Abhazya Başkanı: Mümkün değil

Abhazya'nın ''Devlet Başkanı'' Sergey Bağapş, Rusya'nın Karadeniz'deki filosunun Kırım'a alternatif olarak Abhazya'ya yerleştirilmeyeceğini söyledi.


Bağapş, Kremlin basın merkezinin düzenlediği geziye katılan Rus ve yabancı gazeteciler için Abhazya'nın başkenti Sohumi'de düzenlediği basın toplantısında, Abhazya'da Rusya'ya ait yeni askeri üslerin de kurulmayacağını ifade ederek, ''Rus askeri birlikleri barış gücü fonksiyonunu yerine getirmeye ve 15 yıldan bu yana bulundukları askeri üslerde kalmaya devam edecekler. Ancak Rus askerleri bundan sonra bağımsız Abhazya'nın müttefiki bir ülke olarak burada barışı koruyacaklar. Bununla ilgili Rusya Devlet Başkanına bir mektup gönderdim ve buna olumlu cevap alacağımızı ümit ediyorum'' dedi. Karadeniz'de bulunan Rus deniz filosunun Abhazya sahillerinde konuşlandırılmayacağını kaydeden Bağapş, Kafkaslar'da meydana gelen olayların sorumlularının Gürcistan'ı silahlandıran ülkeler olduğunu öne sürdü ve bu ülkeler arasında Türkiye'nin adını da saydı. Bağapş, ''Biz son yıllarda Gürcistan'a defalarca ateşkese devam etme ve barış anlaşması imzalamayı teklif ettik. Ancak Gürcistan yönetimi provokasyon, terör ve savaş üzerine politika kurdu. Biz Batı ülkelerini ve BM Genel Sekreterini Gürcistan'ın silahlandırılmasıyla ilgili uyardık. Bu silahların bize karşı kullanılacağını söyledik. Ancak hiçbir taraftan buna karşı somut bir adım atılmadı'' diye konuştu. Bağapş, Kosova'nın bağımsızlığıyla ilgili bir soru üzerine de, ''Kosova sorununun nasıl çözüleceği konusuna bağlı kalmadan Abhaz yönetiminin bağımsızlık yolundan ayrılmayacağını sürekli söylemiştik. Ancak Kosova'nın bağımsızlığının tanınması Abhazya halkında da bağımsızlık günümüzün yakın olduğu ümidini doğurmuştu'' dedi. -''BİRLİKTE YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL''- Abhazya'nın Rusya'ya katılmayı düşünüp düşünmediği sorusuna Bağapş, şu yanıtı verdi: ''Abhazya halkı ülkenin geleceğiyle ilgili sözünü 1999 yılındaki referandumda söyledi. Biz o zaman bağımsızlık kararı aldık ve geleceğimizi özgür bir devlet olarak kurmak istediğimizi söyledik. Gürcistan ile bir arada, aynı devlet içinde yaşamamız bundan sonra hiç mümkün değil. Biz, dilimizi, halkımızı, kültürümüzü ve geleneklerimizi korumak için bağımsız ve demokratik bir devlet kurmak istiyoruz. Abhazya bağımsız bir ülke olarak gelişmek için yeteri kadar ekonomik kaynaklara sahip bulunuyor. Abhazya'da çok sayıda doğal zenginlik var. Bizde petrol, doğal gaz var ve bu zenginliklerimizin amacına uygun şekilde kullanılması için her şeyi yapacağız.'' Savaşın ve Gürcistan'ın uyguladığı ambargonun ekonomilerine çok zarar verdiğini belirten Bağapş, ''Rusya'nın bu yılın mart ayında bu ambargoya uymama kararı alması bize çok yararlı oldu. Ekonomimizde 2-3 yıl içinde 10 milyar ruble (408 milyon dolar) yatırım yapılması planlanıyor. Dışarıdan gelen yatırımlara açığız. Başta turizm sektörü olmak üzere, tarım inşaat, ulaştırma ve nakliye alanında yapılacak çok iş var'' dedi. Bağapş, bir soru üzerine, Türkiye'nin kendilerini tanıması veya kendilerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) tanıması yönünde çok sayıda soruyla karşılaştığını belirterek, ''Ancak bizim öncelikle kendi bağımsızlığımızla ilgili sorunları çözmemiz gerekiyor. Şu anda önemli olan bizi Rusya'nın dışında 2-3 ülkenin daha tanımasıdır. Daha sonra bu sürecin nasıl devam edeceğine bakacağız. Bizi tanıyacak olan ülkelere elbette karşılık vereceğiz'' dedi. Bir ülkenin başka bir ülkeyle ilişkisini kendileri yüzünden bozmasını istemediklerini kaydeden Bağapş, ''Bizim en yakın komşumuz olan Türkiye'ye gelince, orada çok sayıda Abhaz ve Adige yaşadığını biliyoruz. Orada kardeş halklarımızdan olan çok sayıda Çerkez, Kabardin de yaşamakta. Onlar bizim bağımsızlığımızı destekliyorlar'' diye konuştu. Bağapş, Karadeniz'deki NATO gemileriyle ilgili bir soru üzerine de, ''NATO'nun pazılarını göstermek yerine, beyin jimnastiği yapması'' gerektiğini belirterek, ''Gürcistan'ın başındaki çılgın (Mihail) Saakaşvili yüzünden kimsenin üçüncü dünya savaşı çıkaracağına inanmıyorum'' dedi. -ABHAZYA'DAN NOTLAR- Abhazya'da ilk dikkati çeken şey yapıların çok eski ve son derece kötü durumda olması. Abhaz yetkililer, inşaat malzemesi üretiminin yapılmaması ve dışarıdan malzeme getirmenin yüksek maliyeti nedeniyle yeni yapıların inşa edilmediğini, mevcutların da imkanlar çerçevesinde onarılabildiğini belirtiyor. Gürcistan'ın uyguladığı ambargonun ekonomilerini çok olumsuz etkilediğini belirten Abhazlar, Rusya'nın kendilerini tanımasının ardından bölgeye yatırımcıları çekebilecekleri ve ürünlerini daha rahat pazarlayabilecekleri umudunu dile getiriyor. Başkent Sohumi'de 1990'lı yıllarda Gürcistan saldırısı sırasında önemli hasar gören parlamento binası da ekonomik sıkıntı nedeniyle onarılamazken, saldırıyı canlı tutmak için bina temizlenerek müzeye dönüştürülmüş. Sohumi sokaklarından Türk gazetecileri görenler, hemen bildikleri Türkçe kelimeleri sıralıyor ve Türkiye'de çok sayıda yakınlarının yaşadığını belirtiyor. Yalova'da akrabalarının yaşadığını ve kendisinin yakın zamanda Yalova'da bulunduğunu söyleyen Kostya adlı bir genç, Türkçe ''Selam Yalova'' dedi. Nana adındaki bir kadın da babası ve dedesinin Batum'da yaşadığı için Türkçeyi çok iyi bildiğini ve Türkiye'de çok sayıda akrabasının bulunduğunu belirterek, şunları söyledi: ''(Gürcülerin 1991 yılında bombaladığı parlamento binasını göstererek) Görüyorsunuz bize yaptıklarını. Bağımsız olunca kendimize güvenimiz arttı. Kimseden korkmuyoruz. Türkiye'de çok sayıda kardeşimiz yaşıyor. Çok sayıda Abhaz Türkiye'ye göçtü.'' Abhazlar, Güney Osetyalıların aksine Rusya ile birleşme konusunda kapıları kapatırken, Rusya'nın yaptıklarına müteşekkir olduklarını, ancak kesinlikle bağımsızlıktan yana olduklarını her fırsatta dile getiriyor. Bağımsızlıklarını en az 12 ülkenin daha tanıması hesaplarını yapan Abhazlar, özellikle yurt dışında yaşayan Abhazların dönmesini ve ülke ekonomisine yatırım yapmasını bekliyor. -GÜNEY OSETYA- Kremlin'in düzenlediği geziye katılan gazeteciler, Beslan'da 4 yıl önce terörist saldırıda hayatını kaybeden çocukların gömüldüğü mezarlığı ziyaretten sonra 3 saatlik son derece yorucu geçen bir seyahatin ardından Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali'ye ulaşıyor. Tshinvali girişinde, yol kenarında çok sayıda evin yerle bir edildiği hemen dikkati çekiyor. Bu evlerin Gürcü kökenlilere ait olduğu ve evlerin Rus askerlerinin bölgeye ulaşmasının ardından Osetler tarafından bombalanıp yağmalandığı ifade ediliyor. Nitekim, Güney Osetya Başkanı Eduard Kokoeti de basın toplantısında bir gazetecinin söz konusu evlerin Gürcü kökenlilere ait olup olmadığı yolundaki soru üzerine, evlerin Gürcü kökenlilere ait olduğunu belirterek, ''Buradaki Gürcü kökenliler saldırı sırasında bizi sırtımızdan hançerledi. Rus askerlerinin gelmesinin ardından onlar da saldırgan Gürcü birlikleriyle birlikte buradan ayrıldılar. Komşularına saldırılanların tekrar buraya geleceğine inanmıyorum. Gelirlerse güvenliklerini 24 saat boyunca koruyabileceğimiz garantisi veremem. Ancak olaylara bulaşmamış olan Gürcü kökenliler dönebilirler ve onların güvenliğinin güvencesi de benim'' dedi. Gürcistan'ın bölgeye saldırısının ardından gazeteciler yerle bir edilmiş bir kent beklerken, Tshinvali'de belirli bölgelerin saldırılardan zarar gördüğü dikkati çekiyor. Gürcü birliklerinin kentteki ilk hedefi başkanlık ve parlamento binası olmuş. Nitekim Güreş dalında Gürcistan şampiyonluğu unvanı bulunan ve 1991-1992 yılındaki Gürcü-Oset çatışmasında Oset birliklerin liderliğini yapan Kokoeti de basın mensuplarına bombalanan parlamento binası önünde açıklama yaptı. Rus ordusunun Gürcistan'dan gelen takviye birliklerinin büyük bölümü Güney Osetya içlerine yerleşirken, gazetecilerin Gürcü güçleri tarafından bombalandığı belirtilen bir bölgedeki gezisi sırasında da Rus savaş helikopterlerinin devriye uçuşu dikkati çekiyor. Toplam nüfusu 70 bin olan ve dağlık bir coğrafyaya sahip olan Güney Osetya, Gürcü saldırısından Rusya'nın yardımıyla kurtulurken, aynı korkuyu tekrar yaşamamak için bağımsızlıktan ziyade Rusya ile birleşmeye öncelik veriyor. Kokoeti de Rusya sınırlarındaki Kuzey Osetya ile aralarında en küçük bir fark olmadığını ve Rusya'ya katılmalarının gündemlerinde olduğunu ifade ediyor. -YUNANLI DOKTOR- Çatışmaların patlamasının ardından bölgeye giden uluslararası bir kuruluşta görevli Yunanlı doktor da kentte çok büyük bir çatışma yaşanmadığını söyledi. Yunanlı doktor, birkaç gündür Tshinvali'de olduğunu ve kentin çok acil tıbbi malzemeye ihtiyacı bulunduğunu belirterek, ''Buradaki tek hastaneyi gördük. Bu hastanenin durumu önceden de çok kötüymüş, ancak Gürcü güçlerinin saldırısı sırasında bombalanınca kötünün de kötüsü olmuş'' dedi. Tshinvali'yi bulundukları süre çerçevesinde gezdiklerini ve kentte çok büyük bir çatışma yaşanmadığını belirten Yunanlı doktor, ''Çok büyük bir çatışma yaşanmamış, ancak Rus askerleri gelmese bugün buradan mutlaka katliam haberleri alıyor olurduk. Çünkü gördüğüm, hem Gürcüler, hem Osetler birbirlerinden son derece nefret ediyorlar. Bu nefreti gördükten sonra bizim (Türkiye-Yunanistan) ilişkimizin aşk ilişkisi olduğuna inanıyorum. Evet sizinle bazı siyasi sorunlarımız vara, ama bunlarınkinin yanında bizimkisi aşk ilişkisi'' dedi. Tshivali merkezinde ''Osetya'nın Özgürlüğü, Rusya'nın Zaferi'' şeklinde pankartlar görülüyor. Yabancı konuklar için bölgeye getirildiği anlaşılan çocuk korosu da kentin ana meydanında yüksek sesli hoparlörler eşliğinde zafer şarkıları söylüyor. Rus askerlerinin bölgedeki askeri yığınağı devam ederken, Moskova önceliği ulaşımın son derece zor olduğu Tshinvali'ye bir havaalanı inşa etmeye vermiş durumda. Bu bölgelerle 1991-1992 yılında yaşanan çatışmalar sonucu ortaya çıkan ve durumları hala çözülemeyen Gürcü mültecilere özellikle Güney Osetya'dan binlerce mülteci katıldı. Tiflis'in bu bölgeleri toprak bütünlüğü içinde tutmasının neredeyse imkansız hale geldiği yorumları yapılırken, önümüzdeki aylarda bu bölgeleri Rusya dışındaki ülkelerin de tanıması halinde, Gürcistan'ın iç sorunlarının daha da artacağı tahmin ediliyor.
<< Önceki Haber Abhazya Başkanı: Mümkün değil Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER