''KEDİ BİLE YENİLMEK İSTEMEZ''

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2010 Dünya Kupası Eleme Grubu'nda yarın Belçika ile zorlu bir 90 dakikanın kendilerini beklediğini söyledi.

''KEDİ BİLE YENİLMEK İSTEMEZ''

Terim, Swissotel'de düzenlediği basın toplantısında, 2008 Avrupa Şampiyonası sonrasında yarın evlerinde ilk maçlarını oynayacaklarını dile getirerek, ''Çok önemli, çok zorlu bir 90 dakika bizi bekliyor. Belçika son olimpiyatta 4. oldu. Genç ve dinamik bir oyuncu grubu var. 1980'li yıllarda dünya futbolundaki sahip oldukları itibarı geri almak, tekrar o günlere geri dönmek istiyor gibiler. Yetenekli ve genç bir kuşakla finallere katılmayı hedefliyorlar. Baştan sona çekişmeli geçmeye aday bir 90 dakika bizi bekliyor'' diye konuştu. Türk Milli Takımı olarak ''2 C''ye önem verdiklerini belirten Fatih Terim, şöyle devam etti: "Bunlar coşku ve cesarettir. Coşku ve cesaretin, taktik anlayışı oturmuş bir milli takımda daha da önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun yanında sabra da ihtiyacımız var. Rakibin direncini kırmak için saha içinde inatla her yolu deneyeceğiz. Panik ile çabukluğu birbirine karıştırmayan bir hücum şekli deneyeceğiz. Bunu yaparken taraftarların sabırlı olması, futbolcuları 90 dakika desteklemesi önemli.'' ''KEDİ BİLE YENİLMEK İSTEMEZ'' Tecrübeli teknik adam, Belçika cephesinden Türkiye'yi favori gösteren açıklamalar yapılmasıyla ilgili bir soru üzerine, ''Kedi bile yenilmek istemez'' dedi. Bu tür açıklamaları bilerek mi, yoksa taktik icabı mı yapıyorlar, bunu bilemeyeceğini kaydeden Terim, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bizim Belçika takımının beyanatlarına konsantre olacak halimiz yok. Oynadıkları maçları seyredip en iyi şekilde hazırlık yapıyoruz. Kedi bile yenilmek istemez. Yenilmeyi kimse istemez. Türk Milli Takımı, Avrupa üçüncülüğünden sonra tabii ki kendi sahasında favoridir. Biz dikkatli, ciddi ve en az rakip kadar mücadele eden bir takım olduktan sonra sorun olmayacaktır. Biz kendimize bakıyoruz.'' Belçika-Estonya maçında Belçika savunmasının hata yaptığının belirtilmesi üzerine Terim, bunun, Belçika'nın bu hataları her zaman yapacağı anlamına gelmediğini ifade ederek, şunları söyledi: ''Maçı çıplak seyrettiğimiz zaman, karşılaşmada Belçika'nın çok fazla pozisyonu olduğunu, maçın daha farklı bitebileceğini, 90 dakika oyunu kontrol ettiğini görüyoruz. Olimpiyat dördüncüsü olan takımdan 7-8 kişi olduğunu düşünürsek, bu organizasyonda dördüncülüğe kadar gelen takımın ciddi bir gücü olduğunu düşünüyorum.'' Terim, Swissotel'de düzenlediği basın toplantısında, sakatlıkların olması ve bu sıkıntıların takımı motive ettiği yönündeki yorumlar konusunda, ''Takım böyle sıkıntılar yaşadığı zaman daha iyi motive oluyor. Güzel. Bir motivasyon lafı tutturduk gidiyoruz. Herkes olayın sırrı motivasyon diyor. Olayın sırrı fiziksel, taktiksel, psikolojik hazırlanmada değil! Olayın sırrı saha içinde sistemden sisteme geçmek değil! 3 yıldır belli sistemi uygulamak değil, iyi bir grubun olduğu ortam değil! Olayın sırrı antrenmandaki özveriler değil, Avrupa çapındaki takım değil! Pes etmemek değil! Olayın sırrı motivasyon'' dedi. Bu Fransızca kelimeyi açmak gerektiğini kaydeden tecrübeli teknik adam, ''Ne kadar çok şey içeriyormuş. Olayı bu kadar basite indirgerseniz aldığı neticelere haksızlık etmiş olursunuz. Olmayan bir şeyi motive edemezsiniz. O eskidendi. Şimdi gerçeklerle uğraşıyoruz. Bu elementer özellikler az. Devam etmek istemedim. Bir araya geldikten sonra, kalbiyle aklıyla eğer bunları birleştirebilirsek bu güzel motivasyon olur. Bunları birleştirmezseniz o, futboldan anlamadan bazı şeyleri söylemek bize ait. Olayın ciddi boyutuna bakalım. Ciddi boyutu saydığım şeyler. Bir antrenör ister mi sakatlık? Böyle bir şey görülmüş mü? 'Siz birkaç kişi sakatlanın biz işin içinden çıkarız' demek olur mu? Bu konuda inceleme yapılmalı. O yüzden bizim için bir sıkıntıdır. Takımı motive etmez. Tam tersi şu anda bu kararları almış gelmiş bir antrenörün surat ifadesi olarak da üzüntümüzü gösteriyor'' diye konuştu. Sakatlıklar konusunda bilgi veren Terim, ''Sakatlarımız var. Aurelio ve Hakan Balta sakatlıkları olan oyuncular. Aurelio'nun oynama ihtimali yüzde 10. Hakan Balta'yı akşamki idmanda deneyeceğiz. Mevlüt'ün arka adalesindeki duruma da bakacağız. Aurelio bizim için çok önemli bir oyuncu. Son ayların sol kanattaki en formda oyuncusu Hakan Balta'nın olmaması önemli bir sorun. İnşallah başka sıkıntı yaşanmaz. Kimse bu sakatlıklardan dolayı motive olmaz'' dedi. ''İLK HEDEFİMİZ FİNALLERE DOĞRUDAN GİTMEK'' Fatih Terim, Belçika karşısında mağlup olmanın en son düşündükleri konu olduğunu dile getirdi. Belçika'ya yenilmeleri halinde sekiz maçta bunu telafi etmeye çalışacaklarını kaydeden Terim, şunları söyledi: 'Bunu yapacak güçte bir takımız. Diğer takımlar da çok ilginç sonuçlar alıyor. Fransa ve Romanya yenilgiler aldı. İtalya son dakikada canını zor kurtardı. Tabi ki bu takımlar yine favori. Yarışı son ana kadar sürdürecekler. En iyi ikinciler konusunda bu takımların mağlubiyetlerle başlaması bizim lehimize olabilir. Henüz konuşmak için çok erken. Küçük de olsa avantajdır. Hedefimiz her zaman grubu birinci bitirmek. Ama daha önceki hedefimiz finallere gitmek. Bundan da önceki hedefimiz finallere doğrudan gitmek.'' FIFA'nın yaptığı sıralamada en tepede yer alan takımla, en aşağıda yer alan takımların oynadıkları maçlarda alacakları sonucunun kestirilemeyeceğini kaydeden teknik direktör Terim, ''Maç maç plan yapacağız. Özellikle İspanya'nın önüne kayıpsız dikilmek ve şu anki galibiyet serisini sürdürmek gündemimizin ilk konusunu teşkil ediyor'' dedi. Belçika karşılaşması sonrası ekim ayında bir maçın olacağını vurgulayan Fatih Terim, ''28 Mart'ta İspanya'da, 2 Nisan'da da Türkiye'de oynayacağız. Ekimin ortasından nisan ayının başına kadar maçımız yok'' diye konuştu. ''KAZANMAYA BAŞLADIK BU SEFER RAKİPLER KÜÇÜK'' Fatih Terim, Ermenistan'ı yenmelerinin ardından uluslararası basının ve kamuoyunun kendilerine yönelik yaptığı yorumlara katıldığını ifade ederken, rakiplerin küçümsenmesini eleştirdi. Günümüz futbolunda büyük küçük takım ayrımının kalmadığını vurgulayan Terim, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İlk 100'de bile yer almayan Avusturya, Fransa'yı yenebiliyor. Her takım özellikle kendi sahasında puan vermemek için canını dişine takıyor. Futbolu güzel kılan da bu. Herkese fırsat ve umut vermesi. Bugün Ermenistan konusunda görüş ayrılığında olanlar var. Uluslararası basının yaklaşımı doğrudur. Son 6 maçın istatistiğini ben yapmadım. Polonya'yı biz yenmedik. Portekiz ile biz berabere kalmadık. Mağlup olduk. Ermenistan'ı küçümseyenler 10 yıl önce bizim onların durumunda olduğumuzu hiç hatırlamıyorlar. Elemelere son torbadan girdiğimizi çabuk unutuyorlar. Çek Cumhuriyeti'ni en son 40 yıl önce yenmiştik. Portekiz'den de 50 yıl sonra puan almışız. Kazanmaya başladık bu sefer de rakipler küçük. Ermenistan'ın toplayacağı puanlara şaşıracaklardır. Biz rakiplerimizi ciddiye alıyoruz. Onlara saygı gösteriyoruz. Sporda kibre yer yok. Normal hayatta olduğu gibi. Rakibi küçümsemek ayıptır. İnsanların yaptığı işleri küçümsemek de ayıptır. Ne kadar yetenekli ve başarılı olursanız olun zirvede kalabilmek için sağlam bir karakter gerekir.'' ''BERABERLİKLERLE BAŞARI YAKALAMAMIZ DAHA KOLAY'' Milli Takımlar Teknik Direktörü Terim, uzun beraberliklerde başarılı olmalarının daha kolay olduğunu dile getirdi. Terim, bu tür birlikteliklerin avantaj olduğunu vurgulayarak, ''Avrupa Şampiyonası Finalleri'nde 45 günlüğün yansıması gibi. 3 günlük beraberliklerde bu kolay değil. Ancak takımın iskeletini oturttuğumuz için, sakatsız olabilirsek bizim için bazı şeyler daha kolay olacaktır. Her şeye rağmen kısa beraberliklerin dezavantaj olduğu da bir gerçek. Uluslararası takvim ekim ayının ortasıyla, nisan ayı başına kadar 2 maç imkanı veriyor. Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası veya derbilerin olmadığı haftaları bulabilirsek belki pazartesi, salı beraber olabiliriz. Bu sefer de dışardaki oyuncuların gelmesi sorun. Bu handikapı kabul edeceğiz. 3 günlük kampı 1 aylık süreler gibi düşünerek çalışacağız. Avrupa Şampiyonası'ndaki 45 günlük süre inanıyorum ki takım olmamızı çok büyük derecede etkilemiştir. İyi bir grup olmamızı etkilemiştir. Milli takımın takvimi budur. Şikayet edemeyiz. Kulüp takımları gibi bugün olmadı yarın bir daha çalışalım deme şansımız yok'' diye konuştu. Hazırlık maçları konusunda bilgiler veren tecrübeli teknik adam, şöyle konuştu: ''Hazırlık maçındaki rakipler için birkaç tane teklifimiz var. Kasım ayı içinde bunlardan biri deplasmanda İskoçya, diğeri Türkiye'de Gana ile oynamak yönünde. Yol 4-5 saat süreceğine göre büyük ihtimal içerde oynayacağız. Oyuncuların çok yorulmaması için böyle bir şey kabul edebiliriz. Şubat ayındaki tekliflerden biri Galler, diğeri Avusturya'ya bakıyoruz. Henüz anlaşılmadı. Federasyonumuz görüşmeleri sürdürüyor. İstediğimiz olmuyorsa oynamadığımız veya daha önce oynadığımız takımlarla, mesela İngiltere ile ben hiç oynamadım. Çok istiyoruz. Ama tarih denk gelmiyor. İtalya ile 2009 sonrası oynama ihtimali var. Hollanda ile 2009 için bir düşünce var. Şubatta Galler ile kasım ayında Gana ile oynayabiliriz. Gana maçı kesin değil. Futbol Federasyonu yönetim kurulu kararı verecek.'' Fatih Terim, yarın ki rakipleri Belçika'nın önemli silahları konusundaki düşüncelerinin sorulması üzerine, ''Belçika'nın önemli silahlarını niye söyleyeyim. Belçika'yı takım olarak beğeniyorum. Muhakkak ki önemli oyuncuları var. Yeni katılan oyuncuları bir hayli beğendim. Müfit Erkasap'tan aldığımız rapordan Belçika'nın ciddi ve iyi olduğunu görüyoruz. Sadece bir iki oyuncu diye bakmayalım. Takım halinde bizim için önemli rakip olduğunu söyleyebiliriz'' dedi. Belçika maçını yapacakları Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda en son İsviçre'yi 4-2 yendiklerini hatırlatan Terim, ''Şampiyonaya gidememiştik. O zaman 4 gol yetmemişti. Ama şimdi yetiyor. İnanıyorum ki tüm sporseverler stadımızı dolduracak. İyi bir seyirci önünde oynayacağız. Oyuncular onların evlatları'' diye konuştu. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, yurt dışından teklifleri aldığını doğrulayarak, ''Türk Milli Takımı'nın başındayım, rahmetli Hasan Doğan'a verdiğim sözün arkasındayım'' dedi. Terim, Swissotel'de düzenlediği basın toplantısında, medyada, İngiltere'den gelen tekliflerin yer aldığının hatırlatılması üzerine, ''Bugünün futbol dünyasında teklifler olması doğaldır. Zaman zaman teklifler yoğunlaşabiliyor. Siz ancak bunların bazılarını duyuyorsunuz. Bunu da İngiliz basını yazmış ve buraya yansımış. Türk Milli Takımı'nın başındayım, rahmetli Hasan Doğan'a verdiğim sözün arkasındayım. Benim sözüm bütün sözleşmelerden daha üstündür, bütün kontratlardan daha önemlidir, sağlamdır. Sözleşmeyi yırtıp atabilirsiniz ama benim sözüm mıh gibi kalır'' diye konuştu. Terim, iki takımı bir arada çalışması konusunda ise ''(İki takım bir arada olur mu?) diyorlar neden olmasın, ama bu benim tek başıma vereceğim karar değil. Herkesin anlaşması gerek ki böyle bir şey olsun. Türk futboluna da hizmet vereceğim, tabii ki vermeye de devam ediyorum, ancak şimdi bu önemli maç öncesi bu konulara çok fazla girmek istemiyorum. Konsantrasyonumun da dağılmasını istemiyorum'' ifadesini kullandı. ''HİÇBİR OYUNCUNUN DİĞERİNDEN FARKI YOK'' Emre Belözoğlu ile aralarındaki bağ ile ilgili bir soru üzerine Terim, ''Herhangi bir oyuncunun diğerinden farkı yoktur benim için'' dedi. Fatih Terim, genel anlamda hak eden oyuncuları kazanmaya uğraşan bir teknik direktör olduğunu dile getirerek, ''Benim Emre'yi veya bir başkasını ayrı görmem mümkün değil. O gün 90 dakika sonrasında soru gelmemesine rağmen 'İlk çıkaracağım oyuncu Emre'ydi' diye kendim açıkladım. Uzun süre sonra ilk defa 90 dakika oynasın istedim. Kimseyle akrabalık bağım yok, kimseyle bağım yok ama yetenekli oyuncuları da kolay kaybetmek istemem sadece'' şeklinde konuştu. Gökdeniz olayında da aynı şekilde davrandığını anlatan Terim, ''26-27 yaşında yetenekli bir oyuncunun, yaptığı bir hata yüzünden ömür boyu kaybedilmemesinden yanayım. Onun için ben Fatih Terim'im, onun için teknik direktörüm, onun için siz gazetecisiniz'' ifadelerini kullandı. ''TAKTİRDEN ÇOK DÜŞMAN KAZANIYOR'' Terim, medya olarak cumartesi ve çarşamba günü oynanan paket programı öğrenemediğimizi dile getirdi. Terim, ''(İki tane maç var şu 3 günde bu çocukları en iyi şekilde moralle maça çıkaralım)ı öğrenemedik. Bu bizim eski hastalığımız bizden biri ne yapsa ona bir kulp takmak ama yabancılar yapınca hayranlıkla alkışlamak bizim eski hastalığımız. Türk insanın yeteneklerinden benim şüphem yok. Sadece futbol değil, her dalda her alanda doktorundan mühendisine yazarımızdan çizerimize dünyadaki meslektaşlarımızdan hiçbir eksiğimiz yok fazlamız var. Ama iyi organize olamıyoruz dışarıya kendimizi anlatamıyoruz. Paket programı öğrensek, bugün Emre'ye annesi hastalandı diye izin vermek zorunda olmazdık. Her türlü teklife de açık oluruz, aramızdan biri çıkıp uluslararası başarı yakaladığında nedense takdirden çok düşman kazanıyor bu çocuklar bu hastalığımız da yeneceklerdir'' diye konuştu. ''ÜMİT MİLLİ TAKIMIN BAŞINDA OLACAĞIM'' Ümit Milli Takımı'nın grupta birinci olacağını, daha sonra da İsveç'te yapılacak Avrupa Şampiyonası'na katılacağına inandığını kaydeden Terim, bu organizasyonda da takımın başında diğer antrenörlerle birlikte kendisinin olacağını söyledi. Fatih Terim, gruptan çıkmak için ümit millilere 1 puanın yeteceğini dile getirerek, ''Lider çıkacaklar. Onları dikkatle takip ediyor, izliyorum, birlikte çalışıyoruz. Şu an istersek o yaş grubuna A takımdan da takviye yapabiliriz. Ekim ayında yapılacak Play-off'da başarılı olup İsveç'teki finallerde deneyim kazanmaları bizim için önemli. İsveç'teki finalde büyük bir ihtimalle Hami ve Abdullah hocalarla birlikte takımın başında sahaya çıkacağım. Hedefimiz 2012 Londra Olimpiyatları'na katılmak'' diye konuştu. Bu arada basın toplantısının ardından Fatih Terim, kızının doğum günü için hazırladığı ''La Gazetta'' adlı deneme gazetesini basın mensuplarına gösterdi. Terim, basın mensuplarına ''Hayatımda aldığım en güzel doğum günü hediyesi'' dedi. Öte yandan, Emre Belözoğlu'nun annesinin dün akşam bir programı izlerken fenalık geçirdiği öğrenildi. AA
<< Önceki Haber ''KEDİ BİLE YENİLMEK İSTEMEZ'' Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER