Ertuğrul Kürkçü: Operasyonların hedefi IŞİD değil HDP'nin bileşenleridir


HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, operasyonların her ne kadar yetkili ağızlarca IŞİD'in oluşturduğu büyük güvenlik tehdidine yönelik olduğu söylense de Türkiye'nin her yerinde çok büyük ölçüde Halkların Demokratik Partisi'ni(HDP) bileşenlerini ve sol sosyalist güçleri hedef aldığını, IŞİD ile bağlantılı kişi ve kuruluşların operasyonlardan etkilenmediklerinin görüldüğünü söyledi.

Ertuğrul Kürkçü, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'e Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'İlgili arkadaşlarıma talimat verdim' dediği ve yurtiçi ve sınır ötesi operasyon dalgasını sordu. Meclis Başkanlığına, Bakan Öztürk'ün cevaplaması istemiyle soru önergesi veren Kürkçü, basına yansıyan haberlere göre 24.07.2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan süregiden güvenlik operasyonlarını kastederek yeni bir süreç başladığını belirterek "Vatandaşlarımızı sokağa davet edenler, özellikle düşünün. Biz bu ayrımcılığa fırsat vermeyeceğiz. Herkes demokratik hakkını kullanabilir, yasalar içinde kullanabilir. İç güvenlik yasası çıkarıldıktan sonra, hala yüzleri kapalı, silahlarla, İstanbul'da bile rahatlıkla yürüyebiliyorsa bizim de maalesef güvenlik noktasında zaafımız var demektir. Bende ilgili arkadaşlarıma talimat verdim, yürütemezsiniz dedim. Bunu yürütüyorsak güvenlik zaafı var demektir. Yürüyemez, yüzü suratı kapalı olanlar yürüyemez. Bu kanunlar çıkarılmış. Öyleyse atılması gereken adımlar da atılacaktır." dediğini aktardı.

Kürkçü, "Bir yandan, yurtiçinde ve büyük ölçüde HDP yönetici ve üyelerini hedef alan gözaltıların, diğer yanda Kuzey Irak'taki sivil yerleşimlerin de bulunduğu geniş alanlarda PKK hedeflerine yönelik olduğu söylenen hava saldırıları ile başta Cizre ve Lice olmak üzere Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde askeri harekatların sürdürülmekte olduğuna ilişkin haberler gelmektedir. Jandarma ve polis bölgesinde yürütülen bütün operasyonların Bakanlığınız tarafından yürütüldüğü, TSK'nın kara operasyonlarının ise bir kural olarak yürütüldüğü il ve ilçelerin mülki amirleriyle koordinasyon halinde icra edildiği malumdur.
Güvenlik güçlerinin bu harekatları sırasında Cizre'de 21 yaşındaki Abdullah Özdal, polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmiş, Lice'de askeri operasyonlar sonucu çıkan yangın ise valiliğin yangını söndürmek için gerekli önlemleri almaması, halkın kendi çabalarıyla alevlerle başa çıkmasını da engellemesi nedeniyle yayılmış ve yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmiştir.
İstanbul'daki operasyonlar sırasında Günay Özarslan, terörle mücadele polisleri tarafından, Bağcılar'da misafir olarak gittiği evde öldürülmüştür. Otopsi raporuna göre vücudundan 15 mermi çekirdeği çıkarılmış, avukatlarının ifadesine göre ise herhangi bir çatışma emaresi olmaksızın öldürülmüştür. Güvenlik güçlerinin cenaze törenini engellemesi nedeniyle çıkan çatışmalar sonucu cenazesi halen Gazi Cemevi'nde bekletilmekte, Cemevi yoğun gaz saldırısı altında tutulmaktadır.
Aynı operasyonlar sırasında Eğitim-Sen Genel Merkezinin de içinde olduğu sendika ve demokratik kitle örgütlerine baskın yapılarak çok sayıda sendika ve dernek yöneticisi gözaltına alınmış, operasyonları protesto amacıyla yapılan basın açıklamalarına kolluk güçleri tarafından izin verilmemiş, orantısız güç kullanılarak basın açıklamaları dağıtılmıştır.
İstanbul'da 80'i aşkın parti, sendika, kitle örgütü ve sivil toplum kuruluşunca oluşturulan 'Barış Bloku' tarafından çağrısı yapılan 'Büyük Barış Yürüyüşü' yasaklanmış, yürüyüşle ilgili basın açıklaması sonrasında ise çok sayıda kişi geçerli bir neden olmaksızın gözaltına alınmıştır.
Her ne kadar yetkili ağızlarca IŞİD'in oluşturduğu büyük güvenlik tehdidine yönelik olduğu söylense de operasyonların Türkiye'nin her yerinde çok büyük ölçüde Halkların Demokratik Partisini bileşenlerini ve sol sosyalist güçleri hedef aldığı, IŞİD ile bağlantılı kişi ve kuruluşların operasyonlardan etkilenmedikleri görülmektedir." dedi.

Kürkçü, şu soruları yöneltti:

"Cumhurbaşkanı'nın 'ilgili arkadaşlarıma talimat verdim' diyerek sözünü ettiği kişi ve kurumlar arasında şahsınız ve Bakanlığınız bulunmakta mıdır? Cumhurbaşkanı tarafından Bakanlığınız'a iletilmiş bir talimat var mıdır? İletilmişse talimatın içeriği nedir?

Böyle bir talimat söz konusu ise, Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanlığı'nın kanunla belirlenmiş görev ve yetkileri bakımından bu talimat hangi hukuki/idari mevzuata dayanmaktadır? Cumhurbaşkanından talimat aldığınız doğru ise, talimatın gereği olan uygulamaların sonuçlarını Cumhurbaşkanına aktardığınız siyasi ya da idari bir mekanizma bulunmakta mıdır?

Sözkonusu talimat, Anayasa'da tanımlanan güçler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmakta mıdır? Bağdaşmakta ise Anayasal ve yasal dayanağı nedir?

Yukarıda sözü edilen operasyonlar kapsamında kaç kişi gözaltına alınmıştır? Kaçı IŞİD bağlantılı, kaçı PKK bağlantılı, kaçı diğer sol örgütlerle bağlantılı dosyalar kapsamında işlem görmüştür?

Sözü edilen operasyonlar kapsamında savcılığa sevkedilerek tutuklanan kişi sayısı kaçtır? Bunların kaçı IŞİD bağlantılı, kaçı PKK bağlantılı, kaçı diğer sol örgütler bağlantılı dosyalar kapsamında tutuklanmıştır?

Operasyonlar kapsamında demokratik bir hak olan basın açıklaması hakkının kullanılmasının engellenmesi amacıyla kolluk kuvvetleri hangi illerde kaç basın açıklaması veya toplantı ve gösteri yürüyüşünü engellenmiştir? Bu engellemeler sonucu kaç kişi gözaltına alınmıştır?

Sözü edilen operasyonlar sırasında Bakanlığınızın yetki alanı içinde kaç kişi güvenlik güçlerince öldürülmüştür? Adları, cinsiyet ve yaşları nedir? Bu operasyonlar sırasında kaç güvenlik gücü mensubu hayatını kaybetmiştir? Öldürülenlerle ilgili adli ve idari soruşturmalar hangi safhadadır?

Cizre'de kolluk kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Abdullah Özdal ile ilgili Bakanlığınız soruşturma başlatmış mıdır? Başlatmışsa bu soruşturmanın içeriği nedir?

Günay Özarslan'ın yargısız infaz edildiğine dair yapılan açıklamalarla ilgili Bakanlığınız soruşturma başlatmış mıdır? Başlatmışsa bu soruşturmanın içeriği nedir?

Günay Özarslan'ın cenazesinin ailesi ve yakınları tarafından defnedilmesinin güvenlik güçleri tarafından engellenmesinin nedeni nedir? Alevi inancı sahiplerinin ibadethane olarak kabul ettikleri Cemevi'ne biber gazı ve tazyikli su ile saldıran güvenlik güçleri hakkında hukuki veya idari işlem yapılmakta mıdır?

Lice'de askeri operasyon sonucu çıkan yangının söndürülmesinin Valilik tarafından engellendiği iddia edilmektedir. Bu engellemenin sebebi nedir? Sözkonusu Vali hakkında herhangi bir hukki/idari işlem başlatılmış mıdır?" CİHAN
<< Önceki Haber Ertuğrul Kürkçü: Operasyonların hedefi IŞİD değil... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER