katılmak isteyenler direksiyon başına! 12) Cumartesi-pazar trafiği: Özellikle öğle saatlerinde yoğunlaşan bir trafik çeşididir ki çoğunluğunu piknikçiler oluşturur. Gece geç saatlere kadar sürer. 13) Minibüs ve belediye otobüsü trafiği: Malum, klasik trafik! Bir-iki şerit onlara tahsis edilmiştir. Durak dışında yolcu almak, indirmek, aniden önünüze direksiyon kırmak asli vazifelerindendir. 14) Kamyon trafiği: Trafik sıkışıklığının ilk sorumluları. Sabah saat 10’dan sonra TEM yolundan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne kadar etkili olur. 15) Miting trafiği: Kadıköy, Taksim, Kazlıçeşme ve Beyazıt meydanlarında bir eylem veya miting varsa sinirlenip bağırmanıza gerek yok. İlla bağırmak istiyorsanız aracınızı sağa çekip mitinge dâhil olabilirsiniz. 16) Maç trafiği: Eskiden sadece hafta sonu rastlanan bu trafik, maçların bütün haftaya yayılmasıyla birlikte her an karşınıza çıkabilir. Statlara giden yollardan uzak durmanız ruh sağlığınız için önemlidir. 17) Otoban gişesi trafiği: Hafta sonları ve başlarında İstanbul’a dönüş ve İstanbul’dan ayrılma zamanlarında yaşanan hoş geldin/güle güle kutlaması. 18) Resmî tören trafiği: Kutlamalar ve öncesindeki provalarda Vatan Caddesi kapatılır. Hâliyle İstanbul kapanır. 19) Kar trafiği: İstanbul’u kilitleyen beyazlık! 20) E-5 trafiği: Sabahları Topkapı, akşam saatlerinde Avcılar istikameti, en işlek yolda en yavaş şekilde gitme keyfini tattırır. Bunun yanında Şirinevler, Bakırköy, Haliç ve İstoç bağlantı yolunda günün her saati trafik işkencesi mevcuttur. 21) Semt trafiği: İstanbul’un iş yoğunluğu olan Eminönü, Şişli, Kadıköy, Zeytinburnu, Taksim semtlerinin klasiği. 22) İnsan trafiği: Üst geçidi kullanmamakta inat eden yayaların sebep olduğu trafik. 23) ‘Avrupa Avrupa duy sesimizi!’ trafiği: Futboldaki uluslararası bir başarı sonrası özellikle Taksim, Kadıköy civarında belirir. Ama uzun süredir bu trafiğe hasretiz. 24) Eğlence trafiği: Cumartesi-pazar geceleri Ortaköy-Bebek sahilinde beliren ve gece boyu yaşanan yoğunluk. 25) Alışveriş merkezleri trafiği: Alışveriş merkezlerinin şehrin göbeğine yerleştirilmesinden dolayı büyük alışveriş merkezlerine giden yollarda görülen trafik çeşidi. Hâliyle İstanbul’un her yeri alışveriş merkezlerine akın eden araçlarla doludur. 26) Acemi şoför trafiği: İster kadın ister erkek, fark eder mi? E-5’te en sol şeritte 40 km hızla giden bir araç hem trafiği yavaşlatır hem de sinirleri tepeye çıkartır. Bu durum cadde ve sokaklarda da geçerlidir. 27) Trafik polisi trafiği: Trafiği açmakla görevli polisler bazen tersini yapıp trafiği kilitler. Bazen de yolun ortasından yavaş yavaş giden bir polis arabasını sollayamadığınız ve korna çalamadığınız için asayişe katkıda bulunur, sokakları denetlersiniz. 28) Gerzek trafiği: Daha çok Porsche görünümlü Doğan, Şahin kullanan tiplerin iğne deliği boşluğuna dalma hadisesi. 29) At arabası trafiği: Ee at izinin it izine karıştığı İstanbul trafiğinde at arabasının işi ne diyeceksiniz ama... Eh buna bir de kâğıt toplayıcılarının el arabalarını ekleyin bari... 30) Resmî trafik: Üst düzey birinin geçtiği güzergâhta yol kesilir, yen içinde kalır! 31) Yabancı plaka araç trafiği: Yolu bilmeyen yabancı bir araç bütün tabelalar önünde yavaşlayarak kendisine çıkış arar. Ama arkada biriken kuyruktan habersizdir. 32) Sağlı sollu park trafiği: Bir sokağa ya da caddeye girdiğinizde sağlı sollu park etmiş araçlar arasında güçlükle ilerlersiniz. Hele birisi de yanlış park ettiyse vay hâlinize! 33) Çıkışı kaçıranlar trafiği: Gideceği yerin levhasını kaçıranların durması, geri geri gelmeye çalışması sonucu yaşanan trafik. 34) Anlamsız zamanlar trafiği: Ortada hiçbir sebep yokken beliren trafik. İnanılmaz bir şekilde her yer kilitlenir. “Yarın yağmur varmış, kar varmış” türü psikolojik gerilimler de trafiği bir gün önceden kilitleyebilir. 35) Çöp kamyonu trafiği: Ara sokak ve caddelerde saatinden önce çıkan bir çöp kamyonu güzel havanızı mahvedebilir. 36) Arazöz trafiği: Yol kenarlarındaki ağaç ve yeşillikleri sulayan bir arazöz size ‘ortada kuyu var yandan geç’ oyunu oynatır. 37) Sis ve fırtına trafiği: Özellikle bahar ve kış aylarında İstanbul’u esir alan sis ve fırtına deniz, kara ve hava ulaşımını felç edebilir. 38) Kelebek etkisi trafiği: Ana arterlerde meydana gelen bir trafik kazası, bütün bağlantı yollarını kelebek etkisi misali kilitler. 39) Kazaya bakma trafiği: Karşı şeritte meydana gelen bir kaza, seyir hâlinde olduğunuz şeridi tıkar. Kazanın olduğu yere ulaşan her araç sahibi trafik polisi edasıyla kazayı süzer, kazanın nasıl meydana geldiğine ve ne kadar masraf oluştuğuna dair fikir yürütür. 10-15 saniyelik bu yavaşlama, kaza olmayan şeritteki trafiği felç eder. 40) Konser trafiği: Ünlü bir sanatçının konser vereceği gün aman diyelim trafiğe çıkmayın. Müzikten soğuyup ruhunuzun gıdasından eksik kalabilirsiniz. 41) Elektronik bilgi panoları trafiği: Sözüm ona insanlar açık yolları tercih etsin diye konulmuş elektronik bilgi panoları da trafik oluşturur. Hangi yol açık diye panoyu okumaya çalışırken yavaşlayanlar yüzünden hatırı sayılır bir trafik oluşur. 42) Hacışerif trafiği: Bu trafiği ancak Avcılar ve Beylikdüzü’nde oturanlar ile bu taraflara sık sık yolu düşenler bilir. Küçükçekmece’yi geçtikten sonra Avcılar rampasını tırmanırken sağda kaputunu açmış bir kamyonet, lastiği patlamış bir kamyon, benzini bitmiş bir otomobil görürseniz işte orası Hacışerif’tir. Trafikte bekleyen halk otobüsündeki vatandaşların kendi aralarında konuştuklarına göre, Hacı Şerif adlı mübarek bir zatın mezarı, yol yapılırken E-5’in altında kalmış. Bu yüzden burada sürekli olarak trafik tıkanıyormuş. 43) Dörtlü trafiği: “İki dakkalık işim var” deyip dörtlüleri yakarak arabasını yolun ortasına bırakıp gidenlerin sebep olduğu trafiktir. Bu düşüncesizleri 155’e ihbar etmek için boşuna uğraşmayın. Bir arkadaşımız durumu defalarca 155’e iletmiş; ama bir sonuç çıkmamış. Park ettiği yerden arabası çekilenlere tavsiye: Dörtlüleri yakıp aracınızı herhangi bir yolun ortasına rahatça bırakabilirsiniz. Polis bişiiicik yapmıyor! 44) Bayram trafiği: Ramazan ve Kurban Bayramları’nın öncesi ve sonrasında tatil ve alışveriş için yola çıkanların oluşturduğu trafiktir. 45) Yılbaşı trafiği: Yılbaşı akşamı işten erken çıkanların oluşturduğu trafiktir. Eğlence yerlerine akın eden insanlar yüzünden gece boyunca devam eder. Trafiğin iyi hâlleri de var! Trafik her zaman kötü değildir. Trafikten kaçamıyorsanız tadını çıkarmaya çalışın. Nasıl mı? Trafik, radyo kanallarının ekmek teknesidir. Bol bol radyo dinleyerek şarkı ezberleyebilir ya da sık sık radyoya bağlanan AKOM görevlisi Murat Kazanasmaz’dan trafik durumunu dinleyebilirsiniz. Arabanızda her sabah ve akşam piknik yapabilirsiniz. Evde hazırladığınız sandviçleri, meyve sularını, hatta çayı yudumlayarak dur-kalkları pikniğe çevirebilirsiniz. Uyuma sorunu yasayan bir bebeğiniz varsa trafik süper bir beşiktir. Bebeğinizi uyutmak için atlayın aracınıza ve uzuuun bir gezintiye çıkın. Trafiğe bir toplu taşıma aracıyla dâhil olduysanız entelektüel olabilirsiniz. Telefonunuzdan haberleri dinleyebilir, bol bol kitap okuyabilirsiniz. Trafik, kârlı bir iş yöntemi olabilir. Akşam trafiğine kalmamak için geç çıkarak akşam mesaisine kalabilir ve mesai ücreti alabilirsiniz. Trafik, sınıf ayrımını ortadan kaldıran, zenginle fakiri buluşturan muhteşem bir buluştur. Otobüse binen de, en lüks aracına tek başına kurulan da aynı sürede trafik içinde bulunur. Herkesin ömrü eşit miktarda trafikte eksilir. Ziyaret ettiğiniz bir arkadaşınızda geceleyip ertesi gün kahvaltıyı bedavaya getirebilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken “Şimdi de eve gidilmez ki! Ne trafik vardır!” cümlesini sarf etmenizdir. Arabada bulunanlar içinde uzun zamandır görmediğiniz birileri varsa muhabbet edip hasret gidermek için İstanbul trafiği en iyi ortamdır.
<< Önceki Haber 45 farklı İstanbul trafiği Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER