Muğla'da Yeni Bir Denizanası Türü Bulundu

Muğla'da Yeni Bir Denizanası Türü Bulundu

Durmuş Genç - Son haftalarda Dalyan Sülüngür Gölü'nde artış gösteren denizanaları Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde görevli öğretim üyeleri tarafından yakın takibe alınırken, bölgede rastlanan türün yeni bir tür olduğu tespit edildi. Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesindeki Sülüngür Gölü'nde denizanası sayısının ciddi derecede arttığı bilgisi üzerine Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde görevli bir ekip, bölgede incelemelerde bulunarak çeşitli numuneler aldı. Sülüngür Gölü'nde uzman ekip tarafından yapılan çalışmaları görüntüleyen AA ekibine açıklamalarda bulunan Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan, gölden alınan denizanalarını laboratuvar ortamında incelediklerini belirterek, ''Sularımızda yeni bir denizanası türü olan 'Avustralya Benekli Denizanası' tespit edildi. İrili ufaklı yüzlerce denizanası belirlenmiş, bunlar içinde 50 santim çap ve 7,5 kilogram ağırlığa ulaşan bireylere rastlandı''dedi. Her bir denizanasının günde 5 bin litre suyu filtre ettiğine işaret eden Tarkan, ''Salı günü araştırma ekibimizle Dalyan'daki Sülüngür Gölü'nde inceleme çalışmaları yaptık. Geçen yıl ilk kez Ekim ayında İskenderun Körfez'inde görülen Benekli Denizanası (Phyllorhiza Punctata) bu bölgede çok sayıda tespit edildi. Yer yer acı su özelliği gösteren bu gölde bu türün rastlanması bizi şaşırttı. Türlerin herhangi bir şekilde bir bölgede tek birey olarak görülmesi bizim için fazla dikkate değer değildir. Önemli olan denizanası popülasyonunun yani birden fazla bireyin yeni ve farklı bölgelerde bulunmasıdır. Benekli denizanasının Türkiye sularında ikinci kez ama ilk görüldüğü noktadan oldukça uzak bir bölgede hatta kapalı bir gölde ortaya çıkması düşündürücü. Bu konudaki araştırma ve izleme çalışmaları devam edecektir'' diye konuştu. -''AVUSTURALYA'DAN BALIKÇILARIMIZA ORTAK GELDİ''- Denizanalarının pek çok olumsuz etkileri bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarkan, ''En önemlisi beslenmek amacıyla balık yumurta ve larvalarını tüketmesi. Beslenmedeki dolaylı olumsuz etkisi ise plankton denilen ve balıkların gıdasını oluşturan mikroskobik canlıları tüketerek pastadan önemli ölçüde pay almasıdır. Ayrıca balıkçıların ağlarına tutunarak balık av verimini düşürmesidir. Bir başka neden ise teknelerin soğutma suyu borularını tıkayarak motorun ısınmasına neden olurlar. İnsanlara tür özelliklerine bağlı olarak acı veren zehir etkilerinin olması son olarak ise yoğun denizanası topluluklarının kitleler halinde ölmeleri, sularda çürümeleri sonucunda ortamdaki oksijen düzeyini hızla düşürür. Denizlerde oksijen yoğunluğu bizim için son derece önemlidir. Sularda oksijenin azalmaya başlaması denizlerin ölmesi anlamına gelir'' diye bildirdi. Denizanalarının göldeki balık besinlerini tükettikleri ve ekonomik balık türleri olan kefal, levrek balıklarının yumurta ve larvalarını yedikleri için balıkçılığa zararları verdiklerini iddia eden Tarkan, ''Ayrıca Sülüngür Gölü kapalı bir havzada yer aldığı ve deniz bağlantısının sığ olması nedeniyle oksijen konsantrasyonunun yeterli düzeyde olması gerekir. Gölde bulunan çok sayıdaki benekli denizanasının ölmesi durumunda oksijen azalması söz konusu olacaktır. Bu da gölde arzu edilmeyen bir durum yaratacaktır. Bu deniz canlısı bu bölgeye Akdeniz'in akıntı sistemi ile gelerek yerleşmiş olabilir. Bunların ikinci bir taşınma şekli gemilerin balast tanklarındaki sulara karışarak geminin son yanaştığı limana ulaşması biçimindedir'' diye belirtti. Sülüngür Gölü'nün Köyceğiz-Dalyan Lagün Sistemi'nin doğu bölümünde yer aldığını belirten Tarkan, şunları söyledi: ''Sülüngür Gölü'nde en derin yer 13 metre olup derinlikte yer yer değişimler olmaktadır. Gölün giriş ve çıkışının da bulunduğu kuzeydoğu kısmının kısımlarına göre oldukça sığ olduğu 2 metreye kadar düşen derinliğin gölün su değişimi üzerinde sınırlayıcı bir faktör olduğu söylenebilir. Burada ilk kez tespit edilen benekli denizanasının insanlar üzerinde zehir etkisi azdır. sadece hafif bir zehir bulundurduklarından İnsanlar için bir tehdit oluşturmazlar. Dokundukları yerleri hafif tahriş eder, insanlarda hastanelik vakalara neden olmamıştır.'' -''AVUSTRALYA BENEKLİ DENİZANASI (PHYLLORHİZA PUNCTATA)''- Türkiye'de ilk kayıt 2010 yılında İskenderun Körfezi'nde bulunmuştur. Burada sadece 1 bireye rastlanmış olup, çan çapı 61 milimetre olarak ölçülmüştür. Akdeniz'de ise 2007'de İyon Denizi'nde rapor edilmiştir. Phyllorhiza Punctata rizostom denizanalarındandır. Çan çapları 4-80 santimetre olabilir. Ağız tentakülleri kısa piramitler şeklindedir. 'Avustralya Beneklisi' ya da 'Benekli denizanası' olarak bilinir. Nematosistleri hafif tahriş eder, insanlarda hastanelik vakalara neden olmamıştır. Plankton, balık yumurta ve larvalarını tüketir. Her bir denizanası günde 13 bin 200 galon su süzer. Meksika Körfezi'nde çok sayıda rastlanmaktadır. Hawai adalarında da bulunmaktadır. Düşük tuzlulukta yaşayamazlar. Çünkü düşük tuzluluk ''zooksantellalarını'' kaybetmelerine neden olur. Plankton, ekonomik balık türlerinin yumurta ve larvaları tüketerek balıkçılığa önemli ölçüde zarar verir. (DG-LK-KG-AK)30.09.2011 11:52:59
<< Önceki Haber Muğla'da Yeni Bir Denizanası Türü Bulundu Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER