Erdoğan: Hedefimizi gerçekleştiremedik

Tayyip Erdoğan, TOKİ tarafından düzenlenen 2011 Konut Kurultayı'nda önemli açıklamalarda bulundu

Erdoğan: Hedefimizi gerçekleştiremedik

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her çocuğun, her insanın, insanca yaşam şartlarına, insanca yaşayabileceği konutlara, sokaklara, mahallelere sahip olmasını bir insan hakkı olarak gördüklerini belirterek, ''Bunu yerine getirmenin, bu hakkı sağlamanın mücadelesini veriyoruz'' dedi. Başbakan Erdoğan, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından düzenlenen 2011 Konut Kurultayı'nın açılışında yaptığı konuşmada, inşaat sektörünün, son 8 yılda Türkiye'nin rekor seviyelerde büyüme kaydetmesine çok büyük katkılar sağladığına dikkati çekti. Erdoğan, 2002 yılında 36 milyon metrekare için inşaat ruhsatı verilirken, 2009 yılında bu rakamın yaklaşık 3 kat artışla 103 milyon metrekareye çıktığını, 2010 yılında bundan da yüksek bir rakamın beklendiğini kaydetti. İnşaat sektörünün, yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da çok büyük işler yüklendiğini ve bunları başarıyla tamamladığını anlatan Erdoğan, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde 2003 yılında 225 büyük firma arasında sadece 8 Türk firması varken, bugün 33 firma ile Çin'den sonra ikinci sırada yer alındığını bildirdi. Erdoğan, yurt içi ve dışında bu sevinci ve gururu yaşatan inşaat sektörünün temsilcilerine, şirketlere ve yöneticilerine, yüklenici firmalara, mimarından mühendisine, kalıpçısından sıvacısına, demircisinden tesisatçısına kadar sektörde ter döken tüm çalışanlara şükranlarını sundu. -''ŞEHİRLERİ ŞEKİLLENDİREN İNSANDIR''- Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Hiç şüphesiz şehirleri şekillendiren insandır. Ancak, insan, şehirleri şekillendirdiği kadar, şehirler tarafından da şekillenen bir varlıktır. Türk şiirinin ustalarından Edip Cansever, (İnsan yaşadığı yere benzer/O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer/evlerine, sokaklarına, köşe başlarına benzer) diyor. Gerçekten de bir çocuğun, evinin penceresinden baktığında gördüğü tablo, sokağında gördüğü manzara, okul yolunda gördüğü mimari, aslında o çocuğun zihin dünyasını, geleceğini şekillendirir. Dünyaya, Süleymaniye Camisi'nin penceresinden, Ayasofya'nın avlusundan, Sultanahmet Çeşmesi'nden, Galata Kulesi'nden bakmakla, bir gecekondunun penceresinden bakmak asla ve asla aynı değildir. Takdir edersiniz ki cıvıl cıvıl bir sokakta, tabiatla, çevreyle dost bir ortamda, mimari eserler arasında büyüyen bir çocuğun ufku ile çamur içinde, çöp içinde, yıkık dökük evlerde yetişen bir çocuğun ufku da aynı değildir. Çocuklar, dillerini, derilerinin renklerini, etnik kökenlerini tercih etme imkanına sahip değiller. Aynı şekilde çocuklar, doğacakları evi, büyüyecekleri mahalleyi de seçme lüksüne sahip değiller. İşte onun için, konut, bir insan hakkıdır. Biz, her çocuğun, her insanın, insanca yaşam şartlarına, insanca yaşayabileceği konutlara, sokaklara, mahallelere sahip olmasını bir insan hakkı olarak görüyor ve bunu yerine getirmenin, bu hakkı sağlamanın mücadelesini veriyoruz.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de çarpık kentleşmeyi yüzde 100 oranında durdurduklarını ifade ederek, ''Fakat hedefimizi gerçekleştiremedik'' dedi. Konut Kurultayı'nın açılışında konuşan Erdoğan, Brezilya'da ''favela'', Latin Amerika'da ''barrio'' ya da Türkiye'de ''gecekondu''nun, bir süreç değil sonuç olduğunu vurgulayarak, çarpık kentleşme, terör, yoksulluk ve bunların doğurduğu göçün, dünyanın birçok ülkesinde alt yapının olmadığı, insanca yaşam şartlarının asgarisinin dahi bulunmadığı bu sonuçları yarattığını anlattı. Siyasi popülizmin de bu sonuca hoşgörüyle baktığını, başta İstanbul olmak üzere tarihi kentlerin çevrelerinde yığınla insanın yaşadığı varoşların oluştuğunu hatırlatan Erdoğan, ''Türkiye'de hamdolsun biz bu süreci neredeyse yüzde 100 oranında durdurduk diyebiliriz. Fakat hedefimizi gerçekleştiremedik. Zira İstanbul şu yaşadığımız İstanbul olmamalı. İstanbul'u değiştirmemiz şart. Daha çok almamız gereken mesafe var. Bunu vatandaşlarımızla da paylaşmak istiyoruz. Orada ciddi engeller var. Bunu aşmakta zorlanıyoruz. İstiyoruz ki onlarla bu süreci paylaşarak, bunu gerçekleştirelim. Çarpık kentleşmeye artık müsaade etmiyor, asla müsamaha göstermiyoruz'' dedi. Başbakan Erdoğan, on yıllar içinde büyümüş gecekonduları da kendi hallerine ve kaderlerine terk etmediklerini, çarpık kentleşmeye karşı verdikleri mücadeleden daha fazlasını, modern şehirleşme yolunda verdiklerini dile getirerek, şöyle konuştu: ''Ben, 1994 yılında İstanbullular'ın takdir ve tercihiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildim. Şunu teslim etmeliyim ki, İstanbul'un tamamından, her kesimden oy almakla birlikte, en çok da İstanbul'u çevreleyen o gecekondu mahallelerinin oyunu alarak göreve geldim. Zorunlu olarak köylerinden, ilçelerinden, illerinden İstanbul'a göçmüş, başını sokacağı bir çatı inşa etmiş, susuz, elektriksiz evlerde, çamurlu sokaklarda, kanalizasyonu olmayan, okulu, sağlık ocağı, yolu olmayan mahallelerde yaşayan milyonlarca insanın açıkçası umudu olarak bir emanet devraldım. 4,5 yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlığım süresince de, arkadaşlarımızla birlikte İstanbul'u modern bir şehir görüntüsüne büründürmek için modern şehirleşmeyi tesis etmek için gecekondu sorununa köklü çözümler üretmek için yoğun çaba sarf ettik.'' -TOKİ ÖRNEĞİ- KİPTAŞ ile Başakkent, Hilalkent gibi semtlerin yanında yıllardır bitirilemeyen, insanların umudunu söndüren yarım kalmış projelere de el attıklarını, 4,5 yıl içinde, İstanbul'da KİPTAŞ eliyle 17 bin konut inşa ettiklerini kaydeden Erdoğan, 2002 yılı sonunda, Türkiye'nin idaresini emanet aldığında da İstanbul'daki tecrübelerini Türkiye geneline taşıdıklarını ifade ederek, şöyle devam etti: ''Şunu altını çizerek ifade etmekte fayda görüyorum: TOKİ'nin bizim iktidarımız döneminde ortaya koyduğu çalışmalar, dünyada pek de örneği olmayan, emsali olmayan bir nitelik arz ediyor. Biz, 8 yıl önce, iktidara yürürken çok detaylı bir planlama yaptık ve 10 yıl içinde 500 bin konutun üretilmesinin mümkün olduğunu gördük, bunu hedef olarak da ilan ettik ve şu anda bunu gerçekleştirmekte olduğumuzu görüyoruz. O dönemde bir çokları bize inanmadı. Bunun mümkün olamayacağını söyledi, 500 bin konutun hayal olduğunu ifade ettiler. TOKİ şu an itibariyle, yani 8 yıl diyemiyorum, çünkü hemen başlamadık, 7 yılın ardından, 483 bin 287 konut sayısına ulaşmış durumda. Bu konutlardan 350 bin tanesi tamamlandı ve sahiplerine teslim edildi. İhale tarihi alınmış 28 bin konutumuz daha var. Yani, Mayıs, Haziran ayları itibariyle 512 bin konut sayısına ulaşmış olacağız. Şu anda, 81 il, 800 ilçede, bin 888 şantiyemiz aralıksız çalışıyor. Edirne'den Hakkari'ye, Iğdır'dan Muğla'ya kadar illerimizde, ilçelerimizde modern konutlar, modern mahalleler, semtler yükseliyor.'' -100 BİN NÜFUSLU 20 ŞEHİR- ''TOKİ'nin bu çalışmaları tüm dünyada örnek alınırken, ilgiyle, hayranlıkla, hatta biraz da şaşkınlıkla izlenirken, maalesef ülke içinde zaman zaman muhalefet partilerinin, şevk kırıcı, tahrip edici, tehditkar bir üslupla TOKİ'nin üzerine geldiklerine şahit olunduğunu'' belirten Erdoğan, 1984'te Türkiye'nin konut ihtiyacını karşılamak üzere kurulan TOKİ'nin, 2002 yılına kadar geçen 19 yılda 43 bin konut üretebildiğini anlattı. Erdoğan, ''19 yılda 43 bin konut üretilirken, biz sadece 8 yılda 483 bin konut rakamına ulaştık. Belki 483 bin rakamı tam olarak zihinlerde somutlaşmayabilir. Bir başka ifadeyle, 100 bin nüfuslu 20 şehir ya da bir adet Bursa şehrini sıfırdan inşa ettik. 2008 sonunda, ABD'de tutsat krizi olarak ortaya çıkan küresel finans krizi tüm dünyayı etkisi altına alırken, Türkiye konut krizi yaşamamış, küresel finans krizini de TOKİ formülünün de katkısıyla en az etkiyle atlatabilmiştir'' diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TOKİ'nin ürettiği 483 bin konutun insanların başını sokabilecekleri bir çatıdan çok daha fazlası olduğunu ifade ederek, ''Bu 483 bin konut, yeni bir yaşam tarzı, yeni bir hayat, aslında umutlara kavuşma, hayallerle kucaklaşmadır. Bu 483 bin konut, modern şehirler olduğu kadar, sağlıklı bir yaşam ortamı, geleceğe güvenle bakan, umutla bakan nesiller demektir'' dedi Başbakan Erdoğan, Konut Kurultayı'nda, halkın içinden gelmiş bir siyasetçi olduğunu, siyasete ''gökten zembille'' inmediğini ve bu ülkenin tüm sıkıntılarını ve tüm sorunlarını bizzat yaşamış ve bizzat hissetmiş bir siyasetçi olduğunu anlattı. Doğduğu, yaşamış olduğu semtin o günkü şartlarını çok iyi bildiğini, siyasetin içine girdiği andan itibaren her an yoksulların içinde, her an gecekondu mahallelerinde ve o gecekonduların içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, bazen arkadaşları, bazen eşi, ailesiyle o evlerin kapılarını çalıp misafir olduklarını, doğu, batı, kuzey, güney ayrımı yapmadan, gittikleri her ilde vatandaşın kapısına gittiklerini, evine misafir olduklarını, yaşadığı şartları, evini, çocuklarını bizzat yerinde müşahede ettiklerini anlattı. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Bugün büyükşehirlerde yaşayan çocukların bir çoğu soba nedir bilmiyor olabilir. 'Yok canım' demeyin, olabilir. Bir gecekondudaysanız, kışın o en sert soğuğunda, sabahın ayazında, anneler evden çıkar, kömürlükten kömür taşır. Asansörü olmayan apartmanlarda hanımlar 5-6 kat iner, kömür kovalarını evlere taşır. Soba ne kadar iyi yanarsa yansın, yalıtım yoktur, duvarlar, pencereler, kapılar sağlıksızdır. Bir tek oda dahi ısınırsa o aile için daha büyük mutluluk yoktur. Su zaten yoktur, varsa bile kış şartlarında donmuştur, akmaz. Çocuklar için bırakın oyun parkını, bırakın oyun bahçelerini, okula gitmek için yol dahi yoktur. Sabahın ayazında sokağa çıkan işçi erkekler, işçi kadınlar, dakikalarca çamur içinde yürüyüp otobüs duraklarına ulaştıklarında, saatlerce otobüs bekleyip iş yerine ulaştıklarında zaten ciddi manada yorulmuşlardır.'' TOKİ'nin düzenlediği yarışmada birinci olan çocuğun resmi ve anahtar dağıtım törenlerinden fotoğraflar gösteren Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bakın burada Diyarbakır'dan bir çocuğun, Nazlı Deniz Macit yavrumuzun TOKİ'nin yarışması için yaptığı ve birinci olduğu resmi görüyorsunuz. Şırıl şırıl akan suları hayal ediyor. Salıncak, yeşillik, temizlik, gürültüden uzak, çirkin yapılardan uzak, oyun ve oyuncak hayal ediyor. Cıvıl cıvıl oynayan çocuklar hayal ediyor. İşte, bizim bugün ürettiğimiz 483 bin konut, insanların başını sokabilecekleri bir çatıdan çok daha fazlasıdır. Anahtarları teslim ederken sorularımı çocuklara yöneltiyorum. 'Odan var mı?' diyorum. Gözler cıvıl cıvıl 'Odam var Başbakanım' diyor. Artık bu çocuklara evde oda düşüyor. 'Odan sıcak mı?' diyorum, 'Odam sıcak' diyor. Daha önce soba, evin en geniş odasına adı salonsa salona konur, oradan diğerleri ısı olarak bir şeyler kapabilirse kapar. Bu 483 bin konut, yeni bir yaşam tarzı, yeni bir hayat, aslında umutlara kavuşma, hayallerle kucaklaşmadır. Bu 483 bin konut, modern şehirler olduğu kadar, sağlıklı bir yaşam ortamı, geleceğe güvenle bakan, umutla bakan nesiller demektir. Bir çocuğun sevinmesi tüm dünyaya bedeldir. Biz, şu an itibariyle 350 bin ailenin çocuklarını sevindirmenin, bu sayıyı 500 bin aile ve onların çocuklarına ulaştırmanın bahtiyarlığı, memnuniyeti ve haklı gururu içindeyiz. '' -'483 BİNE ULAŞAN KONUTUN 399 BİNİ SOSYAL KONUT- Başbakan Erdoğan, TOKİ'nin ürettiği ve şu an itibariyle 483 bine ulaşan konut sayısının yüzde 82'sinin, yani 399 bininin, kar amacı güdülmeyen sosyal konut niteliğinde olduğuna, buralarda faiz uygulamasının olmadığına dikkati çekerek, orta-alt gelir grubu ve yoksullara yönelik 324 bin konut ürettiklerini, gecekondu dönüşüm, afet konutu, Tarımköy kapsamında da 75 bin konut rakamına ulaştıklarını belirtti. Erdoğan, geriye kalan 84 bin konutun ise kaynak geliştirmek, yani sosyal konutların finansmanını sağlamak üzere üst ve orta gelir gruplarına hitap eder şekilde inşa ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini anlattı. Konut üretmenin yanında, şehit ailelerine, malullere, dul ve yetimlerine faizsiz konut kredisi sağladıklarını, yarım kalmış 56 bin konutluk kooperatiflere tamamlama kredisi verdiklerini dile getiren Erdoğan, ''Planlı Kentleşme ve Konut Üretimi Seferberliği'' kapsamında, yoksullara yönelik olarak peşinatsız, 20 yıl vadeli, 100 TL'den başlayan taksitlerle, konut büyüklüğü 45-50-60 metrekare olan toplam 30 bin konutun inşaatlarını başlattıklarını da hatırlattı. Proje ve ihale çalışmaları devam eden 11 bin 162 konutla birlikte, Türkiye genelinde yoksullara toplam 41 bin 180 konut inşa etmiş olacaklarını vurgulayan Erdoğan, durumu biraz daha iyi olan alt gelir grubuna yönelik 65-87 metrekare arası konutlar yaptıklarını aktardı. Vatandaşın 6 bin TL peşinat vereceğini, konut teslim edildiği andan itibaren 300 TL taksit ödeyeceğini ve 15 yılın sonunda taksitlerinin sona ereceğini anlatan Erdoğan, grafik ve haritalar eşliğinde konuşmasını sürdürerek, yine Roman vatandaşlara yönelik 9 bine yakın konut inşa edilmekte olduğunu, uygulama aşamasında 1372 konut, ihale ve hazırlık aşamasında olan 7 bin 298 konutun bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, şöyle devam etti: ''Konutlarla birlikte, Türkiye genelinde inşa ettiğimiz eserler şunlar. Tarımköy uygulamasıyla 36 yeni köy oluşturarak 4 bin 51 konut inşa ettik. Bu köy konutlarını, çiftçimizin, köylümüzün yaşam tarzına uygun şekilde, ahırıyla, deposuyla, bahçesiyle üreterek hak sahiplerine teslim ettik. Yine bu süreçte TOKİ, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol doğrultusunda toplam bedeli 1,7 milyar TL olan yatırımlar gerçekleştirdi. 311 okul, 74 pansiyon, 28 spor salonunu bu şekilde inşa ettik. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile yapılan protokolle de toplam yatırım bedeli yaklaşık 193 milyon TL olan sosyal hizmet merkezleri inşa edildi. Yine Türkiye genelinde, 30 adet Sevgi Evi, 20 adet Engelsiz Yaşam Merkezi, 6 adet Rehabilitasyon Merkezi, 7 adet Toplum Merkezi inşa ettik.'' Başbakan Erdoğan, TOKİ'nin Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokolle toplamda 3,6 milyar TL'lik yatırım gerçekleştirdiğini, bu kapsamda 156 hastane inşa ettiğini ifade ederek, bunların yanı sıra çevre düzenlemeleri kapsamında yaklaşık 17 milyon metrekare yeşil alan düzenlemesi, 2,5 milyon ağaç dikimi ve 3,5 milyon çalı peyzajı yapıldığına özellikle dikkat çekmek istediğini kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bundan sonraki yol haritasının ana başlıklarından birinin ''deprem kuşağında olan ülkemizin konutlarını karantinaya almak'' olduğunu belirterek, ''Fay hattının üzerinde bulunan binaların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi, deprem dönüşümlerinin sürdürebilirliğinin sağlanması vazgeçilmez, olmazsa olmaz hedefimizdir. Bu aşamadan sonra, doğal afetlere, özellikle de depreme hazırlıklı şehirler inşa etmenin gayreti içinde olacağız'' dedi. Erdoğan, Konut Kurultayı'nda, TOKİ'nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte, Türkiye genelinde tarihi eserlerin onarımında, restorasyonunda da görev aldığını, şu ana kadar tarihi eserlerin onarımı amacıyla 319 proje başlatıldığını ve bunlardan 142 adedinin tamamlandığına işaret etti. ''Şurası da son derece önemli... Herhangi bir afet durumunda, bütün imkanlarımızla afet bölgesine intikal ederken, yaraları sararken, afet sonrası için vatandaşlarımızı da kendi kaderlerine terk etmedik'' diyen Erdoğan, sosyal konut uygulamalarının 17 bin 947'sini deprem, yangın, sel gibi felaketlerden zarar gören yerleşimlerde afet konutları kapsamında ürettiklerini belirtti. Başbakan Erdoğan, afet noktasında sınır tanımadıklarını, 26 Aralık 2004'te Güneydoğu Asya'da meydana gelen deprem ve tsunami sırasında en çok hasar gören ülkelerden olan Endonezya'nın Aceh bölgesinde 1050 konut ile okul, cami ve hastane tadilat ve restorasyonu yaptıklarını, Sri Lanka'nın Matara bölgesinde de 500 konut, okul, çarşı, ibadethane, toplum merkezi ve spor sahası inşa ettiklerini hatırlattı. ''Bunlar Müslüman değil. Müslüman da var Budist de var'' diyen Erdoğan, hiç ayırt etmeksizin insani bir yaklaşım anlayışıyla yardımları gerçekleştirdiklerini, 8 Ekim 2005'te Pakistan'da meydana gelen deprem sonrasında da Muzafferabad'da toplam 1612 konut ve sosyal donatı inşaatlarının TOKİ tarafından tamamlandığını, yine Pakistan'da 2010 yılında meydana gelen sel felaketi sonrasında ortaya çıkan konut açığını gidermeye yardımcı olmak üzere 4 bin 620 konutun da TOKİ tarafından ihalesinin yapıldığını, inşaatların da başlatıldığını anlattı. -''TOKİ ŞİMDİ ARTIK YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR''- TOKİ'nin artık yeni bir döneme girdiğini ve birkaç ay içinde 500 bin konut hedefinin aşılmış olacağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: ''Hemen ardından 12 Haziran seçimleriyle birlikte önümüze yeni bir 500 bin konut hedefi koyuyoruz. Hani Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü diyorum, 2023 diyorum ya, 2023'e yeni bir 500 binlik paket. İnşallah, bu 500 bin konutu da 2023 yılında tamamlamış olacağız. Önümüzdeki dönemde iki önceliğimiz var: Kentsel dönüşüm ve depreme hazırlık. Biz, şu son 8 yılda, kentsel dönüşüm noktasında çok büyük projeler gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm çerçevesinde cumhuriyet tarihimizin en büyük dönüşüm hareketini başlattık. 248 projede toplam 185 bin konutluk gecekondu dönüşüm çalışmaları yaptık. 108 bölgede 53 bin konutluk uygulama başlattık ve bunlardan 31 binini tamamladık.'' Asla partizanlık yapmadıklarını, buna müsaade etmediklerini, Türkiye'nin her yerinde projeleri kararlılıkla yürüttüklerini belirten Erdoğan, Trabzon Zağnos'da, İzmir Kadifekale'de, Denizli Bağırsakdere'de Diyarbakır Sur içinde yürüttükleri kentsel dönüşüm projelerinin bunun en somut örnekleri olduğuna işaret etti. Başbakan Erdoğan, şimdi bu kentsel dönüşüme daha da hız verecek, gelecek dönemde ağırlıkla kentsel dönüşümler gerçekleştireceklerini ifade ederek, ''Türkiye'nin bundan sonraki yol haritasının ana başlıklarından biri deprem kuşağında olan ülkemizin konutlarını karantinaya almak. Fay hattı üzerinde bulunan binaların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi, deprem dönüşümlerinin sürdürebilirliğinin sağlanması vazgeçilmez, olmazsa olmaz hedefimizdir. Bu aşamadan sonra, doğal afetlere, özellikle de depreme hazırlıklı şehirler inşa etmenin gayreti içinde olacağız'' şeklinde konuştu. Şehirlerin, insanları belirlediğini, çocuklar ve genç nesillerin gelecek tasavvurunu belirlediğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: ''Biz, çocuklarımıza yaşanabilir, sağlıklı kentler, konutlar ve korunmuş bir çevre emanet etmeyi kendimize hedef olarak belirledik ve bu hedefe dönük olarak çok büyük çalışmalar gerçekleştirdik. Konut hakkı nasıl insan hakkıysa, biz biliyoruz ki kentlere karşı işlenmiş suçlar da, insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Hızla artan nüfus, küresel ve ulusal meseleler nedeniyle dünya genelinde şehirlere çok ciddi zararlar verildi. Türkiye olarak, bu zararları telafi etmenin, sağlıklı bir kentleşmeye model oluşturmanın gayreti içindeyiz. Sadece konutlarımızla değil, inşa ettiğimiz kentlerimizle de tüm dünyaya örnek teşkil etmek istiyoruz. Böyle kapsamlı bir şehirleşme faaliyeti içinde kusurlar olabilir, elbette hatalar ortaya çıkabilir. İşte bu Kent Kurultayı, bizim kusurlarımızı görmemize, hatalarımızı fark etmemize, yeni dönemi de ona göre şekillendirmemize yardımcı olacaktır.''
<< Önceki Haber Erdoğan: Hedefimizi gerçekleştiremedik Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER