Temizlik ihalesine sevinir oldu


”Bakmayın Saray’da oturup kalktığına, bakmayın etrafa caka sattığına, bakmayın yandaşlarına güçlü görünmeye çalışmasına, bakmayın korku salma çabalarına… Üç kuruşa muhtaç hale geldi üç kuruşa…! ” Otobüsten indiğimde soluklanmak için otogardaki çay ocağına oturdum. Sabahın erken saati olunca simit de çıkmamıştı. Çantamdaki bisküvileri açmaya çalıştığımda yan tarafta oturan yaşını almış beyaz saçlı, yüzünde yılların yorgunluğunu taşıyan kişiydi bunları söyleyen. Bir yandan da gözünü kısarak televizyon ekranındakileri görmeye çalışıyordu. O böyle dikkatli bakınca benim de dikkatim o tarafa yöneldi. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı konuşan. Afrika ülkelerinden Kongo’dan Senegal’e geçerken uçakta konuşuyordu Erdoğan. Karşısında her söylediğini emme basma tulumba gibi başını bir aşağı bir yukarı indirip kaldıran gazetecilerin karşısında. Yaşlı adam gözlerini kısarken konuşmasını sürdürüyordu Erdoğan: “Bizim Afrika’ya verdiğimiz ehemmiyetin ne kadar önemli olduğu günbegün ortaya çıkıyor. Mesela Albayrak Grubu’nun Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde temizlik işini aldığını öğrenince doğrusu çok sevindim. Albayrak’ın bu işi hiçbir yerde görülmeyen bir şekilde ve süratle başaracağına inanıyorum. Niye? İstanbul’da biz bu işi Albayrak’la başardık da onun için.” “Peehh!“ dedi adam elindeki çay bardağını sert bir şekilde masaya bırakırken. O anda göz göze geldik, elimde hâlâ bisküvi poşetini açmaya çalışken bu defa bana sataştı; “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana…” deyiverdi. Gülüştük. “Hele yaklaş” diyerek beni yanına çağırdı, kalktım onun olduğu masaya oturdum. “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” diye de ekledi, bisküvi poşetini açmıştım, şimdi bir yandan bisküvilerimizi çaya bandırıyordum. Adam ilginçti, koyu bir sohbete başladık! 


İbrahim amca 76 yaşında! Emekli öğretmen, çocuklarını okutmuş, şimdi sıra torunlarda! Oğlu öğretmenmiş kendisi gibi ihraç olmuş, şimdi zar zor bir yerlerde çalışıyor, eve getirdiği maaş karın tokluğu. Gelini ise geçirdiği trafik kazası nedeniyle işlerini yapmakta zorlanıyormuş. Ekonomiden bahsetti, enflasyon dedi, geçim darlığı dedi. İşte Anadolu’da geçinemeyen ne kadar insan varsa onların söylediklerini söyledi… Uzunca bir sohbet ettik, tek tek yazacak değilim burada! Nihayet gitme vakti gelmişti, elimden tuttu. “Siz moralanizi bozmayın” dedi, sonra kendine has muzip haliyle “Geççek hemşerim” dedi. Gülüştük! “Öyle mi diyorsun?” dedim. Yine güldü, “Büyük Türk büyüğü Tarkan diyor” dedi. 


Otobüs gelmişti, yola devam etme zamanıydı. Yorgunluk da çökmüştü, biraz uyusam iyi olacaktıı. Tam o sırada bu defa telefonum mesaj kutusuna arka arka yazılar düşmeye başladı. Serhat’tı yazan, yaptığı son analizden bahsediyordu. Bir süre mesajlaştık, baktım olmuyor, “Sen bana iyisi mi şu analizi at” dedim. Öyle yaptı ve okumaya başladım.


“Türkiye ciddi bir ekonomik krizin içinde. Elektrik, doğal gaz ve petrol fiyatları toplumu patlama noktasına getirdi. Muhalefet Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı erken seçim baskısı altında tutuyor. Erdoğan, ekonomik krizden çıkmak için kısa vadede acil olarak sıcak paraya ihtiyaç duyuyor. Gelecek sıcak parayla bir süredir uygulanan seçim ekonomisinin sürdürülmesi ve öngörülecek en iyi zamanda erken seçime gitmeyi hedefleniyor. Katar’ın verdiği destekle ekonomik kriz aşılamıyor. Son olarak BAE ile imzalanan 10 milyar dolarlık anlaşma ve bunun yanında yeni SWAP anlaşması da açığı kapatmıyor. İşte Erdoğan’ın bu nedenlerle ‘ekonomik çıkar’ öncelikli yaptığı körfezdeki Arap ülkeleri ziyaretleri büyük önem taşıyor. Erdoğan anlaşmayla petrol dolarlarının Türkiye’ye girişini sağlamak istiyor. AKP iktidara geldiği 2002’de dış ilişkilerde ‘sıfır sorun’ politikasıyla yola çıktı. Ancak aradan geçen sürede bölge ülkelerinden Gürcistan, Azerbaycan ve Bulgaristan harici bütün ülkelerle kavgalı duruma geldi. Erdoğan iktidarı bunu önce ‘değerli yalnızlık’ olarak yorumladı. Ancak ekonominin kötüleşmesi ile birlikte bu değerlik yalnızlığı bir işe yaramadığı görüldü. Erdoğan, şimdi derin ekonomik kriz Çin'de bulunan Türkiye’yi düştüğü çukurdan çıkarmaya çabalıyor. Bunun için de kavgalı tüm ülkelerle ilişkileri düzeltme yoluna gidiyor. Erdoğan’ın öncelikli hedefi sıcak para bulmak, ikinci hedefi ise doğrudan yabancı yatırımları sağlamak. Ancak doğrudan yabancı yatırımlar uzun vadeli yatırımlar olduğu için Türkiye’de enflasyon oranlarının yüksek olması, TL’nin sürekli değer kaybetmesi de bu yatırımları olumsuz etkiliyor. Türkiye’deki hukuk alanındaki yanlış uygulamalar da yabancı yatırımcıyı korkutuyor. 2022'de Türk dış politikasının yönelimini belirleyecek en önemli unsur ekonomik kriz. BAE ve Suudi Arabistan ilişkilerin geliştirilmesinde ekonomik kaygılar önemli rol oynuyor. Enflasyonun artması, hayat pahalılığı iç politikada Erdoğan’ı iyice köşeye sıkıştırdı. Merkez Bankası'nın Eylül 2021’de politika faizini indirmeye başlaması ile birlikte Türk Lirası'nın ABD Doları ve Euro'ya karşı çok büyük oranda değer yitirmesine neden oldu. Faiz indirimi tavrının 2022'de de devam etme olasılığı dış politik kararları etkileyecek ana unsurlar arasında bulunuyor.“ Baktım bitmiyor… 


Akademik dille anlatılmıştı, iyiydi… Ama İbrahim amca kadar etkilemeşti beni. Zira teoriden ziyade pratiğini yaşıyordu İbrahim amca! Elektrik fiyatları cep yakıyor, insanlar araç kullanamaz hale gelmişti. AKP’liler hep 1980 öncesini gündeme getirir yokluklardan bahseder! Şimdi varlıkta yokluk çektiriyorlar ülkeye. Ne dedilerse ellerinde kalıyor. Kınadıklarını yaşıyorlar ve yaşamadan da gitmeyecekler sanki! 3Y ile geldiler, yasaksız Türkiye, yoksul olmayan Türkiye ve yolsuzluğu bulaşmamış Türkiye vaat ettiler! Her şey ellerinde kalıyor işte! Türkiye’yi yasaklı hale getirdiler, yoksul hale getirdiler, yolsuz hale getirdiler ! 


İşte Migros işçisinin yaşadıkları… Semt pazarlarında binlerce insan var aç biilaç ! Görmüyor gözleri, duymuyor kulakları! Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da öyle yapmadı mı, semt pazarında sersezinişte bulunan bir esnafın yanından hızla uzaklaştı! İnsanlar korku duvarını aştı, artık konuşuyor. Erdoğan ve ortağı Bahçeli hayal aleminde gibi konuşuyor. Ne yapacakları şaşırdılar! Bahçeli, 6’yı ters çevirip 9 yapmakla uğraşıyor. Erdoğan artık Afrika ülkesinden alınan temizlik ihalesine bile sevinir oldu! 


Gözlerim kapanmak üzereydi, İbrahim amcanın sözleri geldi aklıma ; ”Bakmayın Saray’da oturup kalktığına, bakmayın hâlâ etrafa caka sattığına, bakmayın yandaşlarına güçlü görünmeye çalışmasına, bakmayın korku salma çabalarına… Üç kuruşa muhtaç hale geldi üç kuruşa!” Bir de, “yiğit muhtaç oldu üç kuruş soğana” sözü vardı… Asrın yiğitleri geldi aklıma…

<< Önceki Haber Temizlik ihalesine sevinir oldu Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER