Çiçek: İstiklal harbini yaptık ama...

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstiklal Savaşı'nın yapıldığını ancak çok partili hayata geçildiği günden beri bir sivil Anayasa yapılamadığını belirterek, ''Bu, siyaset kurumunun en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak ayıbıdır'' dedi.

Çiçek: İstiklal harbini yaptık ama...

Çiçek, TBMM Genel Kurulunda Anayasa değişikliği teklifi üzerinde Hükümet adına yaptığı konuşmada, bu haftanın Milli Egemenlik Haftası olduğunu anımsattı. Çiçek, böyle bir haftada, millet iradesinin pozitif hukuka en üst düzeyde yansıdığı bir metin olan Anayasa değişikliğini konuşmalarının, önemli ve anlamlı olduğunu söyledi. Milli mücadelenin, milli egemenliği kazandırdığını, bu egemenliğin tecelli ettiği organın da TBMM olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Dolayısıyla bu Meclis, hepimizin iftiharla söylediği gibi gazi Meclistir. Gazi Meclis, milli mücadeleyi başarmış, istiklal harbini yapmıştır. Tüm dünyaya bu mücadele örnek olmuş, ilham vermiştir. İstiklal Harbini yaptık ama çok partili hayata geçtiğimiz günden beri bir sivil Anayasa yapamadık. Yokluklar içerisinde kazandığımız bir mücadele var ama bir sivil Anayasayı milletimize armağan edemedik. Bu, siyaset kurumunun bence en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak ayıbıdır'' diye konuştu. -''GERÇEĞİ GÖRMEMEK''- Çiçek, 2010 Türkiyesinde, yeni bir Anayasa yapılması gerektiğini dile getirerek, yürürlükte olan Anayasanın dünyada en çok tartışılan Anayasa olduğunu belirtti. Çiçek, batı demokrasilerinde halen bu kadar ayıplı Anayasayla yönetilen başka bir ülkenin kalmadığını kaydetti. Bakan Çiçek, 28 yıldır bu konuyu tartıştıklarını, olumsuz olarak söylenmedik hiçbir söz ve nitelemenin kalmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Hepimiz, bu Anayasanın değişmesi gerektiği konusunda uzlaştık, mutabık kaldık. Uzlaştık, ittifak ettik ama icra edemedik. Sorun burada. Birçok konuda ittifak ediyoruz, 'değişmesi lazımdır, bir gün bile bu Anayasaya tahammül etmek mümkün değildir' diyoruz, bunu 28 yıldır söylüyoruz. Ama halen aynı noktadayız, aynı sözleri söylemeye devam ediyoruz. İttifak ettiğimiz bu konuyla ilgili hepimizin, millete taahhüdü var. Bu değişiklik nereden çıktı, kim istiyor, deniliyor. 'Bu Anayasa, bir darbe Anayasasıdır, öncelikleri, içeriği farklıdır, demokratik işleyişi zorlaştırıyor, bu değişikliğin bir an önce yapılması, savsaklanmaması lazım. Bu Anayasa yürürlükte olduğu süre içinde sorunlarımız her geçen gün ağırlaşacak ve giderek bir rejim bunalımına dönüşecektir' diyoruz. Rejim bunalımı çıkaracak kadar eksiklikleri, arazları, sıkıntıları olan bir Anayasa, halen 17 yıl sonra bir değişikliğe tabi tutuluyorsa, bu ihtiyaç nereden çıkıyor demek, bence gerçeği görmemek anlamına gelir.'' -''DAHA FAZLA EZA VE CEFA YAPAMAYIZ''- Türkiye'nin, bugün en önemli sorununun, Anayasa olduğunu belirten Çiçek, bütün sorunların Anayasaya çıktığını kaydetti. Çiçek, Anayasa değişikliğinin sayısında bile ihtilafta olduklarını belirterek, ''İster 15, ister 16 deyin, her 1,5 yılda bir Anayasa değişikliği ülke gündemine geldiyse, bu bir toplumsal ihtiyaçtır, toplumsal talep, beklenti var'' dedi. Anayasa değişikliğini gündeme getirdiklerinde partilere ve sivil toplum örgütlerine gittiklerini anımsatan Çiçek, bu örgütlerin raporlarında, Türkiye'nin yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğu ve gecikilmemesi gerektiğinin yer aldığını belirtti. Çiçek, teklifi götürdüklerinde, ''Bu nereden çıktı? Lüzumu yok'' denilmediğini, ''Yeni bir Anayasaya ihtiyaç var, sizin getirdiğiniz yeterli değil'' görüşünün dile getirildiğini anlattı. Çiçek, bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları kaydetti: ''Bu bir AK Parti sorunu değil. AK Parti olmadığında ortadan kalkacak bir sorun değil. 28 yıldır uğraşılan bir konudur. Milletimize daha fazla eza ve cefa yapamayız. Siyaset kurumu olarak bu konuda hepimiz söz verdik, bunun gereğini yapmakla mükellefiz. Yapacağımız iş bu kadar doğru, acilse, bugünün işini niye yarına bırakıyoruz? 17, 27 yıldır bırakmışız. Her defasında 'şimdi olmasın, bir dönem sonra' denilmiş, 28 yılı artık geride bırakıyoruz. Bir dönem sonra bu konu gündeme geldiğinde belki siz, biz olmayabiliriz ama yine benzer itirazlar olacak. Kalkınmış çağdaş ülkeler sorunlarını alt ata değil, yan yana yazar. Alt alta yazmak, bence çok doğru bir iş değil. Bu ülkenin birden fazla sorunları var, hepsinin üstesinden gelecek, bu ülkenin gücü, birikimi var. Bir taraftan Anayasa değişikliğini yapabiliriz, yapmalıyız, öbür taraftan önem verdiğimiz konuları aynı derecede yan yana koyarak, onlara da gerekli ilgiyi, dikkati gösterebiliriz.'' -''HEP ARANIYOR AMA BULUNAMIYOR''- Çiçek, ''Bu tip metinler düzenlenirken uzlaşma aranır'' denildiğini, bunun doğru olduğunu söyledi. Uzlaşmanın sihirli bir kelime olduğunu belirten Çiçek, hep arandığını ancak bugüne kadar da hiç bulunmadığını kaydetti. Anayasanın değişmesi konusunda ittifak olduğunu ancak 28 yıldır bu uzlaşmayı bir türlü gerçekleştiremediklerini vurgulayan Çiçek, ''Hadi bugün bizden kaynaklanıyor diyelim bu sıkıntı, bizden önceki değişiklikliklerde niye bu uzlaşma sağlanamamış?'' diye sordu. Uzlaştıkları başka konuların da bulunduğunu dile getiren Çiçek, ''Kamuoyu önünde uzlaşır göründük ama sonra oylamanın gizliliğine sığınıp, Meclisin de itibarını yerle bir edecek bu uygulamaları biz beraber yaşadık. 1997'de dokunulmazlık konusu gündeme geldi. 83. maddeyle ilgili değişiklikte 4 parti uzlaştı, taraf olmayan tek parti Refah Partisiydi, 158 milletvekili vardı. Onun dışındaki sayı 392, bu metin 213 oy aldı'' diye konuştu. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, millet iradesinin rolü ile mahkeme kararlarının rolü ve fonksiyonunun farklı olduğunu belirterek, ''Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkeme kararları olamaz'' dedi. Çiçek, TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişiklik teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına yaptığı konuşmada, değişiklik teklifiyle ilgili kendilerinin uzlaşma aradıklarını, ancak şu ana kadar yapılan konuşmalarda, itham ve isnattan başka, konunun özüne yönelik herhangi bir öneri gelmediğini ifade etti. Muhalefetten katkı beklediklerini ifade eden Çiçek, ''Katkı da vermem oylamaya da katılmam'' şeklindeki düşüncenin, çok doğru bir gidiş olmadığını dile getirdi. Uzlaşmayı sonuna kadar arayacaklarını, ancak bunun gerçekleşmemesi halinde teklifin gideceği yerin millet olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları söyledi: ''Çünkü biz burada millet adına görev yapıyoruz. Milli egemenliğin tecelli ettiği yer burası. 'Ben millete gitmem de mahkemeye giderim' diyorsanız, millet iradesinin yerine başka bir makamın kararını ikame edemeyiz. Bu çağ dışı bir demokrasi anlayışı olur. Anlaşabilirsek anlaşırız, anlaşamazsak millete gideriz. Millet ne diyorsa o başımızın üstünedir. Bugüne kadar millet her zaman doğruyu yaptı. Millet iradesinin rolü, fonksiyonu farklıdır, mahkeme kararlarının rolü farklıdır. Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkemeler ve mahkeme kararları olamaz. Bunun altını çiziyorum. İhtilafı millete değil de başka bir yere çözdürmeye çalışırsak, milleti dışlamış oluruz. Milleti dışlayanı millet de dışlar. Demokrasi açısından son derece üzücü bir akıbet olur.'' -''ONAY MAKAMI SADECE MİLLETTİR''- Değişiklik teklifiyle ilgili, muhalefet şerhlerinde, ''içtüzüğe ve Anayasaya aykırı'' denildiğini ifade eden Çiçek, ''Peki uzlaşırsak, bu aykırılıklar bir anda nasıl buharlaşıyor? Uzlaşırsak, hiç bir şey yok, her şey düzgün, uzlaşamazsak usulden de aykırı esastan da aykırı. Böylesine önemli bir metin ayak üstü bir değerlendirmeye tabi tutulabilir mi? Getirdiğimiz düzenleme doğruysa niye 1 yıl sonraya bırakıyoruz, yanlış ise 1 yıl sonra nasıl düzelecek? Böyle bir mantık olabilir mi?'' diye konuştu. Çiçek, Meclis çatısı altında görev yapan bütün parti ve milletvekillerinin eşit değerde olduğunu, hiç birinin diğerinin onay makamı olmadığını ifade etti. Bir siyasi partinin tecrübesine, birikimine ve geçmişine saygı duyduğunu ifade eden Çiçek, şöyle devam etti: ''Ancak rejim meselesi olduğunda, Anayasaya uygunluk ya da aykırılık meseli söz konusu olduğunda, onay makamı gibi, her meseleyi, 'benim dediğime uyarsanız Anayasaya uygun, değilse uygun değil' tarzındaki ikileme sokarsa, o zaman ben açıkça ifade edeyim; Parlamentoda öyle onay makamları filan yoktur. Bu türlü meselelerde onay makamı sadece millettir. Gideceğiz, millet ya onaylayacak ya onaylamayacak. Yoksa kimsenin kimseden icazet almasına gerek yok. Burada mantıksal yanlışlık ve tutarsızlıklar oluyor. 'Uzlaşırsak tamam, uzlaşmazsak mahkemeye gideriz.' Mahkemeye gitmek Anayasal haktır, ona bir şey demeyiz. Ona saygı da duyarız. Verilen mahkeme kararları kafamıza yatmasa da doğru bulmasak da uygularız. O ayrı bir olay. Ama daha işin başlangıcında 'mahkemeye gideriz' tarzı, mahkemeyi de zan altında bırakır. O takdirde 'Ben millete gitmem mahkemeye giderim. Oradan bu işi hallederim' diyorsanız, gelin hiç meseleyi böylesine bir şeytan üçgeni içerisine sokmayalım. Burada yanlışlıklar var. Bu yanlışlıkları hep beraber görmemiz lazım.'' -''TÜRKİYE BAŞKA BİR TÜRKİYE OLACAK''- Cemil Çiçek, Anayasa değişiklik teklifindeki temel hedefin, demokrasinin standartlarını yükseltmek, Anayasada var olan hakları güvence altına almak, siyaset alanını genişletmek, hukukun üstünlüğünü tesis etmek olduğunu kaydetti. Hiç kimsenin teklifin önünde arkasında başka bir anlam aramaması gerektiğini anlatan Çiçek, bunların hepsini milletin gözü önünde yaptıklarını dile getirdi. ''Bu düzenlemeleri yaparken bize mahsus diye yapmıyoruz'' diyen Çiçek, şöyle devam etti: ''Bu düzenlemeler evrensel düzenlemelerdir. Temel hak ve özgürlükler artık iç hukuk meselesi değil, evrensel değerdir. Bu düzenlemeler sadece bize mahsus olsaydı bunu anlardım. Kurumlarla ilgili yapısal değişiklikler, içinde yer almak istediğimiz AB standartları neyse onlara benzer düzenlemelerdir. Uzlaşma olsun diye Avrupa normlarından da geride bir düzenleme yaptık. Bunun farkındayız. Nitekim bu da eleştiri konusu olmaktadır. Bu düzenlemeler yasalaştığı halde Türkiye başka Türkiye olacak. Türkiye'nin siyaset alanı genişleyecek. Demokrasinin nimetlerinden insanlar daha fazla istifade edebilecek. Hak ve özgürlüklerin kullanılması daha kolay hale gelebilecektir. İnşallah burada katkılarınızla bu teklif daha da olgunlaşır. Eğer buradan gerçekleştirebilirsek ne ala, bu mümkün olmadığı takdirde milletimize gideriz, milletimiz bugüne kadar hep doğru karar verdi. İnşallah bu konuda da doğru karar verecektir. Biz buna inanıyoruz.'' -''AMACINIZ ÇATIŞTIRMAK''- Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde şahsı adına söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, iktidar partisine, ''Sizin amacınız çözmek değil, sizin amacınız çatıştırmak, bunun üzerinden rant kurup siyaset üretmek' diye seslendi. AK Parti'nin bazı bakanları ve yöneticilerinin geçmişte yaptıkları konuşmaları hatırlatan Vural, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in Fazilet Partisinde iken, ''Gönül arzu ederdi ki böyle parça parça, konfeksiyon mağazasına taksit öder gibi Anayasa değişikliği yapmak yerine, Anayasanın tümünü dikkate alan bir değişikliği Meclis'in gündemine getirseydik'' dediğini söyledi. Vural, ''Ne oldu Sayın Bakan? Konfeksiyon mağazasındasınız galiba'' diye sordu. Oktay Vural, AK Parti'lilerin, geçmişte uzlaşmayla Anayasa değişikliklerinin yapılması gerektiğini söylediğini, şimdi ise uzlaşmadan kaçtıklarını iddia etti. ''2001'de Mecliste çoğunluğu olan partilerin uzlaşma konusunda gösterdikleri cesareti, bugün sizin göstermemenizi acaba neye bağlamamız gerekiyor'' diyen Vural, Anayasa değişikliğinin seçimlerden sonra yapılması çağrısını yineledi. Vural, ''Milletin iradesinden kaçmak mümkün değildir, milletin iradesi hakim olacaktır ama milletin hukukundan da kaçmak mümkün değildir'' dedi. -SORULARI YANITLADI- Çiçek, teklifin tümünün görüşmelerinin son bölümünde soruları yanıtladı. İçtüzük gereği, soruların teklifin içeriğiyle ilgili olmasını gerektiğini belirten Çiçek, anayasaların ekonomik tedbir veya sosyal paket olmadığını söyledi. Teklifin çalışanlarla ilgili, sendikal haklar ve uygulamalarıyla ilgili önemli düzenlemeler içerdiğini kaydeden Çiçek, memurların toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçecek olmasının da söz konusu teklifle sağlanacağını bildirdi. Yargı bağımsızlığı konusunda maddeler üzerinde görüşmeler yapılacağını belirten Çiçek, ''Hiç tereddüt edilmesin ki yargı bağımsızlığı bugünden daha ileride olacaktır'' dedi. Çiçek, MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın ''Başbakan Erdoğan'ın problemlerinden bahisle Anayasa değişikliği teklifinin gündeme geldiğine'' ilişkin sorusuna ''Başbakanı da bu millet seçiyor. Millet, iyiyi kötüyü birbirinden ayırt edemiyor mu ki bunca problemsiz adam varken, problemli birini Başbakan seçiyor. Bu sorunun cevabını herkesin kendisine sorması gerekir. Milletin tercihini burada sorgulamaya hakkımız olduğunu sanmıyorum'' karşılığını verdi.
<< Önceki Haber Çiçek: İstiklal harbini yaptık ama... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER